Left: Wangechi Mutu, SimbiSiren, 2026, Exhibition view, 61st International Art Exhibition-La Biennale di Venezia, In Minor Keys, Arsenale, Photo by Marco Zorzanello, Courtesy: La Biennale di Venezia

la biennale di venezia - 61st international art exhibition

yeni düşünme ve üretme biçimleri ya da kırılgan temas olasılıkları üzerine

MÜMTAZ SAĞLAM

"

Son dönemde giderek artan Asya ve Afrika görsel kültürüne yönelik ilgi ve estetik-antropolojik bakış çerçevesinde meseleye bakıldığında, Kouoh’un göç ve kimlik, yerinden edilme, baskılanma ve bir yere ait olamama gibi gerilimli durumlara tanıklık eden, değinen ve bu yakıcı gerçekliği kültürlerarası bir sorun ya da durum olarak kavrayan sanatçıları bir araya getirdiği çok açık. Nitekim; daha çok ilginç, yabansı, uyarıcı ve tedirgin edici dramatik bir duyumsamanın, Arsenale’deki merkezî sergilemenin genel karakterini belirlediğini söylemek mümkün. Dolayısıyla Kouoh’un tercihleri ve sergileme yaklaşımının, Batılı standartların dışında şekillenen işlerin, radikal bir tepkisellik bağlamında, itiraz kültürü ve tarihsel yüzleşme gerilimiyle farklılaştığı ortada.

Alexa Kumiko Hatanaka, Instability, 2024, Installation view, 61st International Art Exhibition-La Biennale di Venezia, In Minor Keys, Arsenale, Photo by Andrea Avezzù, Courtesy: La Biennale di Venezia

Dünyanın en büyük ve en eski sanat organizasyonu olan Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi, siyasi tartışmaların gölgesinde açıldı. (1) Basın ve davetliler için planlanan önizleme günlerinde yaşanan yoğunluk, yağmur altında uzayan kuyruklar ve güncel siyasi gerilimin yansıdığı tartışmalar ve protestolarla kendine özel bir gündem yaratmakta gecikmedi. 2025 yılında hayatını kaybeden küratör Koyo Kouoh’un genel kavramsal çerçevesini çizdiği bu sergilemede, Çok sesli bir müzikal metaforu imleyen In Minor Keys / Hassas Tonlarda başlığı altında, ağırlıklı olarak kadın ve Afrikalı sanatçılardan oluşan 110 sanatçı ve kolektifin eserlerine yer verildi. Kouoh; hiç kuşkusuz önsel metinlerde de ifade edildiği üzere, minör tonlara sahip çoklu bir gösterinin, uyumsuz ilişkilerle ilerleyen serbest ve dağınık bir biçimlemeler toplamı olacağını öngörmekteydi. Ya da karmaşık ve sürekli kesişen, psikolojik krizlerden beslenen, sert ve kopuk ama aynı ölçüde duygusallıkla birbirine temas eden bir bütünlüğü düşünmekte ya da hayal etmekteydi. (2)

 

koyo kouoh: hassas tonlarda beliren küçük şeyler 

Bienal, genel görüntüsü itibariyle, Kouoh’un beklentilerine uygun farklı bir görünüm içinde. Uluslararası serginin yer aldığı Arsenale’de (Corderie), ortak bir bakış disiplinini paylaşan, sıkışık bir düzen içinde gerçekleşen ve sizleyeni oluksuz bırakan bir akışı hissetmek mümkün. Tematik bağlam gereği; işlerin özünde yasla dolu, kederli ve nazik ve meditatif bir havayla dengelendiği iddiası ise daha çok metinlerde kalan bir niteleme gibi. O yüzden Kouoh’un duyarlı, farklı ve orijinal olana, hassas tonlarda beliren küçük şeylere ya da yaşanan anlamlı durumlara yaptığı vurguyu, burada dev boyutlu yerleştirmelerde; dokuma esaslı tekstil, örgü ve kolaj tekniğiyle aşırılaşan işlerin pek çoğunda duyumsamak biraz zor. Her şey sanki, yan yana ve hatta iç içe sıralanan bir yoğunluk içinde. Daha çok kimlik, köken, farklılık ve temsil tartışmalarına eşlik eden düzenlemelerde, coğrafî konumlama ısrarı ve yerel kültürlere yapılan atıflarının aşırılığı nedeniyle adeta uzlaşı arayışında kıvranan büyük bir karmaşa söz konusu. Bu durumun neden olduğu bildiri yoğunluğunun bir süre sonra sanatçı takibini imkânsız hâle getirdiğini ve sergilenen işlerin karakteristik niteliği üzerindeki bilgiyi yer yer tahrip ettiğini ise ayrıca belirtmek gerekir. 

