COLLECTION EXHIBITION
Exhibition view from Minimal, Bourse de Commerce – Pinault Collection, 2nd Floor: Materialism, Gallery 5.
SANATÇILAR
Hassinger / Mary Heilmann / Eva Hesse / Nancy Holt / Robert Irwin / Donald Judd / On Kawara / Susumu Koshimizu / David Lamelas / Seung‑Taek Lee / Lee Ufan / Sol LeWitt / Francesco Lo Savio / Bernd Lohaus / Brice Marden / Enzo Mari / Agnes Martin / François Morellet / Senga Nengudi / Helio Oiticica / Pauline Oliveros / Blinky Palermo / Lygia Pape / Howardena Pindell / Charlotte Posenenske / Steve Reich / Bridget Riley / Dorothea Rockburne / Robert Ryman / Nobuo Sekine / Richard Serra / Keith Sonnier / Michelle Stuart / Kishio Suga / Jiro Takamatsu / Anne Truitt / Günther Uecker / Yoshi Wada / Merrill Wagner / Meg Webster / Jackie Winsor / Iannis Xenakis
CURATOR
Jessica Morgan, Ocak 2015’te Dia Art Foundation’a direktör olarak katıldı ve Ekim 2017’de Nathalie de Gunzburg Direktörü olarak atandı. Dia’da Morgan, öncü Land Art projeleri, mekana özgü siparişler ve çeşitli mekanlardaki koleksiyonlar ve programlar dahil olmak üzere Dia’nın çok yönlü programının tüm bölümlerini güçlendirmek ve harekete geçirmekle sorumludur. Direktörlük görevini üstlendiğinden bu yana Morgan, kar amacı gütmeyen kuruluşun kuruluş vizyonunu ve ilkelerini yeniden teyit eden ve canlandıran bir dizi girişime öncülük etmiştir.
MINIMALIST ARTISTS
DONALD JUDD
Donald Judd (1928-1994) Resimden heykele yönelen ve radikal deneylerle duvara monte edilmiş birkaç özdeş unsurdan oluşan eser serilerini, 1965 tarihli manifestosunda kullandığı terime uygun olarak “özgül nesneler” olarak niteler. Judd’un aşırı sade ve radikal bir soyutlama anlayışıyla oluşturduğu işleri, mesafeli bir alan etkisine sahiptir. Nesneleri mekân ile olan iletişiminde eşdeğer bir ilişkisellik içinde kurgulayan Judd, biçim ve yapısal oluşdan kaynaklı, minimalist ve rahatsız edici bir düzlem yaratma öngörüsü içindedir. Dolayısıyla algılanabilir olanın nedenselliği ve tekdüzeliği üzerine bir sorgulama potansiyeli yaratarak meşrulaşan minimal aşkınlık ruhunu, nesne ve mekâna yayar. Soyut ve muğlak bir ilişkisel ortamda şeylerin ve düşüncelerin neden olduğu duyusal algıyı geri çekerek, saf görüntünün yaydığı genleşmiş bir katılığı estetik mizansen içinde yeniden oluşturur. Sert hatları ve köşeli sınırlarıyla Donald Judd sürekli tekrar eden yeni imkânsız biçimler dolayımında, algılanan tutarlık ve içkinlik düzleminden geriye hiçbir şey bırakmaz.
