BİR SERGİNİN ARDINDAN

minimal

biçim, malzeme ve süreç

"

Bourse de Commerce, minimalist sanata adanmış kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yaptı. Sergi, 1960'larda bir sanatçı kuşağının sanata radikal bir yaklaşım getirmesiyle başlayan bu akımın çeşitliliğini izleyen yüzden fazla önemli eseri ilk kez bir araya getiriyor. PInault Koleksiyonu'ndan bu başyapıtların yanı sıra, prestijli koleksiyonlardan alınan ödünç eserler, sergi boyunca işlenen temaların tarihsel önemini ve uluslararası yankısını vurguluyor. JessIca Morgan küratörlüğünü yaptığı sergi, yedi tematik bölümde düzenleniyor: Işık, Mono-ha, Denge, Yüzey, Izgara, Monokrom ve Materyalizm ve PInault Koleksiyonu'ndan olağanüstü bir eser grubu üzerinden bu benzersiz ama birbirine bağlı küresel sanatsal gelişmeleri vurguluyor.

minimal bourse de commerce coll 25

Meg Webster'ın eserlerinin yer aldığı“Minimal” sergisinden bir görünüm, Bourse de Commerce - Pinault Koleksiyonu, Paris, 2025. Fotoğraf: Nicolas Brasseur.

Bourse de Commerce’in görkemli binası, Minimalist sanata adanmış büyük bir sergiyi ağırladı. François Pinault koleksiyonundan hazırlanmış bir seçki olan Minimal, 1960’lı yılların ilk yarısından bu yana, bir sanatçı kuşağın (Dan Flavin, Robert Ryman, On Kawara, Donald Judd, Sol LeWitt, Agnes Martin ve diğerleri) geliştirdiği radikal bir sanat yaklaşıma odaklandı. Bu hareketin genel yayılımını ve çeşitliliğini ortaya koyarak, büyük ölçüde 1980’lere dek uzanan bir dönemde oluşturulan pratiklere yer verdi. Yapıtları Light/Işık, Grid/Izgara, Materialism/Materyalizm, Surface/Yüzey, Monochrome/monokrom ve Balance/Denge gibi kategorik başlıklar altında, biçim, malzeme ve süreç bağlamında tasnif eden Jessica Morgan’ın küratöryel bakışı, akışkan ve esnek değerlendirmelerle sergiyi mekânsal ölçek ve olanaklara göre yapılandırdı. 

Minimal sanat, hiç kuşkusuz ki; etkin bir şekilde önerdiği minimal estetik bağlamında sanat nesnesinin statüsünün küresel ölçekte yeniden gözden geçirilmesini sağladı. Örneğin, Japonya’da Mono-ha hareketi, nesneleri doğal, değiştirilmemiş halleriyle bir araya getirmeye odaklanarak nesnelerin, mekânın ve izleyicinin karşılıklı bağımlılığını vurgulamıştı. Brezilya’da Neo-Concrete sanatçıları, beton sanatının katı biçimlerine karşı çıkarak ve izleyiciyle samimi bir bağ kurarak daha duyusal bir soyutlamayı benimsedi. Ya da, Almanya’daki Zero ve İtalya’daki Arte Povera gibi hareketler, minimalist biçimler ve mekânla doğrudan etkileşim yoluyla heykelin sınırlarını zorladı. ABD’de Minimalist sanatçılar ise, sadelik ve maddesellik lehine geleneksel kompozisyon tekniklerini reddetmeleri ile bilinir.

zemin kat: salon, rotunda ve passage

Minimal, Bourse de Commerce binasının katlarına yerleşmiş, parçalı, akışkan ve süreklilik arz eden bir kurguya sahip. Eksi ikinci katta Foyer, Studio ve Engine Room adı verilen mekânlar, özellikle ışık temalı eserlere tahsis edilmiş durumda. Zemin kat ise Salon, Rotunda ve Passage gibi alanlarıyla tek sanatçıya ait özel sergilemeleri barındırdı. Yine bu katta (Galeri 2) Brezilyalı sanatçı Lygia Pape’ın işleri, genel konsepte eklemlenmiş ayrı bir küratöryel sergi olarak takdim edildi. Ayrıca, 1. ve 2. katta bulunan Galeriler ve Mini Salon ile kat aralarında Charlotte Posenenske’nin heykelsi işleri ve In situ olarak takdim edilen Kippenberger ve Gander’e ait mekâna uyarlanmış iki ayrı düzenleme ile sergi bütünlüğü elde edilmiş durumda. 

Minimal sergisine giriş işlevi gören zemin katı rotundasında Meg Webster;  toprak, tuz, kil ve mum gibi doğal malzemelerden oluşan piramidal kütleleri ile izleyicileri karşıladı. Passage kısmında koridor ve vitrinlerde Japon sanatçı On Kawara’nın ikonik Today serisinden bir çok örnek sergilendi. Evrensel ve kolektif bir tarihin işaretleyicileri olan Kawara’nın işleri, zamanın dramatik geçişinin bir hatırlatıcısı olarak müzenin dairesel mimarisine uyarlandı. O yüzden merkezî alanın çevresine yerleştirilmiş antika dolapların her birinde, beyaz harfler ve rakamlarla resmin yapıldığı tarih belirtilen tek bir On Karawa Tarih Resmi yerleştirildi. (1) Örnekse, 20 Haziran 1975 tarihli resmin altındaki kutuda, o gün ABD sinemalarında gösterime giren Jaws filminin tam sayfa basılı reklamı bulunmaktadır. Aynı katın Salon kısmında Felix Gonzalez-Torres’in 1991 tarihli Untitled (Portrait of Dad) adlı şekerlerden oluşan ünlü eserinin bir yinelemesine yer verildi.

