portre: modelle yüzleşmenin farklı biçimleri

MÜMTAZ SAĞLAM

Fotoğraf tekniklerinin sağladığı yeni ifade olanakları, portre yaklaşımlarının daha öznel, yeni ve deneysel bir parkurda ilerlemesini sağlamıştır. Özellikle bu pratiği, benzetme yükümlülüğünden kurtaran ve bir ifadenin ya da bir jestin peşine düşmeyi yeterli ve öncelikli bulan yaklaşımların deformasyon denemeleriyle portre bütünlüğünü sarsmaları, yaklaşımı sorunsallaştıran bir gelişme olarak olarak görülmektedir. Bu yeni süreçte modelin karakterini daha radikal vurgularla ele veren tinsel niteliklerin tasvirine ve modern bir öteki tasavvuru olarak yüze odaklanmak yine yegâne tercihtir. Farklılık ve aşırılık; burada, rasyonel katkı ve deformasyon kalıplarının içinde, bir kurgu denemesi olarak meşru alanda kalmaya devam etmektedir. Çağdaş portre pratiğinin; modelin statü beklentisini ve temsil ettiği sosyal sınıfı, belirgin cinsiyet normları üzerinden görselleştiren bir anlayıştan sapan gerilimli bir yansıtma eylemi olduğuna artık şüphe yoktur. 



Luc Tuymans, Ben/Me, 2011, Tuval üzerine Yağlıboya/Oil on Canvas, 110.49 x 136.21 cm. [Görsel Kaynağı: https://www.thebroad.org/art/luc-tuymans/me]

Portre (portrait) pratiği, benimsenen farklı biçimleme konseptleri nedeniyle her zaman karmaşık ve gerilimli bir çalışma alanıdır. Karşısına aldığı yüzü-sureti somut veriler dahilinde betimlemeye, öznel ve psikolojik vurgular eşliğinde canlandırmaya çalışan, derinlikli bir ifadeye ulaşma niyetindeki her girişimi; aynı zamanda nitelikli bir çözümleme, anlamlandırma ve zamana eklenen bir iz bırakma çabası olarak nitelemek mümkündür. 

Portre, modele bağımlı bir şekilde kurulan saf ve dolayımsız bir atıf alanı olarak görülür. Burada aktarılan şey, öncelikle modelin okunabilen ve görsel dile çevrilebilen suretinin anlık görünümüdür. Bu yüzden, karmaşık olmayan, öznelerarası geçişe göre biçimlenmiş bir yapı-form düşüncesinin ürünü olarak portre, belirdiği andan itibaren anlam kazanan psikolojik bir hadiseye evrilir. Ya da, mecazlarla savrulmuş, sorunlu bir alan olarak, sanatçı ile model arasındaki diyaloğu aşan başka bir bağlama sürüklenir. Zaten, sanatçının modele bakıp onun yüzünü resmetmeye yönelmesi, bir yüzleşme alanı yaratmak istemesiyle ilgili bir meseledir. Dolayısıyla modelin yüzünü incelemek, psikolojik gerekçelerle yeterince gerilimli bir ilişki biçimi; dahası, özel bir becerinin sınandığı bir eylemdir. Çünkü; bir yüzü aslına mal etme, yani modelin karakterine ilişkin isabetli vurguları yakalayarak tutarlı bir bütün oluşturma girişimi, ister istemez bir kimliği yeniden inşa etme anlamına gelmektedir. Örtük bağlantılarla kışkırtıcı anlamlar yüklenen bir yüzün portreye dönüşme süreci ise; bu bağlamda, model referanslarının belirleme gücünü arkasına alan ama verili kodlara eleştirel bakmayı öneren, yapısal farklılığa yönelen bir biçimleme deneyi anlamına gelmektir. 


bir öteki tasavvuru ya da portre bütünlüğünü sarsmak 

Portre pratiği; her şeyden önce, benzetme gayesiyle yüz bütünlüğünün temsiline odaklanır. Yüzün kısa bir an sürecinde taşıdığı anlam ya da ifadenin izlenimini esas alan bir görme ile alâkalıdır. Özellikle zamana yayılmış portre dizilerinde, aynı yüzün anlık ifadesini betimleyen ve yaşanan fiziksel değişimin tespitiyle yetinen çalışmalar, bu tespiti kolayca doğrular. Böylece açık bir yüzleşmenin belgesine dönüşen bu uygulama, tasavvur edilen suretin gerçekçi ve insanî boyutuna esaslı bir derinlik katar.