MEG WEBSTER
Meg Webster’ın, minimal geometrik ve anıtsal formlardan oluşan üç boyutlu işleri, aynı zamanda ekolojik kaygılara atıflıdır. Yarım küre şeklindeki kırmızı kül yığını, beyaz tuz, ve balmumu, canlı bitkilerden oluşturduğu enstalasyonlar doğal dünyayı tehlikeye sokan ekolojik kirliliğe, organik bileşenlerin risk altındaki döngüsüne vurgu yapar. Webster’ın büyük ölçüde organik mikro düzenlemelerin işlevsel gücü ile büyüyen tuz ya da kil kümeleri, bir nevi duyumsama çabalarını harekete geçiren meditatif bir işlev yüklenir. Burada beden ve duyumların içe evrildiği ve algı eşiklerini katmanlaştıran sıra dışı ruhsal bir moleküler yığın söz konusudur. Kendi içinde sade ama çoklu bir duyum çeşitliliği barındıran bu minimal kümeler, doğrudan doğal çevre yaşamla kurulan ilişkiselliğin kırılgan ama karmaşık boyutunu düşünsel bir evreye taşımaktadır. Webster’in bu yalın düzenlemeleri ayrıca malzeme formunun pürüzsüz sınırlarıyla katılaşarak, kendi içindeki algı düzenini dönüştüren bir deneyim eşiği ve güçlü bir doğal manzara hâline evrilir. Basit formalarıyla, yeni dünya düzeninine dair son derece güçlü eleştirel bir duygulamlar eşleşmesi gibidir. Ya da bu minimal formlar, bir nevi dünyayı duyumsamanın hassas ve çevreyle etkileşimli anıtsal metaforlarıdır. Gülay Yaşayanlar
RICHARD SERRA
Richard Serra (1938-2024) Anıtsal heykelleriyle tanınan ilk Minimalist sanatçılardan biridir. Uzayda bükülen ya da kıvrılan yalın ve sürekli yüzeyler oluşturmak için çelik gibi endüstriyel malzemeleri kullanır. İzleyiciyi heykelin içine girmeye zorlayarak uzay ve boyut algımızı etkilemeye çalışır. Levha yüzeylerinde oluşan paslı dokular nedeniyle sanat pratiğinin kavramsal kökenlerine resimsel bir nitelik kazandırdığı görülür. Gösterişli olmaktan kaçındığı oranda, formun yapısal ve grafiksel bütünlüğüne yaslanan bir anıtsal etki hep yanı başındadır. O yüzden Serra’nın metal levhaları fazlasıyla rahatsız edici, metafiziksel ve varoluşsal bir niteliğe sahiptir. Özellikle düz duvar ya da düzensiz sıralar ya da yükselen, alçalan, eğimli dar geçitler hâlinde düzenlenmiş devasa levhalardan oluşan ve bir labirenti andıran düzenlemeler, kaotik bir niteliğe bürünür. Israrlı bir şekilde de izleyiciye heykelin tehditkâr uzamını duyumsatır. Bu süreçte de zaten, heykelin aurası, ağır kütle gerçekliği dolayımında psikolojik ve düşünsel bir yoğunlaşma içine girer.
DAN FLAVIN
Dan Flavin (1933-1996) Floresan ışık huzmeleriyle çalışması ve radikal ve yenilikçi heykelleriyle Minimal Sanat’ın öncülerinden biri sayılır. 1960’lı yılların ilk yarısında sadeliği ve tekilliği öneren, biçimselliğini ve dolayısıyla kendini öne süren, bağımsız nitelikleri bünyesinde barındıran gizemli bir maddeselliğe sahip floresan ışıkla deneyler yapar. Bu malzemeyle gerçekleştirdiği radikal derecede basit ve dönüştürücü ışık enstalasyonları ile yeni bir açılıma sürüklenir. Pinault Koleksiyonu’nda bulunan to Don Judd (1964) adlı eseri, alternatif çapraz halde düzenlenen neon ışıklardan oluşur. Burada, duvar boyunca uzanan çapraz, endüstriyel estetik, malzemenin duyusallığı ve ışığın yoğunluğunu bir araya getirerek, izleyicinin mekan algısını değiştiren ve bakışlarını çeken, hissedilebilir bir enerji duygusu aktarılır. Bu çalışma, Flavin’in mağazalarda bulunan aplikler ve genel floresan tüpleri ilk kez sistematik olarak kullandığı çalışmadır. Günlük bir nesneyi sanat eserine dönüştürerek ve mekânsal deneyimi yeniden yapılandırmaktadır.