X

NOTLAR

1
Grand Floor / Passage: On Kawara, SEPT. 13, 2001, 2001, acrylic on canvas, 25.5 × 34.3 cm. Pinault Collection © One Million Years Foundation.

minimal bourse de commerce coll 26

On Kawara, SEPT. 13, 2001, (Detail) 2001, acrylic on canvas, 25.5 × 34.3 cm. Pinault Collection © One Million Years Foundation.

minimal bourse de commerce coll 5

Lygia Pape, Ttéia 1, C (2003/2025), Installation view of Lygia Pape, “Ttéia 1, C” (2003-25), golden thread, wood, nails, light, dimensions variable. © Pinault Collection. © Projeto Lygia Pape. 

galeri 2 / lygia pape: weaving space

Brezilyalı avangard sanatçı Lygia Pape‘in önemli eserlerinden oluşan ve esasında Ttéia 1 C, 2003-2017 adlı ışık enstalasyonu etrafında kurulan Weaving Space, Minimal’e eklemlenmiş ayrı bir sergi. Mekânın üzerine gerilmiş bakır tellerle izleyicileri duyusal bir deneyime sürükleyen Ttéia 1 C, 2003-2017, ışığın açısına ve ziyaretçinin hareketlerine göre yeniden şekilleniyor. Sanatçının mekânı dokuma kavramını tam anlamıyla yansıtarak, izleyiciyle olan ilişkisini yeniden tanımlıyor. (23)

galeri 3 / mono-ha veya nesneler okulu hareketi

Mono-ha, 1960’lı yılların sonlarında Japonya’da ortaya çıkan ve heykelsi formlara ilişkin uluslararası tartışmalardan beslenen ve onları etkileyen bir hareketin adıdır. Üretilmiş nesnelerin ima edilen nesnelliğini reddeden bu hareket, nesne veya madde olarak yankılanan düzenleme esaslarını tercih etmesiyle bilinir. Ayrıca Mono-ha sanatçıları, çeşitli malzemeleri, içsel özelliklerini vurgulayacak, sergi alanını ve izleyiciyi dünyadaki geçici bileşenler olarak dikkat çekecek şekilde bir araya getirmiştir. Algı ve felsefe teorilerinden yararlanan Mono-ha sanatçıları, varoluşun doğası hakkındaki soruları etkili bir şekilde ele alabileceğine inandıkları belirgin bir anti-formalizm peşindedir. (4)  

galeri 4 / agnes martin 

Pinault Koleksiyonu’nda, çok sayıda yapıtı bulunan Agnes Martin (1912–2004), geometrik bir dile dayanan ve meditatif ve sade bir tarzıyla minimalist olarak nitelenen bir sanatçıdır. Kendine özgü çizgisel doku ve ızgara kullanımına odaklanan çalışmaları, sessizlik, tefekkür ve doğanın bir düzen içinde bir arada var olabildiği gösteren açık bir manzara fikri üzerine kurulmuş gibidir.  

galeri 5 /  materyalizm 

Hans Haacke, Maren Hassinger, Walter de Maria, Dorothea Rockburne, Nobuo Sekine, Michelle Stuart, Kishio Suga, Jackie Winsor ile Iannis Xenakis gibi sanatçıların yapıtları 5. Galeride Materialism başlığı altında bir araya getirilmiş. Lif, toprak, su, yağ, balmumu ve ahşap gibi doğal malzemelerle, bunların çağrışımsal niteliklerini keşfeden ve onları doğada görülmeyen geometrik ve serileştirilmiş formlara dönüştüren sanatçıların 1960’lı ve 70’li yıllarda ürettiği eserlere yer veriliyor. Bilindiği üzere bu dönemde, Land Art ile sanatçılar doğaya müdahale ederek onu geometrik formlara dönüştürdüler veya içine veya üzerine ardışık ve/veya yapay nesneler yerleştirdiler. Alternatif olarak, galeri alanına getirilen çağrışım uyandıran malzemeler, katlama, bağlama, istifleme ve dokuma yoluyla yapım süreçlerini sergileyerek, hem geleneksel zanaatı hem de geleneksel emeği referans alırken, doğal malzemeleri kökenlerinden ayırır. (5)

galeri 6.1 / ızgara 

Galerinin ilk bölümünde Grid /Izgara başlığı altında toparlanan McArthur Binion, Eva Hesse, Mary Heilmann, Sol LeWitt, Francesco Lo Savio, Enzo Mari, François Morellet, Howardena Pindell, Steve Reich, Bridget Riley, Robert Ryman, Jiro Takamatsu ve Günther Uecker’e ait yapıtlar sunuldu. Sanatta uzamsal ve zamansal bir araç olarak kullanılan ızgara, 1960’lardan itibaren küresel soyut veya minimalist sanatta tercih edilen bir örüntü hâline gelmiştir. Sonsuz genişleme potansiyeli, seri niteliği, doğaya aykırı olması ve endüstriyel formlara işaret etmesi ile ızgara, çizgiler ve ritmik olarak yerleştirilen öğeler kullanılarak üretilir. Izgara, özellikle 1960’lardan itibaren daha çok bedensel ve istikrarsız bir durumu ima eden ve yapının sertliğini zayıflatan çökmüş veya grift yapıları ihtiva eder. Beden politikası tartışmalarına imalarla yüklü el yapımı eserlerin minimal formlarda kullanmasını sağlayan bir işlevselliği de sahiptir. (6Tıpkı Eva Hesse’ın çalışmalarında görüldüğü gibi… Burada endüstriyel malzemelerin üretim hassasiyetiyle tekdüzeliğe direnen ince bir kompozisyon anlayışı söz konusudur. 

