Do Ho Suh, ev fikrine odaklanan yarı saydam renkli kumaşlarla kurduğu dev boyutlu düzenlemelerine devam ediyor. 2025 yılında Londra’da düzenlediği Walk the House adlı sergi de bu kapsamda, yine mekân, kimlik ve beden ilişkilerinden türeyen kişisel bir tarihin ve kültürün izlerini takip ediyor. Böylece, özel yaşam alanlarını düşünsel bir zeminde tartışan Suh, bu sergiyle mimari düzenlemelerine multimedya çalışmalarıyla yeni bir boyut kazandırmayı deniyor. (1)
Do Ho Suh’un uzun süredir genel sanat yaklaşımını belirleyen ev fikri, üç boyutlu hâle getirilmiş saydam boşluğun düşünsel ve ironik ağırlığı ile hatıra-hafıza derinliği arasında şekillenen çalışmalardan oluşur. Dolayısıyla Walk the House’un da; kişisel hikâyelerin anonimleştiği mekân düzenekleriyle, kültürler ve coğrafyalar arasındaki ilişki ve farklardan türeyen çelişkili durumlara dikkatleri çekerek, mahremiyete ve ahlakî karmaşaya öncelik veren yeni anlatılara yöneldiği görülmektedir.
notlar
1 The Genesis Exhibition: Do Ho Suh: Walk the House, 1 May – 26 October 2025, Bankside, Tate Modern, London. / Walk the House; saydam mekân tasarımları ile geleneksel bir Kore evinin gerçek boyutlarda yeniden üretimiyle, Bridge Project adlı yeni bir çalışmasına ait dokümanlarla ve hafıza imgeleri de diyebileceğimiz yüzlerce saydam tül nesnenin kurgulanmasıyla oluşan bütüncül bir yapı olarak tanımlanabilir.
çok yönlü bir muhasebe alanı: ev
Serginin orta yerine yerleştirilmiş, iç içe geçmiş ev-odalarla saydam bir geçit oluşturan Nest’s 2024, tam da bu bağlamda, içerisi ve dışarısı paradoksuyla şekillenen mahremiyet duyumsamasının çok yönlü bir muhasebe alanı hâline getirilmiş. (2) Burada sanki, ev hakkındaki deneyimlerimiz ve fikirlerimizle birlikte bir algılama tercihi ya da önerisi geliştirecek biçimde, bu toplumsal ve kültürel olgu ya da sorun üzerine düşünmemiz istenmektedir. O yüzden, bir yandan evin geleneksel ve sabit sınırlarının geçirgen ve tekinsiz doğası vurgulanırken, diğer yandan da mahrem ve gizemli bir sivil alan tasviri üzerinden dört ev bir kez daha önümüze çıkarılmaktadır.
Gerçek boyutlarda yeniden inşa edilmiş bu tür mekânlar, aslında hafızanın ürkütücü gücüne dair, yer yer gösterişli tarih ve kültür, kayıplar ve anılar dolayımında mekân, göç ve kimlik tartışmalarına katkıda bulunur. Bu bağlamda sergide Rubbing/Loving: Seoul Home adıyla takdim edilen Hanok Evi, geleneksel Kore mimarisini yansıtan bir replika. (3) Özenle sarılmış, aşındırılmış ve yer yer küflenmiş kağıtlardan oluşan bu ev; sökülüp taşınabilen ve yeni bir yerde kurulabilen bir kurguya sahip. Beden, kimlik ve tarih arasındaki ilişkilere dair bir simge yapı, metaforik ve psikolojik bir sivil mekân…
Walk the House’un gösterim bütünlüğü arasında yer alan ve evi donatan değersiz nesne-eşya dizilimini barındıran bir başka büyük saydam alanda ise, bu yenilik arayışının bir başka boyutuna tanık olmak mümkün. Perfect Home: London, Horsham, New York, Berlin, Providence, Seoul adlı bu etkili düzenlemeyle Suh; ev fikrini tamamlayan ve ayrıntılı bir şekilde betimlenmiş yüzlerce iç mekân unsurunun yarı saydam kumaştan oluşan hayaletlerini adeta çarpıcı birer sanat eserine dönüştürmektedir. (4)
mevcut nostaljinin dışında
Walk the House, ayrıca, Suh’un iki video çalışmasıyla ve devam eden son projesine ait döküman sunumuyla tamamlanan büyük bir yapım durumunda. Londra’nın konut mimarisindeki değişimini ve aşınmış mimari enkazlarını da dramatik bir biçimde akan görüntülerle somutlaştıran Suh; Robin Hood Gardens (2018) ve Dong in Apartments (2022) adını verdiği, ses ve görüntü tekniklerinin desteğiyle dev ekrana yansıyan iki videosuyla mevcut görsel alana yeni bir estetik bağ oluşturma çabası içinde. (5) Harap, yıkılmış apartman görüntülerinden oluşan bu filmler, ürkütücü bir etkiye sahip. Ve/fakat Suh’un diğer çalışmalarıyla mesafeli bir konumda. Tıpkı, dijital tekniklere dayalı bir şekilde gelişmekte olan The Bridge Project‘te olduğu gibi…(6) Hikâye sürekliliğinde ev ve evler arası bağlantıları, fantastik ya da fütüristik bir mühendislik yapımı olarak karşımıza çıkarıyor. Ancak The Bridge Project, henüz tamamlanmadığı için doğal olarak Suh’un, envanterinde ayrıksı bir uzantı olarak yer alıyor. Açıkça kumaş, plastik işlerinin çekici görselliğinin oluşturduğu duygusal boyutun çok uzağında.