AGNES MARTIN
Agnes Martin’in kare formatta ürettiği işleri, düzen kavramına zıt bir mekân ile çizgi diyalektiğine sırtını dayar. Martin açıkça, konunun dışlandığı, ritmik bir akış içinde yer aldığı işleriyle, Minimal Sanat’ın etkili kavramsal ögelerini biçimlendirilebilir bir ruhsal duyumsamaya taşımıştır aslında. Sürekli yeniden kodlanarak oluşturulan armonik çizgisel titreşimleri taşıyan bir ızgara düzleminde, özgürleşmenin manifestosunu belirlemektedir adeta. Öte yandan Agnes Martin, kendinden kaynaklı bir mükemmeliyetçilikle insanı merkeze alan, toplumsal ve düşünsel bir yüceltme metaforuyla, geçirgen ve sade biçimler üretmektedir. Kendine özgü bu mistik aktarım gücünü öngörme, kurgulama ve başkalaşan bir tefekkür gücüne dönüştürme becerisiyle etkili bir minimal bir güce sahip görünmektedir. Konusu ve biçimi olmayan duygusal eşikler, her defasında görsel bir düzenlemenin doğasını değiştirmekte ve yeni bir ızgara düzlemi üzerinde konumlanmaktadır. Dolayısıyla Martin’in resimlerinde görsel alanın ve homojen bir ayrışıklığın kullanıldığı ritmik yapının belirlenmesi, üretme potansiyelinin koşullarını oluşturmaktadır hiç şüphesiz. O yüzden, durağan ve sessiz bir titreşimle derin bir ruhsallığın buluştuğu bu ortamda, içsel kökenli bir kaynaşmanın, sezgisel kodlardan ve katmanlardan örülü hissediş formlarının dönüşümü anlatılmaktadır… Gülay Yaşayanlar
SOL LEWITT
Sol LeWitt (1928-2004) Minimal Sanat’ın önde gelen isimlerinden biri olan LeWitt, “yapılar” olarak adlandırdığı duvar çizimleri veya geometrik heykelleriyle tanınır. LeWitt, yapılarının birden fazla varyasyonunu oluşturarak, alüminyum, metal veya beton gibi endüstriyel malzemelerle geometrik ve matematiksel bir sistemi keşfeder. Kavramsal Sanat’ın evriminde de kilit bir figür olan LeWitt, bu yapıların fikrini, şemasını ve planlamasını sanat eserinin kendisi olarak ısrarla vurgulamıştır. Bunu yaparken, heykellerin gerçek uygulaması – nesnelerin kendileri – yapının kavramına göre daha az önemlidir.
INTERSTITIAL Areas
CHARLOTTE POSENENSKE
Charlotte Posenenske (1930-1985) 1960’lı yılların ikinci yarısında heykel çalışmalarına başlayan Charlotte Posenenske , Kavramsal ve Minimal Sanat alanında önemli bir figürdür. Endüstriyel süreçlerle mümkün olduğunca çoğaltılabilen eserler üreten sanatçı, her biri diğerine uyan ve sonsuz bir şekilde yeniden düzenlenebilen geometrik heykel seriler geliştirmiştir. Bourse de Commerce binasının ara boşluklarında yer alan Vierkantrohre Serie D (1967–2020) serisinden heykelleri, endüstriyel kanal sistemlerinden esinlenerek tasarlanmıştır. Bükülme, çatallanma ve dönme hareketleriyle karmaşık formlara monte edilebilen kare boru elemanlarından oluşur. Aşırı hava koşullarına dayanabilen, hem iç hem de dış mekanlarda kurulabilen dayanıklı bir malzeme olan galvanizli çelik sacdan üretilmiştir. Posenenske’nin bu eserleri, havaalanı hangarlarından otoparklara, tren istasyonlarından kavşaklara kadar, çeşitli ticari ve kamusal mekânlarda da ayrıca sergilenmiştir.