galeri 6.2 / monokrom

Monokrom resim yaklaşımı ya da pratiği, Malevich’ten 1960’lı ve 70’li yıllara uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Özellikle minimal ve indirgemeci sanatla uğraşan sanatçılar, tek renkli resmin sınırlarını denemeye başladılar. Maddesel potansiyelini keşfederken, renk algısını inceleyerek tek renkli resmin tekilliğini sorguladılar. Işığın yüzeyi ve mekânı değiştirme kapasitesi, bu süreçte zaten yeterince çekici bir durumdur. Tek renkli bu tür uygulamalar, ışığı yakalamak, yansıtmak ve kırmak için, resme boyut ve hareket kazandırmakta, izleyiciyi her seferinde benzersiz olan dinamik bir görsel deneyime davet etmektedir. Sanatın sadece düşünülmesi gereken bir nesne değil, sürekli yenilenen bir algısal deneyim olduğu şeklindeki minimalist fikir de böylece öne çıkarılmaktadır. (7)

galeri 7.1 / denge 

Çeşitli renk ve malzeme alanlarını keşfederek ve ziyaretçinin interaktif deneyimiyle etkileşime girerek, Denge/Balance başlığı altında sergilenen sanat eserler ise denge ve yüzey kavramlarını vurgulamaktadır. Melvin Edwards, Susumu Koshimizu, David Lamelas, Seung-Taek Lee, Lee Ufan, Bernd Lohaus, Senga Nengudi, Nobuo Sekine, ve Richard Serra gibi sanatçıların yerçekimine ve algıya meydan okuyan eserleri, yaratılma sürecini çağrıştırmaktadır. Artık izleyiciyle belirli bir mesafede, kaideler üzerinde veya duvarlara yaslanmış olarak sergilenmeyen eserler, 1960’larda ziyaretçinin alanına girerek, yerleştirildikleri ortamı da içine alırken, izleyiciyle doğrudan bir iletişim kurmaya başlar. Dünyanın birçok yerinde, üç boyutlu form ve algı ile ilişkisi hakkındaki bu yeni anlayış, eserlerin süreç temelli yaratılması, koreografik işbirliği veya sanat eseriyle etkileşim yoluyla performansla bir diyalogun gelişmesine yol açmıştır. Bu eserler genellikle eylemin göstergeleridir ve kullanılan malzemelerin ağırlığını ve çekim gücünü çağrıştırırken, aynı zamanda insan vücudu ve kimlik politikalarıyla da ilgili bir ilişkiyi ima eder. (8)

2
Gallery 2 / Lygia Pape: Weaving Space, Curated by Emma Lavigne, Chief Curator and Director in charge of the Pinault Collection, with Alexandra Bordes, Curatorial Projects Manager at Pinault Collection. As part of the Brazil-France 2025 season.

3
Gallery 2 / Lygia Pape, Ttéia 1, C, 2003-2017, Golden thread, wood, nails, light, variable dimensions. Pinault Collection. Photo: Pedro Pape © Projeto Lygia Pape3

4
Gallery 3 / Mono-ha, Koji Enokura, Susumu Koshimizu, Kishio Suga, Jiro Takamatsu, Lee Ufan, Yoshi Wada,

5
Gallery 5 / Materialism, Hans Haacke, Maren Hassinger, Walter de Maria, Dorothea Rockburne, Nobuo Sekine, Michelle Stuart, Kishio Suga, Jackie Winsor, Iannis Xenakis.

6
Gallery 6.1 / Grid, McArthur Binion, Eva Hesse, Mary Heilmann, Sol LeWitt, Francesco Lo Savio, Enzo Mari, François Morellet, Howardena Pindell, Steve Reich, Bridget Riley, Robert Ryman, Jiro Takamatsu, Günther Uecker.

7
Gallery 6.2 / Monochrome, Mary Corse, Blinky Palermo, Howardena Pindell, Robert Ryman, Günther Uecker.

8
Gallery 7.1 / Balance, Melvin Edwards, Susumu Koshimizu, David Lamelas, Seung-Taek Lee, Lee Ufan, Bernd Lohaus, Senga Nengudi, Nobuo Sekine, Richard Serra.

Richard Serra ve Lee Ufan'ın eserlerinin yer aldığı “Minimal” sergisinden bir görünüm, Bourse de Commerce - Pinault Koleksiyonu, Paris, 2025. Fotoğraf: Nicolas Brasseur.

minimal pinault collection 5

Meg Webster'ın eserlerinin yer aldığı“Minimal” sergisinden bir görünüm, Bourse de Commerce - Pinault Koleksiyonu, Paris, 2025. Fotoğraf: Nicolas Brasseur.

galeri 7.2 / yüzey 

Galeri 7’nin Yüzey / Surface adı verilen ikinci bölümünde resim ve heykel arasındaki sınırları bulanıklaştıran, 1960’lı ve 70’li yıllarda indirgemeci sanat eserleriyle ilişkilendirilen; renk, süreç ve maddeselliğin farklı ortamlar arasında karşılıklı olarak geçiş yapma potansiyelini keşfeden sanatçılara yer verilmekte. Sergilenen resimler, geleneksel olmayan boya veya maddelerden oluşan doygun, yüzeylere kimlik kazandıran yoğun renk uygulamalarıyla yüklüdür. (9)

foyer – makine odası – stüdyo / ışık

Engine Room adlı mekânda Studio / Light başlığı altında toparlanan işler ise yine aynı dönemde radikal bir hareket olarak görülen bir gelişmeye, Dan Flavin başta olmak üzere, kimi sanatçıların elektrik ışığını (floresan ampuller, neon, yansıtılan ışık, doğal ışık ve siyah ışık gibi) kullanarak oluşturduğu yapıtlardan oluşmakta.  Giderek ticarileşen kentsel alanda aşırı miktarda bulunan neon reklamlardan, endüstriyel malzemelerin estetiğinden, ışığın maddi olmayan doğasından, ışığın izleyiciyi ve mimari çevreyi eser deneyimine dahil etme potansiyelinden esinlenen ışık olgusu, hiç kuşkusuz ki bu dönemin eserlerinde merkezi bir motif haline geldi. Buradaki ışıklı koreografilerde, ardışık görüntü ve görsel efekt halinde beliren, zamanlanmış bir hareket de ayrıca söz konusudur. (10) 

