Exhibition view from Minimal, Bourse de Commerce – Pinault Collection, 2nd Floor: Materialism, Gallery 5.
Exhibition view, Christopher Wool, Gagosian Gallery, Grosvenor Hill, London. Artwork © Christopher Wool, photo: Maris Hutchinson
Wool’s paintings quickly attain a mature aesthetic understanding, reaching monochrome, pure painterly abstractions. Dense and layered surfaces emerge as closed psychic spaces created through simultaneous interventions. These monochrome abstractions must inevitably be viewed in terms of the dynamism of the paint movements. However, it would be more accurate to describe them as contradictory internal interpretations developed around the idea of order and chaos, resisting the urge towards parody, beyond a modernist interpretation. […] Wool generally adopts an attitude of working with abstract forms, directing or renewing the expressive potential of painting through strategies of duplication, erasure and manipulation. His paintings that most clearly demonstrate this scope are actually (and always) an aesthetic element that reverses the sequence of images, shaped by expressionless repetitions or collaged with different elements.
Wool’un resimleri, kısa bir zamanda olgun bir estetik kavrayışla monokrom, saf boyasal soyutlamalara ulaşır. Yoğun ve katmanlı yüzeyler, eşzamanlı müdahalelerle oluşturulan kapalı psişik alanlar hâlinde karşımıza çıkarılır. Bu monokrom soyutlamaları, kaçınılmaz bir şekilde boya hareketlerinin dinamizmi açısından görmek gerekir. Ancak, onları modernist bir öykünmenin ötesinde, parodiye yönelik dürtülere direnen düzen ve kaos fikri üzerine geliştirilmiş çelişkili içsel oyrumlar olarak nitelemek daha yerinde olur. […] Wool genelde, soyut formlarla çalışan, çoğaltma, silme ve manipülasyon stratejileriyle resmin ifade potansiyelini yönlendiren ya da yenileyen bir tavır içindedir. Bu kapsamı en net biçimde ortaya koyan resimleri de aslında (ve her zaman) görüntü dizilimini ters yüz eden, ifadesiz tekrarlarla biçimlenen ya da farklı unsurlarla kolajlanmış estetik bir unsurdur.
Essays on WOOL’s art
Kerry James Marshall, Haul, 2025, Acrylic on PVC panel in artist’s frame, 221 x 321 cm. [Image: https://www.davidzwirner.com/kerry-james-marshall-africa-revisited]
Essays on MARSHALL’s art
Curators: Dieter Schwarz and Nicholas Serota, October 17, 2025 – March 2, 2026, Foundation Louis Vuitton, Paris, France.
October 20, December 20, 2025, David Zwirner, Paris, France.
Gerhard Richter working on one of his Cage paintings, (Detail) Cologne, Germany, 2006. Artwork © Gerhard Richter 2020 (05102020). Photo: © Hubert Becker
Essays on RIchter’s art
With a little help from his friend Raymond Pettibon, Solo Exhibition, Curator: Alistair Hicks, 16 March – 16 August 2025, Pera Museum, İstanbul / Ay Işığıyla Dans, Arkadaşı Raymon Pettibon’dan Küçük Bir Yardımla, Kişisel Sergi, Küratör: Alistair Hicks, 16 Mart – 16 Ağustos 2025, Pera Müzesi, İstanbul.
Tracey Emin’s increasingly dramatized life story sometimes becomes a creative force, and at other times, it liberates her by allowing her to act with complete indifference. As can be clearly seen in his latest exhibition “I followed you to the end”, the paints in his paintings are layered and scattered around, creating blurred areas on raw surfaces in pursuit of a fluid and dynamic visual effect.
Tracey Emin’in giderek dramatikleşen yaşam öyküsü, bazen yaratıcı bir güce dönüşmekte, kimi zaman ise, tam bir kayıtsızlık içinde davranmasını sağlayarak kendini özgür kılmaktadır. “I followed you to the end” adlı son sergisinde de açıkça görüleceği üzere; resimlerinde boyalar katmanlaşarak etrafa saçılmakta, akışkan ve dinamik bir görsel etkinin peşinde, ham yüzeylerde bulanık alanlar yaratılmaktadır.
