robert morris

içkin bir boyut kazanan heykel pratiği

"

Robert MorrIs kimi çalışmalarında form bütünlüğüne kısmen müdahale ederek, gözlem ve beklentiyle ima edilen form arasında fenomenolojik bir hareketlilik yaratır. Değişken yapılandırma olasılıklarına atıfta bulunan MorrIs, AÇIK BİR olasılık tartışmasıyla daha dinamik form dizilimlerine ortam hazırlaR. Bu bakımdan MorrIs’in 1960’lı yılların ikinci yarısında, olası varyasyonlarla çeşitlenen, genel düzenlemeyi sürekli yenileyen, mekân ve algısal değişimlerle nihai haline evrilen ilişkiler içinde olduğu görülür. malzemenin içsel özelliklerini öne çıkaran bİR kavrayış değişikliğiyle minimalist önermelerİN ÖTESİNDE "anti form" olarak adlandırılan yeni bir sürece ve kavrayışa yönelİr.

Savaş sonrası Amerikan sanatının en etkili isimlerinden biridir. 1960’lı yılların başlarında New York’ta ortaya çıkan minimalizm anlayışını radikal bir şekilde sadeleştirilmiş ve geliştirmiştir. Ressam olarak başladığı kariyerinde heykel düzenlemelerinden oluşan yeni bir tarzı benimseyerek, yayınladığı bir dizi makaleyle minimalist hareketin tanımlanmasına yardımcı olmuştur.

tekrar, türetme ve rastlantı 

1960’lı yılların ilk yarısında ürettiği büyük, tek renkli geometrik heykelleri, belirli mekânsal ilişkiler içinde gruplandırarak sergileyen Morris, kişisel ifadeyi ve tarihsel göndermeleri ortadan kaldırarak sanatı özüne indirgemeyi amaçlayan minimalist akımı büyük ölçüde etkilemiştir.(1Bu bağlamda, doğrudan yere yerleştirilen ve mekânı kaplayan nesneleri (yapı malzemeleri) kullanarak modern soyutlamanın kompozisyonel geleneklerinden kaçınır; tekrar, türetme ve rastlantı ilkelerine dayanan işler üzerinde çalışır. Örneklemek gerekirse 1977 tarihli Untitled (Portland Mirrors) adlı çalışma, aynalarla yapılmış büyük bir enstalasyon olup, tek noktalı perspektif ilkesini hem çağıran, hem de onu alt eden, çoklu mekânların geniş bir illüzyonunu sunar.(2Benzer bir  performansla da örtüşen Üç L-Kiriş (1965), Aynalı Küpler (1965) veya Işıklı Halka (1965/66) gibi eserlerinde de, algısal karışıklığın belirli anlarını kasıtlı olarak canlandırarak, izleyiciden çeşitli duyusal deneyimlerinin sürekli olarak yeniden ayarlanmasını talep eder. Morris, daha sonraki çalışmalarında kontrplak, çelik tel örgü ve keçe gibi esnek, değiştirilebilir malzemeleri kullanarak, form ve anti-form arasındaki eşikte bir denge kurar.

Ünlü Heykel Üzerine Notlar – Bölüm 1 ve 2, adlı ünlü makalesinde minimalizmin geç-modernizm söylemiyle olan karmaşık ilişkisi üzerinde durur. (3)Donald Judd ile bu noktada ayrışan Morris, heykelin yanılsamacı niteliğinin bir anlam-önem taşımadığı, heykelin kendine özgü, özerk ve hakiki niteliğininn öncelikli olduğu fikrindedir.(4) Minimalizmin birimsel biçimleri, nesnenin varlıksal gerçekliğini sunar, bilimsel biçim bu anlamda özel bir nesnedir, heykelin temel nitelikleriyle ancak bu kapsamda örtüşür.