interstitial areas / charlotte posenenske

Son olarak, Charlotte Posenenske sadece Yüzey adlı tematik bölümde değil, aynı zamanda Bourse de Commerce binasının kat geçişlerine yerleştirdiği Vierkantrohre Serie D adlı eseriyle takdim edildi. Endüstriyel kanal sistemlerinden esinlenerek tasarlanan bu çalışma; bükülme, çatallanma ve dönme hareketleriyle karmaşık formlara monte edilebilen kare boru elemanlarından oluşur. Aşırı hava koşullarına dayanabilen, hem iç hem de dış mekânlarda kurulabilen dayanıklı bir malzeme olan galvanizli çelik sacdan üretilmiştir. Posenenske’nin bu tür eserleri, havaalanı hangarlarından otoparklara, tren istasyonlarından kavşaklara kadar, çeşitli ticari ve kamusal mekânlarda da ayrıca sergilenmiştir.

Kaynaklar:

1  Minimal-Pinault Collection (Press Kit)

2  Adrian Searle,Minimal review – primal, oddly vulnerable and boasting a man’s weight in mints”, Pinault Collection, Bourse de Commerce, Paris, The Guardian, 29 Oct 2025. 

3  Minimal, Pace Gallery.

9
Gallery 7.2 / Surface, Rasheed Araeen, Donald Judd, Brice Marden, Hélio Oiticica, Pauline Oliveros, Blinky Palermo, Charlotte Posenenske, Dorothea Rockburne, Robert Ryman, Anne Truitt, Merrill Wagner.

10
Foyer / Engine Room / Studio-Light, Chryssa, Mary Corse, Dan Flavin, Nancy Holt, Robert Irwin, François Morellet, Keith Sonnier.

COLLECTION EXHIBITION

Nobuo Sekine, "Phase of Nothingness - Water," 1969/2012, steel, lacquer, water, 120 × 120 cm. Pinault Collection. © Nobuo Sekine Estate. View of the exhibition “Minimal,” Bourse de Commerce – Pinault Collection, Paris, 2025. Photo: Nicolas Brasseur.

SANATÇILAR

Hassinger / Mary Heilmann / Eva Hesse / Nancy Holt / Robert Irwin / Donald Judd / On Kawara / Susumu Koshimizu / David Lamelas / Seung‑Taek Lee / Lee Ufan / Sol LeWitt / Francesco Lo Savio / Bernd Lohaus / Brice Marden / Enzo Mari / Agnes Martin / François Morellet / Senga Nengudi / Helio Oiticica / Pauline Oliveros / Blinky Palermo / Lygia Pape / Howardena Pindell / Charlotte Posenenske / Steve Reich / Bridget Riley / Dorothea Rockburne / Robert Ryman / Nobuo Sekine / Richard Serra / Keith Sonnier / Michelle Stuart / Kishio Suga / Jiro Takamatsu / Anne Truitt / Günther Uecker / Yoshi Wada / Merrill Wagner / Meg Webster / Jackie Winsor / Iannis Xenakis

CURATOR

Jessica Morgan, Ocak 2015’te Dia Art Foundation’a direktör olarak katıldı ve Ekim 2017’de Nathalie de Gunzburg Direktörü olarak atandı. Dia’da Morgan, öncü Land Art projeleri, mekana özgü siparişler ve çeşitli mekanlardaki koleksiyonlar ve programlar dahil olmak üzere Dia’nın çok yönlü programının tüm bölümlerini güçlendirmek ve harekete geçirmekle sorumludur. Direktörlük görevini üstlendiğinden bu yana Morgan, kar amacı gütmeyen kuruluşun kuruluş vizyonunu ve ilkelerini yeniden teyit eden ve canlandıran bir dizi girişime öncülük etmiştir.

MINIMALIST ARTISTS 

DONALD JUDD

Donald Judd, Untitled, (Detail), 1965, Galvanized steel Dimensions, 297,7 × 101,6 × 76,2 cm NMSK 1927 Collection Materialitet, Art © Donald Judd Foundation/Bildupphovsrätt 2026, Sweden/VAGA, New York

Donald Judd (1928-1994) Resimden heykele yönelen ve radikal deneylerle duvara monte edilmiş birkaç özdeş unsurdan oluşan eser serilerini, 1965 tarihli manifestosunda kullandığı terime uygun olarak “özgül nesneler” olarak niteler. Judd’un aşırı sade ve radikal bir soyutlama anlayışıyla oluşturduğu işleri, mesafeli bir alan etkisine sahiptir. Nesneleri mekân ile olan iletişiminde eşdeğer bir ilişkisellik içinde kurgulayan Judd, biçim ve yapısal oluşdan kaynaklı, minimalist ve rahatsız edici bir düzlem yaratma öngörüsü içindedir. Dolayısıyla algılanabilir olanın nedenselliği ve tekdüzeliği üzerine bir sorgulama potansiyeli yaratarak meşrulaşan minimal aşkınlık ruhunu, nesne ve mekâna yayar. Soyut ve muğlak bir ilişkisel ortamda şeylerin ve düşüncelerin neden olduğu duyusal algıyı geri çekerek, saf görüntünün yaydığı genleşmiş bir katılığı estetik mizansen içinde yeniden oluşturur. Sert hatları ve köşeli sınırlarıyla Donald Judd sürekli tekrar eden yeni imkânsız biçimler dolayımında,  algılanan tutarlık ve içkinlik düzleminden geriye hiçbir şey bırakmaz.