Etel Adnan’s paintings, which have been dragged to a marginal position despite being structured as a simply abstracted schematic conception, have a privilege that draws its strength from emotional excess. The artist, who expresses this excess of emotion by combining it with the idea of a plain and simple order, has created a favourable field of expression for herself with the richness of association reached by a purely formalist will.
Basitçe soyutlanmış şematik bir tasavvur halinde yapılanmasına rağmen, marijinal bir konuma sürüklenmiş bulunan Etel Adnan’ın resimleri, duygusal aşırılıktan gücünü alan bir ayrıcalığa sahiptir. Söz konusu duygu fazlalığını yalın ve sade bir düzen fikriyle buluşturarak ifade eden sanatçı, salt biçimci bir iradenin ulaştığı çağrışım zenginliği ile kendine elverişli bir ifade alanı yaratmış durumdadır.
Solo Exhibition, 22 January – 1 March 2025, White Cube New York, 1002 Madison Avenue, New York, NY 10075
This Beatiful Light, doğumunun yüzüncü yılında Arap-Amerikan kültürünün önde gelen sanatsal ve edebi isimlerinden Etel Adnan’a adanmıştır. Adnan’ın çok yönlü çalışmalarını kutlayan bu kapsamlı sergi, sanatçının altmış yıl boyunca geliştirdiği ve pratiğini tanımlayan birbiriyle ilişkili motifleri, araçları ve kaygıları araştırıyor.
Yönetmen: William Kentridge, Fotoğraf Editörü: Dusko Marovic, Editör: Janus Fouche ve Zana Marovic, Cinetic Media ve Kentridge Studios The Office Performing Arts+Film ile Louverture Films ortak yapımı, Dokuz bölümden oluşan dokümanter film, Herbiri 30 dakika, İlk gösterim tarihi: 18 Ekim 2024, Platform: Mubi.
The Gilbert & George duo, who have been using their own bodies in their works since the beginning of their artistic life, are the reclusive/iconic subjects of a contradictory approach to art that puts concepts such as sexuality, race, religion, morality, the city and money into question. Any attempt at an experimental reading that observes this attitude of art that relies on a psychology of upheaval on ontological grounds and the fantastic world it creates is, above all, an interesting and exciting experience.
Sanat hayatlarının başından bu yana çalışmalarında kendi bedenlerini kullanan Gilbert & George ikilisi; cinsellik, ırk, din, ahlâk, kent ve para gibi kavramları tartışmaya açan aykırı bir sanat yaklaşımının münzevi/ikonik özneleri durumundadır. Ontololojik gerekçelerle bir alt-üst oluş psikolojisine yaslanan bu sanat tavrını ve yarattığı fantastik dünyayı gözleyen her deneysel okuma girişimi ise, her şeyden önce ilginç ve heyecan verici bir deneyimdir.
Antony Gormley is known for his sculptural arrangements that question the relationship between the human body and the built environment. He sees his sculptural practice as a favorable ground or context for a series of experiences devoted to physical and optical effects. For this reason, he defines cast iron figures, which he describes as fossils obtained by industrial methods and articulated in nature, as elements that transform the memory of the buried body into form. Antony Gormley also seeks a new type of expression that integrates sculpture and performance, aiming for an emotional communication that creates tension and energy.
Antony Gormley; insan bedeniyle yapılı çevre arasındaki ilişkileri sorgulayan heykel düzenlemeleriyle tanınır. Heykel pratiğini; fiziksel ve optik etkilere adanmış bir dizi deneyim için elverişli bir zemin ya da bağlam olarak görmektedir. Bu nedenle; endüstriyel yöntemlerle elde ettiği ve birer fosil olarak nitelediği, doğaya eklemlenmiş dökme demir figürleri, gömülü beden hafızasını biçime dönüştüren unsurlar olarak tanımlamaktadır. Ayrıca; heykel ile performansı bütünleştiren yeni bir ifade türünün arayışı içinde olan Antony Gormley, gerilim ve enerji yaratan duygusal bir iletişimi hedeflemektedir.
saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.