Son dönemde giderek artan Asya ve Afrika görsel kültürüne yönelik ilgi ve estetik-antropolojik bakış çerçevesinde meseleye bakıldığında, Kouoh’un göç ve kimlik, yerinden edilme, baskılanma ve bir yere ait olamama gibi gerilimli durumlara tanıklık eden, değinen ve bu yakıcı gerçekliği kültürlerarası bir sorun ya da durum olarak kavrayan sanatçıları bir araya getirdiği çok açık. Nitekim; daha çok ilginç, yabansı, uyarıcı ve tedirgin edici dramatik bir duyumsamanın, Arsenale’deki merkezî sergilemenin genel karakterini belirlediğini söylemek mümkün. Dolayısıyla Kouoh’un tercihleri ve sergileme yaklaşımının, Batılı standartların dışında şekillenen işlerin, radikal bir tepkisellik bağlamında, itiraz kültürü ve tarihsel yüzleşme gerilimiyle farklılaştığı ortada. O yüzden, burada oluşan ortak bilincin, Rusya ve İsrail’in katılımı konusunda Bienal yönetimini zorlayan siyasi tartışmaları beslemesi, Filistin ve Ukrayna bağlantılı protestolarla dönüşmesi çok normal.

 

yabansı imgelem, farklı temsil stratejileri ve materyal tercihi 

Öte yandan Asya ve Afrika görsel bağlantılarıyla fakir malzeme estetiğine yönelen bu antropolojik bakış; hafızayı, geçen zamanı ve yaşanan dönüşümü ifade etmek için ağırlıklı olarak tekstilleri ve dokumaları enstalatif bir dilin temel unsuru olarak kullanmakta. İklim krizi gibi, ekosistemle ve dahası suyla ilişkili söylemsel gücü, bu malzeme ve teknik dolayımında gözlemlemek kuşkusuz ki oldukça önemli. Özellikle de devlet desteğiyle güçlenen ve tartışmalı bir gösteri modeli olarak bienalin ana çerçevesi ile temas içinde kalmaya özen gösteren ülke pavyonlarında; bu meselenin, yerel kültürlere uzanan farklılık ve süreklilik algısı içindeki önceliği doğrudan öne çıkardığı da ayrı bir gerçek. (3Bienal gösterimi bu bakımdan kapsamlı ve önemli büyük bir buluşma aynı zamanda. Sözgelimi Türkiye Pavyonu, gerek seçilen sanatçının kimliği ve aidiyet bağları, gerekse temsil ettiği karma kültürel arka planla tercih ettiği temsil yöntemi, kullandığı malzeme ve teknikler bağlamında bienal temasıyla yakın bir ilişki içinde. O yüzden burada, Kouoh’un özen gösterdiği kırılgan temas olasılıklarının, cinsellik tartışmalarına uzanan eleştiri ve ekosistemle bağlantılı atıfların, Nilbar Güreş‘in dil ve anlatım özellikleriyle ile kurduğu yakınlığı vurgulamak yerinde olur. Dolayısıyla bienal genelinde, yerel kültüre ilişkin görsel dinamiklerin uzantısı olan bir imgelemin, alışık olmadığımız nesne-figür bağlantılarıyla belirginleşen durumsal bir temsil stratejisi olarak, fantastik, yabansı ve tedirgin edici bir bağlamı neredeyse açıkça yedeğinde tuttuğu açık bir şekilde ortadadır. (Wangechi Mutu, Nkanga Otobong, Victoria-Idongesit Udondian, Maria Magdelana Campos-Pons ve Joana Hadjithomas & Khalil Joreige gibi). Ancak bu tür çağrışımlarla dolu simgesel unsurların oluşturduğu alanda, taş, toprak ya da seramik nesnelerle, renkli bez parçaları ve halı-kilim gibi muhtelif dokumalarla yerel kültür ve sanat arasındaki ilişkisel durumun yabansı niteliğini, naif ve doğrudan aktarımın doğallığı içinde sunan bu karmaşanın zaten Koyo Kouoh tarafından öngörülmüş bir durum olduğu da ayrı bir gerçek. . 