MEG WEBSTER

minimal bourse de commerce coll 2

Meg Webster'ın eserlerinin yer aldığı“Minimal” sergisinden bir görünüm, Bourse de Commerce - Pinault Koleksiyonu, Paris, 2025. Fotoğraf: Nicolas Brasseur.

Meg Webster’ın, minimal geometrik ve anıtsal formlardan oluşan üç boyutlu işleri, aynı zamanda ekolojik kaygılara atıflıdır. Yarım küre şeklindeki kırmızı kül yığını, beyaz tuz, ve balmumu, canlı bitkilerden oluşturduğu enstalasyonlar doğal dünyayı tehlikeye sokan ekolojik kirliliğe, organik bileşenlerin risk altındaki döngüsüne vurgu yapar. Webster’ın büyük ölçüde organik mikro düzenlemelerin işlevsel gücü ile büyüyen tuz ya da kil kümeleri, bir nevi duyumsama çabalarını harekete geçiren meditatif bir işlev yüklenir. Burada beden ve duyumların içe evrildiği ve algı eşiklerini katmanlaştıran sıra dışı ruhsal bir moleküler yığın söz konusudur. Kendi içinde sade ama çoklu bir duyum çeşitliliği barındıran bu minimal kümeler, doğrudan doğal çevre yaşamla kurulan ilişkiselliğin kırılgan ama karmaşık boyutunu düşünsel bir evreye taşımaktadır. Webster’in bu yalın düzenlemeleri ayrıca malzeme formunun pürüzsüz sınırlarıyla katılaşarak, kendi içindeki algı düzenini dönüştüren bir deneyim eşiği ve güçlü bir doğal manzara hâline evrilir. Basit formalarıyla, yeni dünya düzeninine dair son derece güçlü eleştirel bir duygulamlar eşleşmesi gibidir. Ya da bu minimal formlar, bir nevi dünyayı duyumsamanın hassas ve çevreyle etkileşimli anıtsal metaforlarıdır. Gülay Yaşayanlar

RICHARD SERRA

Richard Serra ve Lee Ufan'ın eserlerinin yer aldığı “Minimal” sergisinden bir görünüm, Bourse de Commerce - Pinault Koleksiyonu, Paris, 2025. Fotoğraf: Nicolas Brasseur.

Richard Serra (1938-2024) Anıtsal heykelleriyle tanınan ilk Minimalist sanatçılardan biridir. Uzayda bükülen ya da kıvrılan yalın ve sürekli yüzeyler oluşturmak için çelik gibi endüstriyel malzemeleri kullanır. İzleyiciyi heykelin içine girmeye zorlayarak uzay ve boyut algımızı etkilemeye çalışır. Levha yüzeylerinde oluşan paslı dokular nedeniyle sanat pratiğinin kavramsal kökenlerine resimsel bir nitelik kazandırdığı görülür. Gösterişli olmaktan kaçındığı oranda, formun yapısal ve grafiksel bütünlüğüne yaslanan bir anıtsal etki hep yanı başındadır. O yüzden Serra’nın metal levhaları fazlasıyla rahatsız edici, metafiziksel ve varoluşsal bir niteliğe sahiptir. Özellikle düz duvar  ya da düzensiz sıralar ya da yükselen, alçalan, eğimli dar geçitler hâlinde düzenlenmiş devasa levhalardan oluşan ve bir labirenti andıran düzenlemeler, kaotik bir niteliğe bürünür. Israrlı bir şekilde de izleyiciye heykelin tehditkâr uzamını duyumsatır. Bu süreçte de zaten, heykelin aurası, ağır kütle gerçekliği dolayımında psikolojik ve düşünsel bir yoğunlaşma içine girer. 

DAN FLAVIN

minimal bourse de commerce coll 53

Dan Flavin, Alternate Diagonals of March 2, 1964 (to Don Judd), (Detail) 1964, red and yellow fluorescent light, 365.8 cm (diagonal), Pinault Collection. © Dan Flavin / Adagp, Paris, 2025. View of the exhibition “Minimal,” Bourse de Commerce – Pinault Collection, Paris, 2025. Photo: Nicolas Brasseur.

Dan Flavin (1933-1996) Floresan ışık huzmeleriyle çalışması ve radikal ve yenilikçi heykelleriyle Minimal Sanat’ın öncülerinden biri sayılır. 1960’lı yılların ilk yarısında sadeliği ve tekilliği öneren, biçimselliğini ve dolayısıyla kendini öne süren, bağımsız nitelikleri bünyesinde barındıran gizemli bir maddeselliğe sahip floresan ışıkla deneyler yapar. Bu malzemeyle gerçekleştirdiği radikal derecede basit ve dönüştürücü ışık enstalasyonları ile yeni bir açılıma sürüklenir. Pinault Koleksiyonu’nda bulunan to Don Judd (1964) adlı eseri, alternatif çapraz  halde düzenlenen neon ışıklardan oluşur. Burada, duvar boyunca uzanan çapraz, endüstriyel estetik, malzemenin duyusallığı ve ışığın yoğunluğunu bir araya getirerek, izleyicinin mekan algısını değiştiren ve bakışlarını çeken, hissedilebilir bir enerji duygusu aktarılır. Bu çalışma, Flavin’in mağazalarda bulunan aplikler ve genel floresan tüpleri ilk kez sistematik olarak kullandığı çalışmadır. Günlük bir nesneyi sanat eserine dönüştürerek ve mekânsal deneyimi yeniden yapılandırmaktadır. 