PASSAGE
ON KAWARA
On Kawara‘nın çalışmaları kavramsal olarak nitelendirilerek minimalizmden ayrılmıştır; ancak, Tarih Resimleri gibi eserlerindeki kasıtlı olarak basitleştirilmiş biçim ve üslup (veya gramer) , belirgin bir şekilde minimalisttir. Birçok kavramsal sanat eserinde olduğu gibi, On Kawara’nın resimleri de minimalizmin biçimsel dilini ciddiyet, gerçeklik, doğrudanlık ve gerçeklik dili olarak benimsemiştir. Passage kısmında koridor ve vitrinlerde Japon sanatçı On Kawara’nın ikonik Today serisinden bir çok örnek sergileniyor. Evrensel ve kolektif bir tarihin işaretleyicileri olan Kawara’nın işleri, zamanın acımasız geçişinin bir hatırlatıcısı olarak müzenin dairesel mimarisi içinde sunuluyor. Merkezi alanın çevresine yerleştirilmiş bu antika dolapların her birinde, beyaz harfler ve rakamlarla resmin yapıldığı tarih belirtilen tek bir On Karawa Tarih Resmi, resmin altındaki bir kutuda, On Karawa’nın resmi yaptığı şehrin o günkü gazetesinden bir sayfa bulunmaktadır. 5 Ekim 1982 tarihli resmin altında, bir gazete İsrail uçaklarının Suriye’deki füze üslerini saldırdığını bildiriyor. 20 Haziran 1975 tarihli resmin altındaki kutuda ise o gün ABD sinemalarında gösterime giren Jaws filminin tam sayfa basılı reklamı bulunmaktadır.
TWO ARTISTS OUTSIDE THE EXHIBITION
CARL ANDRE
Taş ve ahşap bloklardan veya metal karelerden oluşan ve birim tekrarlarıyla galeri zeminine yerleştirilen eserleri, minimal heykel sanatının ilk örnekleri olarak kabul edilir. İçinde bulundukları mekânın bilinçli bir ifadesi olarak nitelenen bu düzenlemeler, aslında nesnel bir sessizlik içinde yapılanır. Rasyonel bir yaklaşımın göstergesi olarak da denge, simetri ve düzen gibi kavram ve durumları öne çıkarır. Andre; eserlerinin, manevi veya entelektüel niteliklerden yoksun bir şekilde kendi maddelerinden varolduklarından ve başka bir şey olmadıklarından ısrarlı bir şekilde bahsetmektedir. Carl Andre’nin heykel pratiği, malzeme-nesne ve mekân dolayımında gerçekleştirilen dönüşümle ve çoklu birim/nesne düzenlemeleri yoluyla gerçekleştirilen bir kaba malzeme duyarlılığını geliştirme çabasıdır. Zaman ve algının somutlandığı bu yaklaşımda, derinlik ve iç düzeni gizlenmiş, ruhanî bir boyutlandırma, sıradanlık hissini duyumsatan bir paradoksla anlamlı kılınmaktadır. Heykel fikrini, bu şekilde, yüzey-malzeme ile sıralı ve değişken bir düzen ilişkisiyle örtüştüren sanatçı, radikal ve sonsuz bir çözüm stratejisi olarak bu yaklaşımı geliştirmektedir. (Bkz. :https://www.tate.org.uk/art/art-terms/m/minimalism
ROBERT MORRIS
(1931-2018) Savaş sonrası Amerikan sanatının en etkili isimlerinden biridir. 1960’ların başlarında New York’ta ortaya çıkan Minimalizmi radikal bir şekilde sadeleştirilmiş pratiğiyle geliştiren sanatçılardan biridir. Ressam olarak başladığı kariyerinde heykel düzenlemelerinden oluşan yeni bir tarzı benimser. 1960’lı yılların ikinci yarısında bir dizi etkili makale yayınlar ve sergileriyle minimalist hareketin tanımlanmasına yardımcı olur. Ayrıca adı Land Art’ın öncülerinden biri olarak bilinir, Fluxus ve Performans Sanatı ile de anılır.
EXHIBITION CATALOGUE
Minimal, Editor: Jessica Morgan, Contributors: Emma Lavigne, Jessica Morgan, Jean-Pierre Criqui, Frances Morris, Alexandra Bordes, Clara Meister, Teresa Kittler, Nicolas-Xavier Ferrand ve Alexis Lowry, Pinault Collection & Éditions Dilecta, Paris, 2025.