Do Ho Suh’un Walk the House ile ev-yaşantı deneyimleri üzerinden sürdürmekte olduğu, kişisel tarihini yakalama ve koruma, psikocoğrafya tartışmaları ve göç hikâyelerinin eşliğinde değerlendirme çabasının, yeni düşünsel anlamlar kazandığı ortadadır.
Prof. Mümtaz Sağlam Copyright © Nisan 2026, Tüm Hakları Saklıdır.
2 Do Ho Suh, Nest’s 2024, polyester and stainless steel, 410.1 × 374 375.4 × 2148.7 cm. Nest/s, Suh’un yaşadığı dört farklı eve ait ara mekânlardan oluşan bir seri. Tek bir uzun koridor olarak birbirine dikilmiş, devasa ve etkileyici saydam kumaş mimari, ara ve sürekli mekân duygusu içinde konumlandıran bir hiçlik hadisesi olarak tasavvur edilmiş gibidir.
3 Do Ho Suh, Rubbing/Loving Project: Seoul Home (2013-2022), Installation view of ‘The Genesis Exhibition: Do Ho Suh: Walk the House, All images © Do Ho Suh, courtesy of the artist, Lehmann Maupin New York, Seoul, and London, and Victoria Miro. Photo by Jai Monaghan/Tate.
4 Do Ho Suh, Perfect Home: London, Horsham, New York, Berlin, Providence, Seoul, Installation view The Genesis Exhibition: Do Ho Suh: Walk the House, 2024, Polyester, stainless steel, 455 x 575 x 1237 cm, © Do Ho Suh
5 Do Ho Suh, Robin Hood Gardens, 2018, Video, colour and sound (stereo), 28 min, 33 sec. ve Do Ho suh, Dong In Apartments, 2022, Video, colour, no sound, 21 min. Her iki çalışmada da kullanılan fotogrametri tekniği, fiziksel dünyanın dijital bir modelini oluşturmak için görüntüleri bir araya getiren ayrıntılı bir süreçtir. Suh bu süreçte, inşa edilmiş çevreyi yaşayan bir organizma, geçmiş sakinlerin bıraktığı izlere tanıklık eden bir yer olarak keşfetmeyi amaçlar. Geçmiş ve şimdiki evlerin unsurlarını yeniden yaratma ve hatırlama girişiminde bir yeri veya bir anı tamamen korumanın imkânsızlığını göstermektedir. Bkz. https://www.meer.com/en/87286-the-genesis-exhibition-do-ho-suh-walk-the-house
6 Bridge Project: Do Ho Suh ile mimar ve tasarımcılarla birlikte üzerinde çalıştığı bu kavramsal proje, Güney Kore’nin Seul şehri ile New York’u birbirine bağlayan dört fantastik köprü önerisinden ve tasarımından oluşur. İki evi bir araya getiren, iki kent arasındaki mekânsal, zamansal, psikolojik ve kültürel mesafeyi kapatmayı öngören kapsamlı bir projeye dönüşmüş durumdadır. Bkz. https://www.lehmannmaupin.com/museums-and-global-exhibitions/do-ho-suh-a-perfect-home-the-bridge-project/press-release
The GenesIs ExhIbItIon: Do Ho Suh: Walk the House / 2025
Do Ho Suh: WALK THE HOUSE at Saglamart.COM
EXHIBITION CATALOGUE
NEW PROJECTS & NEW WORKS
Perfect Home: London, Horsham, New York, BerlIn, ProvIdence, Seoul
RUBBING / LOVING PROJECT: SEOUL HOME, 2013-2022
NEST’S 2024
BrIdge Project (Köprü Projesi)
Do Ho Suh at Saglamart.COM (TURKISH-ENGLISH)
Apartment A, UnIt 2, CorrIdor, and StaIrcase
mekân ve nesneler / place and objects
seçilmiş sergiler / selected exhIbItIons
DO HO SUH / 4 BOOKS – 1 POSTER
Do Ho Suh, Authors: Miwon Kwon and Lisa G. Corrin, English, Paperback, 48 pages, Publisher: Serpentine Gallery, April 2002.
Do Ho Suh: Anatomy, Essays by R. Armstrong, D. Fogle, L. Tillman, R. Gladman, H. Brody, P. Haralambidou, A. Corry, and J. Woo, Conversation by T. Strachan, Hardcover, Publisher: Mackbooks, English, 504 pages, April 2025.
Do Ho Suh: Portal, by Amie Corry (Editor), Do Ho Suh (Artist), Contributors: Martin Coomer, Christine Starkman, Ron Elad and Jon Lash, English, Publisher: DelMonico Books, Hardcover, 104 pages, October 2022.
TATE MODERN / LONDON
bıography
saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.