AGNES MARTIN

Installation view: Agnes Martin: Innocent Love, Pace Gallery, New York, 2025. Courtesy Pace Gallery. Photo: Pace Gallery. (https://brooklynrail.org/2025/12/artseen/agnes-martin-innocent-love/)

Agnes Martin’in kare formatta ürettiği işleri, düzen kavramına zıt bir mekân ile çizgi diyalektiğine sırtını dayar. Martin açıkça, konunun dışlandığı, ritmik bir akış içinde yer aldığı işleriyle, Minimal Sanat’ın etkili kavramsal ögelerini biçimlendirilebilir bir ruhsal duyumsamaya taşımıştır aslında. Sürekli yeniden kodlanarak oluşturulan armonik çizgisel titreşimleri taşıyan bir ızgara düzleminde, özgürleşmenin manifestosunu belirlemektedir adeta. Öte yandan Agnes Martin, kendinden kaynaklı bir mükemmeliyetçilikle insanı merkeze alan, toplumsal ve düşünsel bir yüceltme metaforuyla, geçirgen ve sade biçimler üretmektedir. Kendine özgü bu mistik aktarım gücünü öngörme, kurgulama ve başkalaşan bir tefekkür gücüne dönüştürme becerisiyle etkili bir minimal bir güce sahip görünmektedir. Konusu ve biçimi olmayan duygusal eşikler, her defasında görsel bir düzenlemenin doğasını değiştirmekte ve yeni bir ızgara düzlemi üzerinde konumlanmaktadır. Dolayısıyla Martin’in resimlerinde görsel alanın ve homojen bir ayrışıklığın kullanıldığı ritmik yapının belirlenmesi, üretme potansiyelinin koşullarını oluşturmaktadır hiç şüphesiz. O yüzden, durağan ve sessiz bir titreşimle derin bir ruhsallığın buluştuğu bu ortamda, içsel kökenli bir kaynaşmanın, sezgisel kodlardan ve katmanlardan örülü hissediş formlarının dönüşümü anlatılmaktadır… Gülay Yaşayanlar

SOL LEWITT

Sol LeWitt, Installation view, Paula Cooper Gallery, September 2016. [https://www.paulacoopergallery.com/exhibitions/sol-lewitt2#tab:slideshow]

Sol LeWitt (1928-2004) Minimal Sanat’ın önde gelen isimlerinden biri olan LeWitt, “yapılar” olarak adlandırdığı duvar çizimleri veya geometrik heykelleriyle tanınır. LeWitt, yapılarının birden fazla varyasyonunu oluşturarak, alüminyum, metal veya beton gibi endüstriyel malzemelerle geometrik ve matematiksel bir sistemi keşfeder. Kavramsal Sanat’ın evriminde de kilit bir figür olan LeWitt, bu yapıların fikrini, şemasını ve planlamasını sanat eserinin kendisi olarak ısrarla vurgulamıştır. Bunu yaparken, heykellerin gerçek uygulaması – nesnelerin kendileri – yapının kavramına göre daha az önemlidir.

INTERSTITIAL Areas

CHARLOTTE POSENENSKE

minimal bourse de commerce coll 44

Charlotte Posenenske, Vierkantrohre Serie D (Square Tubes Series D), 1967/2015-18. Installation view, Dia: Beacon, Beacon, New York. © Estate of Charlotte Posenenske, Frankfurt. Photo: Bill Jacobson Studio, New York, courtesy Dia Art Foundation (New York).

Charlotte Posenenske  (1930-1985) 1960’lı yılların ikinci yarısında heykel çalışmalarına başlayan Charlotte Posenenske , Kavramsal ve Minimal Sanat alanında önemli bir figürdür. Endüstriyel süreçlerle mümkün olduğunca çoğaltılabilen eserler üreten sanatçı, her biri diğerine uyan ve sonsuz bir şekilde yeniden düzenlenebilen geometrik heykel seriler geliştirmiştir. Bourse de Commerce binasının ara boşluklarında yer alan Vierkantrohre Serie D (1967–2020) serisinden heykelleri, endüstriyel kanal sistemlerinden esinlenerek tasarlanmıştır. Bükülme, çatallanma ve dönme hareketleriyle karmaşık formlara monte edilebilen kare boru elemanlarından oluşur. Aşırı hava koşullarına dayanabilen, hem iç hem de dış mekanlarda kurulabilen dayanıklı bir malzeme olan galvanizli çelik sacdan üretilmiştir. Posenenske’nin bu eserleri, havaalanı hangarlarından otoparklara, tren istasyonlarından kavşaklara kadar, çeşitli ticari ve kamusal mekânlarda da ayrıca sergilenmiştir. 

PASSAGE

ON KAWARA

minimal bourse de commerce coll 26

On Kawara, SEPT. 13, 2001, (Detail) 2001, acrylic on canvas, 25.5 × 34.3 cm. Pinault Collection © One Million Years Foundation.

On Kawara‘nın çalışmaları kavramsal olarak nitelendirilerek minimalizmden ayrılmıştır; ancak, Tarih Resimleri gibi eserlerindeki kasıtlı olarak basitleştirilmiş biçim ve üslup (veya gramer) , belirgin bir şekilde minimalisttir. Birçok kavramsal sanat eserinde olduğu gibi, On Kawara’nın resimleri de minimalizmin biçimsel dilini ciddiyet, gerçeklik, doğrudanlık ve gerçeklik dili olarak benimsemiştir. Passage kısmında koridor ve vitrinlerde Japon sanatçı On Kawara’nın ikonik Today serisinden bir çok örnek sergileniyor. Evrensel ve kolektif bir tarihin işaretleyicileri olan Kawara’nın işleri, zamanın acımasız geçişinin bir hatırlatıcısı olarak müzenin dairesel mimarisi içinde sunuluyor. Merkezi alanın çevresine yerleştirilmiş bu antika dolapların her birinde, beyaz harfler ve rakamlarla resmin yapıldığı tarih belirtilen tek bir On Karawa Tarih Resmi,  resmin altındaki bir kutuda, On Karawa’nın resmi yaptığı şehrin o günkü gazetesinden bir sayfa bulunmaktadır. 5 Ekim 1982 tarihli resmin altında, bir gazete İsrail uçaklarının Suriye’deki füze üslerini saldırdığını bildiriyor. 20 Haziran 1975 tarihli resmin altındaki kutuda ise o gün ABD sinemalarında gösterime giren Jaws filminin tam sayfa basılı reklamı bulunmaktadır.