LYGIA PAPE: WEAWING SPACE
Lygia Pape, Ttéia 1, C (2003/2025), Installation view of Lygia Pape, “Ttéia 1, C” (2003-25), golden thread, wood, nails, light, dimensions variable. © Pinault Collection. © Projeto Lygia Pape.
Lygia Pape: Weaving Space, Curated by Emma Lavigne, Chief Curator and Director in charge of the Pinault Collection, with Alexandra Bordes, Curatorial Projects Manager at Pinault Collection. As part of the Brazil-France 2025 season. 10 September 2025- 26 January 2026. Pinault Collection, Bourse de Commerce, 2 Rue de Viarmes, Paris, France.
Bourse de Commerce, Minimal sergisi kapsamında Brezilya avangard sanatının önemli temsilcilerinden biri olan Lygia Pape’i de ağırladı. Pape’nin eserlerinden bir seçkiyi barındıran Weaving Space adı verilen sergi, sanatçının deneysel pratiğini tanıtan bir saygı duruşu olarak da nitelendi. Weaving Space, Pinault Koleksiyonu’nun önemli eserlerinden biri olan ışık enstalasyonu Ttéia 1, C (2001–7) etrafında şekillenir. Boşlukta bir imgelem düzlemi üzerine gerilmiş altın renkli tellerden oluşan bir yerleştirme olan Ttéia 1, C (2001–7); aslında bir geometrik diyagram ya da duygulamlar birleşimidir. Aynı zamanda izleyicinin hareketine göre de değişken bir uzam geometrisi etkisine sahiptir. Çünkü; altın renkli bu uzam-zaman tasavvurunda biçimler ve tonlar sürekli değişmekte, düz ve artan ya da çoğalan boyutlarda yeni biçimler ya da kesişimler ortaya çıkmaktadır. Yani; izleyiciyi doğrudan duyusal bir deneyime sürükleyen bu büyülü yerleştirme, ışığın açısına ve ziyaretçinin hareketlerine göre şekillenip canlanmaktadır. Harekete göre değişen sürükleyici bir duyusal deneyim sunan bu minimalist enstalasyon; ayrıca, zaman-mekân boyutunu karmaşıklaştıran yeni bir uzam kapsülüne dönüşerek izleyiciyi içine alan ya da boşluğu hapseden bir çeşit manyetik alan olarak da tanımlanabilir. Pape’in duygusal atmosferinin nasıl çoklu bir yapı arz ettiğini ve ayrıca kendi sınır çizgilerini oluşturan bir inşanın, duyu-bilinç kavramlarıyla derinlikli bir düşünsel ilişki yarattığını göstermektedir. Bir bakıma da, şimdiye ve gelecek zamana dair duygusal kesişmelerin bakır tellerden yansıyan sessiz melodi gibidir.
…
Lygia Pape (1927-2004) ; sanatı bitmiş, tamamlanmış bir nesne olarak değil, ziyaretçilerin duyuları ve bilinciyle etkileşime giren duyusal bir varlık olarak tasavvur eden, 20. yüzyılın ikinci yarısının Brezilya sanat avangardının en önemli figürlerinden biridir. Toplumsal ve politik meselelerle yakından bağlantılı bir performans sanatçısı olan Pape; sanatı bitmiş, tamamlanmış bir nesne olarak değil, ziyaretçilerin duyuları ve bilinciyle etkileşime giren duyusal bir varlık olarak tasavvur eder.
PINAULT COLLECTIONS AND MUSEUMS
François Pinault, dünyanın en önemli çağdaş sanat koleksiyonerlerinden biridir. Son elli yılda bir araya getirdiği koleksiyon, 1960’lardan günümüze kadar uzanan 10.000’den fazla eserden oluşmaktadır. Kültürel hedefi, çağının sanatına olan tutkusunu mümkün olduğunca çok insanla paylaşmaktır. Sanatçılara olan sürdürülebilir bağlılığı ve yeni yaratım alanlarını durmaksızın keşfetmesiyle öne çıkmaktadır. 2006 yılından bu yana François Pinault; müzeler, kapsamlı sergi programları ve sanatçıları desteklemek ve modern ve çağdaş sanat tarihini tanıtmak için girişimler olarak özellikle üç kültürel faaliyete odaklanmıştır.