Karmaşık görünen bu tartışma minimalist heykeli her durumda geç-modernist bir bağlamda tanımlama çabasıdır aslında. Heykelin doğrudan saf nesneye doğru yönelmesi daha doğrusu daralmasını, bir yandan ise genleşme ve genişlemesini açıklamaya çalışmaktadır. Heykelin alımlanma biçimine yönelik yaşanan değişimin, heykelin yeni sınırlarının özgül alanını belirleyen değişimin kavramsallaştırılma çabasıdır aynı zamanda. Minimal form, özgül birim, belirlenmiş nesne ya da anti-form gibi tanımlamalara ulaşmak için bu tartışma yaşanmaktadır sanki. Rosalind Krauss’un genişletilmiş alan kuramı ya da tanımlaması da bu bağlamda heykelin çelişkili görüşlerle bütünlenen ve mekân diyalektiğine bel bağlayan olgusal değişimine işaret eder. Her durumda minimal sanat, nesneyi olduğu gibi kavramaya, keşfetmeye ve yapısal karakteriyle yansıtmaya çalışır. Yalınlaşma ve doğrudan aktarımın bir aşkınlaşma deneyimi olarak görülmesi, bu minimalist pratiklere içkin bir boyut kazandırma düşüncesine dayanmaktadır zaten. (5)

Morris, parçalara ayrılma eğiliminin aksine bütünlüğünün hakim olduğu formların değerini savunur, basit formların kullanılmasını ısrarla önerir. Heykelin iç dinamiklerinden dış ilişkilere kaymasını, mahrem, özel bir deneyim tarzında daha kamusal ve öz-bilinçli bir deneyim tarzına geçiş olarak değerlendirir. Eserleri Gestalt formunu andıran basit dörtgen yapılardan oluşur. Bir çoğu yerde durur. Genelde L biçimli blok yapılar üretir. Bu statik formların dinamik bir şekilde görülmesini sağlar. (6) Morris renkli blok dörtgenleri yerleştirme, mekânı işgâl etme biçimi de ayrıca güçlü ve ikna edici bir görünüş ya da görsellik içindedir.

 

Hiyerarşik olmayan kompozisyon dışı yapılandırma meselesini bir biçimlendirme esası olarak kavrayan ve adeta kutsayan Morris, bir sözdizimi olarak parça-bütün ilişkisinin kapsamını genişletir. Morfolojik tutarlılığı koruyan malzeme, basit ve kararlı, tekrarlanabilir bir doğrudanlık ve dolaysızlık içinde ortaya çıkarılır. (7)

minimalism 1 yatay 9

anti form: yeni bir sürece ve kavrayışa doğru

Morris kimi çalışmalarında form bütünlüğüne kısmen müdahale ederek, gözlem ve beklentiyle ima edilen form arasında fenomenolojik bir hareketlilik yaratır. Değişken yapılandırma olasılıklarına atıfta bulunan Morris, Carl Andre‘ye göre farklılaştığı ve olasılık tartışmasıyla daha dinamik form dizilimlerine ortam hazırladığı dikkatleri çeker. Bu bakımdan Morris’in 1960’lı yılların ikinci yarısında, olası varyasyonlarla çeşitlenen, genel düzenlemeyi sürekli yenileyen, mekân ve algısal değişimlerle nihai haline evrilen ilişkiler içinde olduğu görülür. Morris biraz da malzemenin içsel özelliklerini öne çıkaran bu kavrayış değişikliğiyle bir bakıma minimalist önermelerden çıkılarak anti form olarak adlandırılan yeni bir sürece ve kavrayışa yönelmektedir.

Robert Morris, bir bakıma geleneksel sanat tarihi sınıflandırmalarına ve akımlarına meydan okuyan bir yaklaşım içindedir. Sanat pratiğini tek, tutarlı bir eser, sürekli bir proje ve sürdürülebilir, felsefi-sanatsal bir deney olarak gördüğü ortadadır. Tüm eserleri, kullanılan araçtan bağımsız olarak, karmaşık, bazen paradoksal bir alan yaratmayı amaçlar; ve bu alan, izleyiciye bugün ulaşılmaz görünen deneyim ve algı süreçlerini geri kazandırır. (8Aslında görünen ile bilinen arasındaki ilişkiyle ilgili bu çalışmalar, felsefî bir şüpheyle şekillenir, deneysel önermelere dayalı, değişken bir temsil esasına öncelik verir. Yöntemsel hassasiyetlerine rağmen, Morris’in pratiği bu yüzden son derece özneldir, yoğun bir içsellikle, benlik arayışına yönelik vurgularla doludur. (9)

notlar

Bkz. https://www.britannica.com/biography/Robert-Morris-American-sculptor 

Bkz. https://mamc.saint-etienne.fr/en/exhibition/robert-morris

3  Robert Morris, “Note on Sculpture”, 4 Part, Artforum, 1966-1969.

4   Hal Foster, Gerçeğin Geri Dönüşü / The Return of the RealÇeviren: Esin Hoşsucu, Ayrıntı Yayınları, Mayıs 2009, İstanbul. sf. 76.