Ancak, tümüyle yüze bağlı kalmak, ilkesel bir tercih ve yöntem olarak, portrenin başarısının tek koşulu değildir. Dolayısıyla sanatçı ile modeli arasında kurulan mahrem ilişkinin, görünenin ötesinde kalan şeye ulaşması, imkânsız olanın peşinde yakalanan bir ifade arayışıyla mümkün olabilir. Nitekim karşılıklı ilişkisel bir durumun yarattığı bu gerilimli aktarımda, anlatım teknikleriyle yetinen yüze/surete yönelme girişimi, kimi zaman mesafeli bir gözleme de dönüşebilmektedir. Bakış derinliğinde kurulan ilişki ise, gündelik dil ile ayrışan bir gizemli yorum ve analize dönüşerek; modelini aşan bir kimliğe bürünmektedir.

Ancak, her durumda; bir başka kimlik ve kişilik ile girilen bu yaratıcı diyalog, nihayetinde bir söküp-çıkarmaya dönüşen tavır-jest gözlemiyle özgün ve farklı dinamiklere temas ettiğinde esas hedefine ulaşır. Burada başvurulan üslûpçu ve manipülatif hamleleri, betimleme ve benzetmenin ölçülü söylemi olarak geliştiren sanatçılar, portre verilerini sıra dışı vurgularla yeni ve deneysel bir kapasiteye taşır. Ayrıca portrenin, zamanın dönüştürücü izini sabitleyen ve gösteren yanıyla, modelini ötelediği, başka bir değişimin öznesi olarak negatif imge ya da bir kalıntı hâline dönüştürdüğü ortadadır.

Fotoğraf tekniklerinin sağladığı yeni ifade olanakları da bu arada, portre yaklaşımlarının daha öznel, yeni ve deneysel bir parkurda ilerlemesini sağlamıştır. Özellikle bu pratiği, benzetme yükümlülüğünden kurtaran ve bir ifadenin ya da bir jestin peşine düşmeyi yeterli ve öncelikli bulan yaklaşımların deformasyon denemeleriyle portre bütünlüğünü sarsmaları, yaklaşımı sorunsallaştıran bir gelişme olarak olarak görülmektedir. Bu yeni süreçte modelin karakterini daha radikal vurgularla ele veren tinsel niteliklerin tasvirine ve modern bir öteki tasavvuru olarak yüze odaklanmak yine yegâne tercihtir. Farklılık ve aşırılık; burada, rasyonel katkı ve deformasyon kalıplarının içinde, bir kurgu denemesi olarak meşru alanda kalmaya devam etmektedir. Çağdaş portre pratiğinin; modelin statü beklentisini ve temsil ettiği sosyal sınıfı, belirgin cinsiyet normları üzerinden görselleştiren bir anlayıştan sapan gerilimli bir yansıtma eylemi olduğuna artık şüphe yoktur. 

Dahası çağdaş portre pratiğinde, kurmaca ve düşsel olanın eklendiği fanteziye, örgütlü bir bakışla yolunu terk etmiş yorumlara daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Biçimci katkıların uyum, ritim ve titreşimiyle ulaşılan pek çok deneme, bu şekilde kurulan ve çağrışımlı bir dil ile desteklenen ya da sabote edilen bir söylem düzenine zaten sahiptir. Dolayısıyla, yüzü fetiş hâle getiren bir uzlaşımı dışavuran, abartılı ama içkin, gözlem ve analiz ürünü her portre, hiç kuşkusuz ki temsil edilen karakterin daha anlamlı bir biçimidir.


Mümtaz Sağlam, Copyright © 2024 / All Rights Reserved.

Ayrıca bakınız: https://saglamart.com/alexis-gritchenko