Sonuçta; Batılı temsil stratejileri ile deneysel gösterim esaslarını radikal önerilerle bu derecede yadsıyan, doğrudan gerçekliğin akışkan temsilini ve sanatçı performanslarını öne çıkaran bu ortamı, dünyanın farklı yerlerinde beliren ve etkili olan, evrensel kaygılara, krizlere ve gelecek beklentilerine yönelik yeni düşünme ve üretme biçimlerinin büyük ve görkemli bir buluşması olarak değerlendirmek belki de en doğrusu. 

Notlar

1-  La Biennale di Venezia 61st International Art Exhibition, “In Minor Keys” by Koyo Kouoh, Venice (Giardini – Arsenale) May 9 – November 22, 2026, Venice. Küratöryel Ekip: Gabe Beckhurst Feijoo, Marie Hélène Pereira ve Rasha Salti (danışmanlar), Siddhartha Mitter (baş editör) ve Rory Tsapayi (araştırma asistanı).

1- Bkz. https://universes.art/en/venice-biennale/2026/in-minor-keys

1-  Örneklemek gerekirse; Arsenale’nin kuzeyindeki park alanında yer alan Nijeryalı sanatçı Victoria Idongesit Udondian’ın atık giysilerden oluşan devasa enstalasyonu ile Kayayei Mamome adlı ürkütücü performansı burada anılabilir. Obroni Wawu, yerel dilde “ölü beyaz adamın giysileri” anlamına gelir. Bu terim, Batı’dan Afrika pazarlarına gönderilen ikinci el kıyafetler için kullanılır. Udondian, bu kavramı devasa bir dokuma enstalasyonuna ya da heykele dönüştürerek, Batı coğrafyalarında genellikle görünmez kılınan günlük iş yükünü taşıyan göçmen toplulukların hayaletvari varlığını hatırlatır. 

Prof. Mümtaz Sağlam / Copyright © Mayıs 2026, Tüm hakları saklıdır.

IN MINOR KEYS: kolektif hayal gücüyle kurulan büyük bir eser

Koyo Kouoh tarafından kaleme alınan küratörlük metni; karşılaştığınız anlık fiziksel, meteorolojik, çevresel koşullar içinde onlarla yüzleşmeye, daha yavaş bir tempoya geçmeye ve minör tonların frekanslarına uyum sağlamaya bir davettir. Çünkü, dünyayı kasıp kavuran mevcut kaosun gürültüsünde çoğu zaman kaybolsa da; trajik gelişmelere rağmen güzellik üretenlerin şarkıları, yıkıntılardan kurtulan kaçakların ezgileri, yaraları ve dünyaları onaranların armonileri devam ediyor. Müzikte minör ton, hem bir şarkının yapısına hem de duygusal etkilerine işaret eder. O kadar zengin bir fikirdir ki, teknik tanımını hızla aşar ve metaforlarla dolup taşar. Ruh hallerini, karşılıklı söylemeyi, ağıtı, alegoriyi, fısıltıyı çağrıştırır. Gösterişten uzak durarak, sessiz tınılarda, düşük frekanslarda, mırıltılarda, şiirin tesellilerinde, doğaçlamanın başka ve öteki dünyaya açılan kapılarında canlanır. Minör tonlar, duyguları harekete geçiren ve onları karşılıklı olarak destekleyen bir dinlemeyi ister.

DEVAMINI OKU

61ST INTERNATIONAL ART EXHIBITION (CENTRAL PAVILION – ARSENALE)

1– Senzei Maresela, (South Africa), Wall Reefs 104, Detail, 1995-2025, Arsenale, Photo by Luca Zambelli Bais  2- Valid Raad, Far from quieting – Kuwait, Detail, Arsenale, Photo by Marco Zorzanello  3– Marcia Kure, Roadkill III, 2025-2026, Detail, Arsenale, Photo by Andrea Avezzù  4– Kenedy Yanko (USA), Disciples of joy in the material world, 2025, Detail, Arsenale, Photo by Luca Zambelli Bais  5- Sahrap Hura, (India), Things Felt But Not Quite Expressed and Timeless, 2026, Installation view, Arsenale-Giardini, Photo by Andrea Avezzù  6- Georgina Maxim, (Zimbabwe) Borrowed books and underlined statements, 2023-2026, Detail, Arsenale-Giardini, Photo by: Marco Zorzanello, © 61st International Art Exhibition, La Biennale di Venezia, In Minor Keys, Courtesy of La Biennale di Venezia