TWO ARTISTS OUTSIDE THE EXHIBITION

CARL ANDRE

Taş ve ahşap bloklardan veya metal karelerden oluşan ve birim tekrarlarıyla galeri zeminine yerleştirilen eserleri, minimal heykel sanatının ilk örnekleri olarak kabul edilir. İçinde bulundukları mekânın bilinçli bir ifadesi olarak nitelenen bu düzenlemeler, aslında nesnel bir sessizlik içinde yapılanır. Rasyonel bir yaklaşımın göstergesi olarak da denge, simetri ve düzen gibi kavram ve durumları öne çıkarır. Andre; eserlerinin, manevi veya entelektüel niteliklerden yoksun bir şekilde kendi maddelerinden varolduklarından ve başka bir şey olmadıklarından ısrarlı bir şekilde bahsetmektedir. Carl Andre’nin heykel pratiği, malzeme-nesne ve mekân dolayımında gerçekleştirilen dönüşümle ve çoklu birim/nesne düzenlemeleri yoluyla gerçekleştirilen bir kaba malzeme duyarlılığını geliştirme çabasıdır. Zaman ve algının somutlandığı bu yaklaşımda, derinlik ve iç düzeni gizlenmiş, ruhanî bir boyutlandırma, sıradanlık hissini duyumsatan bir paradoksla anlamlı kılınmaktadır. Heykel fikrini, bu şekilde, yüzey-malzeme ile sıralı ve değişken bir düzen ilişkisiyle örtüştüren sanatçı, radikal ve sonsuz bir çözüm stratejisi olarak bu yaklaşımı geliştirmektedir. (Bkz. :https://www.tate.org.uk/art/art-terms/m/minimalism 

ROBERT MORRIS

(1931-2018) Savaş sonrası Amerikan sanatının en etkili isimlerinden biridir. 1960’ların başlarında New York’ta ortaya çıkan Minimalizmi radikal bir şekilde sadeleştirilmiş pratiğiyle geliştiren sanatçılardan biridir. Ressam olarak başladığı kariyerinde heykel düzenlemelerinden oluşan yeni bir tarzı benimser. 1960’lı yılların ikinci yarısında bir dizi etkili makale yayınlar ve sergileriyle minimalist hareketin tanımlanmasına yardımcı olur. Ayrıca adı Land Art’ın öncülerinden biri olarak bilinir, Fluxus ve Performans Sanatı ile de anılır. 

EXHIBITION CATALOGUE

Minimal, Editor: Jessica Morgan, Contributors: Emma Lavigne, Jessica Morgan, Jean-Pierre Criqui, Frances Morris, Alexandra Bordes, Clara Meister, Teresa Kittler, Nicolas-Xavier Ferrand ve Alexis Lowry, Pinault Collection & Éditions Dilecta, Paris, 2025. 

LYGIA PAPE: WEAWING SPACE 

minimal bourse de commerce coll 5

Lygia Pape, Ttéia 1, C (2003/2025), Installation view of Lygia Pape, “Ttéia 1, C” (2003-25), golden thread, wood, nails, light, dimensions variable. © Pinault Collection. © Projeto Lygia Pape. 

Lygia Pape: Weaving Space, Curated by Emma Lavigne, Chief Curator and Director in charge of the Pinault Collection, with Alexandra Bordes, Curatorial Projects Manager at Pinault Collection. As part of the Brazil-France 2025 season. 10 September 2025- 26 January 2026. Pinault Collection, Bourse de Commerce, 2 Rue de Viarmes, Paris, France.

Bourse de Commerce, Minimal sergisi kapsamında Brezilya avangard sanatının önemli temsilcilerinden biri olan Lygia Pape’i de ağırladı. Pape’nin eserlerinden bir seçkiyi barındıran Weaving Space adı verilen sergi, sanatçının deneysel pratiğini tanıtan bir saygı duruşu olarak da nitelendi. Weaving Space, Pinault Koleksiyonu’nun önemli eserlerinden biri olan ışık enstalasyonu Ttéia 1, C (2001–7) etrafında şekillenir.  Boşlukta bir imgelem düzlemi üzerine gerilmiş altın renkli tellerden oluşan bir yerleştirme olan Ttéia 1, C (2001–7); aslında bir geometrik diyagram ya da duygulamlar birleşimidir. Aynı zamanda izleyicinin hareketine göre de değişken bir uzam geometrisi etkisine sahiptir. Çünkü; altın renkli bu uzam-zaman tasavvurunda biçimler ve tonlar sürekli değişmekte, düz ve artan ya da çoğalan boyutlarda yeni biçimler ya da kesişimler ortaya çıkmaktadır. Yani; izleyiciyi doğrudan duyusal bir deneyime sürükleyen bu büyülü yerleştirme, ışığın açısına ve ziyaretçinin hareketlerine göre şekillenip canlanmaktadır. Harekete göre değişen sürükleyici bir duyusal deneyim sunan bu minimalist enstalasyon; ayrıca, zaman-mekân boyutunu karmaşıklaştıran yeni bir uzam kapsülüne dönüşerek izleyiciyi içine alan ya da boşluğu hapseden bir çeşit manyetik alan olarak da tanımlanabilir. Pape’in duygusal atmosferinin nasıl çoklu bir yapı arz ettiğini ve ayrıca kendi sınır çizgilerini oluşturan bir inşanın, duyu-bilinç kavramlarıyla derinlikli bir düşünsel ilişki yarattığını göstermektedir. Bir bakıma da, şimdiye ve gelecek zamana dair duygusal kesişmelerin bakır tellerden yansıyan sessiz melodi gibidir.