5   Hal Foster, Y.a.g.k., sf. 79.

Bkz. David Batchelor, Modernizm, Çeviren: Tüles Üresin, Hayalperest Yayınları, İstanbul, 2025. sf. 20-21.

Rosalind Krause, Modern Heykelin Dehlizleri / Passages in Modern Sculpture, Çeviren: Sibel Erduran, Everest Yayınları, October 2021, İstanbul.

Bkz. David Batchelor, Modernizm, Çeviren: Tüles Üresin, Hayalperest Yayınları, İstanbul, 2025. sf. 20-21.

9  David Batchelor, Modernizm, Y.a.g.k., sf. 47-49.

Hazırlayanlar: Gülay Yaşayanlar & Mümtaz Sağlam  Copyright © Mart 2026, Tüm Hakları Saklıdır.

Two Important exhIbItIons

BEDEN, MESAFE VE MÜZAKERE

Robert Morris, gerçek mekân kavramıyla üç boyutlu minimalist yapıttaki mekânı kasteder. İzleyicinin yanılsamalı bir derinliğe değil, fiziksel olarak içinde bulunduğu mekâna bakmasını ister. Bedenin devreye girmesi demek, zamanın boyut kazanması ve izleme deneyiminin görselliğin ötesine geçmesi demektir. Bunu olanaklı kılmak için, insan boyutuna yakın ya da biraz daha büyük ölçekte gri geometrik formlar üretir. 

Özellikle 1960’lı yıllarda ilk kez sergilenen L biçimli formlar, galeri zeminini işgal edecek bir şekilde yerleştirilir ve izleyiciyle aynı mekânı paylaşır. İzleyici; yapıtın önüne geçip bakmak yerine, yanı başında durmak ve yakınında ya da etrafında var olmak zorundadır. Bu zorlamanın nedeni, izleyici ile yapıt arasındaki mesafeyi (mekânı), estetik bir tercih değil de, bedensel bir müzakerenin alanı hâline getirmektir. 

Morris’in geometrik formları, bu müzakere talebinin bir gereği olarak, yani kasıtlı bir şekilde insan boyutuna yakın ya da biraz daha büyük ölçekte üretilmektedir. Ve Gestalt ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. O yüzden insan boyutundaki her form, izleyiciyle bir gerilim, bir müzakere ilişkisi içindedir. Morris bu düşünceyi unitary form (yani bütünleşik, tek parçalı, ayrıştırılamaz biçim) kavramıyla formüle eder. İzleyici formu parçalara bölüp yeniden birleştirmez; doğrudan bütünü kavrar. Ve bu kavrayış zihinsel değil bedenseldir. Ölçek, ağırlık, mesafe ve mekân ilişkisi olarak hissedilir. Burada yapıt bütünü parçalardan önce kavranır, izleyici yapıtı okumaktan kurtulur ve hatta onu yaşamaya başlar. Dahası, analiz yerini kişisel ve bedensel deneyime bırakır. Ve/fakat, Robert Morris’in 1971 yılında düzenlediği Tate Gallery sergisi, bu anlayışın karşılaştığı zorluğu manidar bir şekilde gösterir.

Robert Morris’in 1971 yılında Londra’da Tate Gallery’de (Tate Britain) düzenlediği üzerine oturulabilen, içinden geçilebilen etkileşimli yapıtlardan oluşan kişisel sergisi, ziyaretçi güvenliği açısından riskli bulunarak, ilk dört günün sonunda kapatılır. Beş hafta sürmesi planlanan, bedensel katılımı ve mekânsal ilişkilere dayalı radikal bir deneyimi öneren etkinliğin bu şekilde iptal edilmesi ve ardından yaşanan gelişmeler ise son derece ilginçtir. Söz konusu sergi, tam otuz sekiz yıl sonra (2009 yılında), Morris ile işbirliği içinde, orijinal planlara bağlı kalınarak ama tek bir eser olarak tasarlanmış bir halde yeniden yaratılır. Bu kez Tate Modern Turbine Hall’de düzenlenen ve Bodyspacemotionthings adı verilen ve sadece dört gün sürmesi planlanan sergi, üç hafta boyunca açık kalır. Kısaltılmış ilk sergi ile uzatılmış benzeri arasındaki zamansal ayrım, sanat eserinin iki versiyonunu karşılaştırma imkânı vermiş; müzelerin, izleyicilerin ve sanat hakkındaki fikirlerin aradan geçen sürede ne kadar değiştiğini gösterme fırsatı sunması bakımından tarihi bir önem kazanmıştır. 