Pinault Koleksiyonu’nda yapılan seçkileri sergileyen Müzeler, üç olağanüstü mekândan oluşmaktadır: 2005 yılında satın alınan ve 2006 yılında açılışı yapılan Palazzo Grassi, 2009 yılında açılan Punta della Dogana ve 2013 yılında açılan Teatrino. Mayıs 2021’de Pinault Koleksiyonu, Paris’teki Bourse de Commerce‘da Ouverture sergisiyle yeni müzesini açtı. Bu dört mekân, Pritzker Ödülü sahibi Japon mimar Tadao Ando tarafından restore edildi ve geliştirildi. Üç müzede de, Pinault Koleksiyonu’ndan seçilen eserler, düzenli olarak değişen kişisel ve tematik grup sergilerinde takdim edilmektedir. Ayrıca, yeni eserler yaratmak üzere davet edilen sanatçılarda bu süreçte aktif olarak yer almaktadır. Müzelerin kültür ve eğitim programları, yerel ve uluslararası kurumlar ve üniversitelerle yapılan ortaklıklarla devam etmektedir.
BOURSE DE COMMERCE / PARIS
2021 yılında açılan Bourse de Commerce – Pinault Koleksiyonu binası, Paris’te tarihi mimariyi etkili tasarımla birleştiren bir çağdaş sanat mekânıdır. François Pinault’nun koleksiyonundan oluşan sergilere ev sahipliği yapmaktadır. Binanın en ikonik özelliklerinden biri, ünlü Japon mimar Tadao Ando tarafından tasarlanan ve orijinal cam kubbenin altında bulunan, geçmiş ve bugün arasında çarpıcı bir diyalog yaratan merkezi sergi alanı olarak kullanılan dev beton silindirdir. 1970’li yıllarda biçimlenmeye başlayan François Pinault Koleksiyonu çeşitli disiplinleri kapsayan, Damien Hirst, Jeff Koons ve Cindy Sherman gibi dünyaca ünlü sanatçılarla yeni yetenekleri de sergileyen yaklaşık 10.000 sanat eserinden oluşmaktadır. Koleksiyon, özellikle ırk, cinsiyet ve siyaset etrafındaki önemli sosyal ve politik sorunlarla olan etkileşimiyle bilinir. Pinault, Paris Belediyesi ile yaptığı bir anlaşma uyarınca Bourse de Commerce’i kullanma haklarını elinde tutmaktadır. Tadao Ando tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen restorasyon, tarihi mimariyi korumaya odaklanırken çağdaş unsurları kusursuz bir şekilde entegre etmeye odaklanmıştır. Minimalist yaklaşımı ve betonla olan olağanüstü becerisiyle tanınan Ando, iç mekâna çarpıcı bir beton silindir ekleyerek, binanın zengin mimari mirası ile içeride sergilenen son teknoloji ürünü sanat eserleri arasında güçlü bir bağlantı kurmuştur. Ando’nun tasarımı, binanın mirasına saygı duyan, korunmuş cam kubbe ile uyumlu bir şekilde bütünleşmektedir. Demir ve camı birleştiren kubbe, doğal ışığın binanın merkezi alanını aydınlatmasına olanak tanımaktadır. Ando’nun yenileme çalışmaları sırasında, cam paneller, modern çift camlı sistemlerle değiştirilerek, doğal ışığın kalitesinden ödün vermeden ısı verimliliği sağlamıştır. Ayrıca, kubbenin alt kısmını süsleyen tarihi freskler, binanın kültürel ve sanatsal mirasını korumak amacıyla özenle restore edilmiştir.
MINIMALISM / MINIMALIST SCULPTURE
saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.