Lygia Pape (1927-2004) ; sanatı bitmiş, tamamlanmış bir nesne olarak değil, ziyaretçilerin duyuları ve bilinciyle etkileşime giren duyusal bir varlık olarak tasavvur eden, 20. yüzyılın ikinci yarısının Brezilya sanat avangardının en önemli figürlerinden biridir. Toplumsal ve politik meselelerle yakından bağlantılı bir performans sanatçısı olan Pape; sanatı bitmiş, tamamlanmış bir nesne olarak değil, ziyaretçilerin duyuları ve bilinciyle etkileşime giren duyusal bir varlık olarak tasavvur eder.

PINAULT COLLECTIONS AND MUSEUMS

minimal bourse de commerce coll 25

Meg Webster’ın Minimal’da sergilenen, pürüzsüz, sıkıştırılmış kilden yapılmış neredeyse yarım küre şeklindeki kubbesi. Fotoğraf: Florent Michel, Pinault Koleksiyonu

François Pinault, dünyanın en önemli çağdaş sanat koleksiyonerlerinden biridir. Son elli yılda bir araya getirdiği koleksiyon, 1960’lardan günümüze kadar uzanan 10.000’den fazla eserden oluşmaktadır. Kültürel hedefi, çağının sanatına olan tutkusunu mümkün olduğunca çok insanla paylaşmaktır. Sanatçılara olan sürdürülebilir bağlılığı ve yeni yaratım alanlarını durmaksızın keşfetmesiyle öne çıkmaktadır. 2006 yılından bu yana François Pinault; müzeler, kapsamlı sergi programları ve sanatçıları desteklemek ve modern ve çağdaş sanat tarihini tanıtmak için girişimler olarak özellikle üç kültürel faaliyete odaklanmıştır. 

Pinault Koleksiyonu’nda yapılan seçkileri sergileyen Müzeler, üç olağanüstü mekândan oluşmaktadır: 2005 yılında satın alınan ve 2006 yılında açılışı yapılan Palazzo Grassi, 2009 yılında açılan Punta della Dogana ve 2013 yılında açılan Teatrino. Mayıs 2021’de Pinault Koleksiyonu, Paris’teki Bourse de Commerce‘da Ouverture sergisiyle yeni müzesini açtı. Bu dört mekân, Pritzker Ödülü sahibi Japon mimar Tadao Ando tarafından restore edildi ve geliştirildi. Üç müzede de, Pinault Koleksiyonu’ndan seçilen eserler, düzenli olarak değişen kişisel ve tematik grup sergilerinde takdim edilmektedir. Ayrıca, yeni eserler yaratmak üzere davet edilen sanatçılarda bu süreçte aktif olarak yer almaktadır. Müzelerin kültür ve eğitim programları, yerel ve uluslararası kurumlar ve üniversitelerle yapılan ortaklıklarla devam etmektedir. 

BOURSE DE COMMERCE / PARIS

Bourse de Commerce-Pinault Collection Building. Image: © Tadao Ando Architect & Associates, Niney et Marca Architectes, agence Pierre-Antoine Gatier

2021 yılında açılan Bourse de Commerce – Pinault Koleksiyonu binası, Paris’te tarihi mimariyi etkili tasarımla birleştiren bir çağdaş sanat mekânıdır. François Pinault’nun koleksiyonundan oluşan sergilere ev sahipliği yapmaktadır. Binanın en ikonik özelliklerinden biri, ünlü Japon mimar Tadao Ando tarafından tasarlanan ve orijinal cam kubbenin altında bulunan, geçmiş ve bugün arasında çarpıcı bir diyalog yaratan merkezi sergi alanı olarak kullanılan dev beton silindirdir. 1970’li yıllarda biçimlenmeye başlayan François Pinault Koleksiyonu çeşitli disiplinleri kapsayan, Damien Hirst, Jeff Koons ve Cindy Sherman gibi dünyaca ünlü sanatçılarla yeni yetenekleri de sergileyen yaklaşık 10.000 sanat eserinden oluşmaktadır. Koleksiyon, özellikle ırk, cinsiyet ve siyaset etrafındaki önemli sosyal ve politik sorunlarla olan etkileşimiyle bilinir. Pinault, Paris Belediyesi ile yaptığı bir anlaşma uyarınca Bourse de Commerce’i kullanma haklarını elinde tutmaktadır. Tadao Ando tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen restorasyon, tarihi mimariyi korumaya odaklanırken çağdaş unsurları kusursuz bir şekilde entegre etmeye odaklanmıştır. Minimalist yaklaşımı ve betonla olan olağanüstü becerisiyle tanınan Ando, iç mekâna çarpıcı bir beton silindir ekleyerek, binanın zengin mimari mirası ile içeride sergilenen son teknoloji ürünü sanat eserleri arasında güçlü bir bağlantı kurmuştur. Ando’nun tasarımı, binanın mirasına saygı duyan, korunmuş cam kubbe ile uyumlu bir şekilde bütünleşmektedir. Demir ve camı birleştiren kubbe, doğal ışığın binanın merkezi alanını aydınlatmasına olanak tanımaktadır. Ando’nun yenileme çalışmaları sırasında, cam paneller, modern çift camlı sistemlerle değiştirilerek, doğal ışığın kalitesinden ödün vermeden ısı verimliliği sağlamıştır. Ayrıca, kubbenin alt kısmını süsleyen tarihi freskler, binanın kültürel ve sanatsal mirasını korumak amacıyla özenle restore edilmiştir. 

MINIMALISM / MINIMALIST SCULPTURE 

İZMİR - LONDON

saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.

Copyright ©
Can Sağlam - Gülay Yaşayanlar Mümtaz Sağlam, 2025.