Bkz. Jonah Westerman https://www.tate.org.uk/research/publications/performance-at-tate/perspectives/robert-morris

Morris’in sanat pratiğinin merkezinde yer alan eserlerden biri de Bilind Time Drawings / Kör Zaman Çizimleri’dir. 1973 yılında başladığı bu çizimleri gözleri kapalıyken, büyük kağıtlar üzerine hammadde (toz grafit ve demir oksit dahil) kullanarak yaptı. Kağıdı çıplak elleriyle hareket ettirerek, tahmini bir süreyle işaretlenmiş yönergelere göre çalışır. Otomatizmin kazalarını ve geleneksel çizim sanatının inceliklerini, iki uç noktaya da ait olmadan bir araya getirir. Bedenin kağıdın sınırlı alanındaki yeri; geçen zamanın bir göstergesi olarak işaret: Morris, görmeyi reddederek ancak bu diğer faktörleri ve yapım koşullarını kabul ederek, çizimi tarihsel bir araç olarak yeniden düşünmemizi ve hissetmemizi istedi. Kör Zaman Çizimleri serisi ayrıca, sanatçının genel çalışmalarında yer alan ifşa ve saklama temalarını da ortaya koyar.

BOOKS AND POSTERS

Robert Morris 1 Book

Robert Morris, Hearing: Edited and  Commented by Gregor Stemmich, Spector Books, English, Paperback, 148 pages, September, 2013

Robert Morris 3 Book

Robert Morris: Recent Felt Pieces and Drawings, 1996-1997, Association L.A.C. (Lieu d’art contemporain) Sigean, Paperback, English, French, German, Publisher: Henry Moore Sculpture Trust, 120 pages, 1997.

Robert Morris 7 Book

Robert Morris: Monumentum 2015-2018, by Saretto Cincinelli (Editor), Robert Morris (Artist), Silvana Editoriale, Hardcover, 208 pages, October 2020.

Robert Morris 6 Book

Robert Morris: Object Sculpture 1960-1965, Editors: Davies, Claire & Jeffrey Weriss, English, Hardcover, 320 pages, New Haven & London: Yale University Press with Castelli Gallery, New York, 2013. 

Robert Morris 2 Book

Robert Morris: Hanging Soft and Standing Hard, Exhibition Poster, Publisher: Sprüth Magers Gallery London, May 2013.

Robert Morris 5 Book

Robert Morris: Have I Reasons, Work and Writings, 1993-2007, by Robert Morris (Author), Nena Tsouti Schillinger (Editor), Paperback, 288 pages, English, Duke University Press, March 2008.

 
Robert Morris 5 Book

Robert Morris, October Files, 15, Julia Bryan-Wilson (Editor), The MIT Press, Paperback, 224 pages, English, August, 2013.

Robert Morris 1 Book 8

Robert Morris: The Perceiving Body, Texts by B. Ceysson, C. Fiske, S. Forti, C. A. Jones, A. Quoi and Jeffrey Weiss, English and French, 224 pages, Co-edition: Mudam Luxembourg – Musée d’Art Moderne Grand-Duc Jean, Musée d’art moderne et contemporain de Saint-Étienne Métropole (MAMC+) and Mousse Publishing, August 2020.

BIOGRAPHY

Robert Morris 1-20

Robert Morris (1931-2018) 1960’lı yılların başlarında bir dizi önemli eserin koreografisini üstlendi. Bu deneyim, minimalist heykel sanatının öncülerinden biri olarak gelişiminde etkili oldu. İzleyicinin nesne ve mekân algısı ve deneyimi üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Sanatçı ve yazar olarak üretken bir pratik içinde kalarak çok sayıda resim, çizim, enstalasyon ve heykel üretti. Sanat eserlerinde ele aldığı fikirleri anlatan Heykel Üzerine Notlar adlı dört ayrı denemesini 1966-1969 yılları arasında Artforum dergisinde yayınladı.

RELATED CONTENTS

İZMİR - LONDON

saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.

Copyright ©
Can Sağlam - Gülay Yaşayanlar Mümtaz Sağlam, 2025.