See Stop Run; is an exhibition by Christopher Wool held in New York in 2024, built upon powerful urban associations. Wool rented the 19th floor of a building constructed in 1908 at 101 Greenwich Street for this exhibition. The works exhibited in this 18,000-square-metre space, filled with abandoned, bare or roughly plastered walls, are presented as if integrated with plaster panels, signs, careless plastering, half-finished paint jobs, and vague water and construction puddles. Therefore, it is impossible to consider and evaluate the exhibited works independently of the context of this unusual space. Aware of the physical interaction taking place here, Wool has planned an experimental presentation that echoes New York’s punk aesthetic. By creating scenes that echo his admiration for renewal, he has boldly proposed an aesthetic that grasps urban life in its harsher, darker and more realistic aspects.

DEVAMINI OKU

THIRD ESSAYS ON 61ST INTERNATIONAL ART EXHIBITION

GÜLAY YAŞAYANLAR

61st International Art Exhibition, "In Minor Keys" by Koyo Kouoh

Image: Ebony G. Patterson (USA), Installation view, Arsenale, Photo by Andrea Avezzu

READ MORE / YAZIYI OKU

Venice Biennale 2026

GÜLAY YAŞAYANLAR

Siyahî Diyasporik Enerji: 61st International Art Exhibition, "In Minor Keys" by Koyo Kouoh

Image: Guadalupe Rosale, Installation view, Arsenale, Photo by Marco Zorzanello

READ MORE / YAZIYI OKU

MÜMTAZ SAĞLAM / 61. uluslararası sanat sergisi: yeni düşünme ve üretme biçimleri ya da kırılgan temas olasılıkları üzerine

Image: Elmner Rana, Installation view, 2026, Arsenale, Photo by Andrea Avezzu

READ MORE / YAZIYI OKU

CATALOGUE

61. Venedik Bienali’nin resmi kataloğu, Koyo Kouoh’un küratörlüğünü yaptığı uluslararası sergi ile ulusal katılımlara ve yan etkinliklere ayrılmış iki ayrı bölümden oluşan önemli bir yayın durumunda. Sanatçılara ayrılan sayfalar, sergilenen eserlerin ardındaki fikirleri ve üretim sürecini aktaran eskiz ve üretim süreçlerine ilişkin görsellerinin yanı sıra, kapsamlı kısa bir denemeyi de barındırıyor. Sanatçı pratikleri üzerine kaleme alınan yazılar ise, farklılık gösteren bakışlarla bu yayını zenginleştiriyor. Tematik bağlam ile düzenlemelere ilişkin güncel sorunları ele alan sekiz özgün makale (Tandazani Dhlakama, Adrienne Edwards, Stefanie Hessler, Miguel A. López, Hélio Menezes, Wanda Nanibush, Oluremi C. Onabanjo ve Françoise Vergès tarafından yazılmış) imzalarını taşıyor. Bu arada sergilerin düşünsel bütünlüğü sağlayan Ken Bugul, Teju Cole, Natalie Diaz, Frieda Ekotto ve Abdaljawad Omar imzalı beş özgün makale de ayrıca dikkatleri çekiyor..

Biennale Arte 2026, In Minor Keys, Catalogue / English, 2 Volumes, 21 X 27 Cm, Pages: Vol. I 720 Ca. / Vol. Ii 254 Ca., Paperback, Graphic Design: Clarissa Herbst And Alex Sonderegger.

Biennale Arte 2026, In Minor Keys, Short Guide / English, 15 X 20 Cm, Pages: 552 pages, paperback, Graphic Design: Clarissa Herbst And Alex Sonderegger. 

BIOGRAPHY

Photo by Mirjam Kluka

KOYO KOUOH

(24 Aralık 1967-Kamerun-10 Mayıs 2025, İsviçre) 

Uzun yıllar boyunca Cape Town’daki Zeitz Çağdaş Afrika Sanatı Müzesi’nin (Zeitz MOCAA) direktörü ve baş küratörü olarak görev yaptı. Bu görevinden önce, Senegal’in Dakar kentinde sanat, bilgi ve toplum merkezi haline gelen RAW Material Company’nin kurucu sanat direktörlüğünü üstlendi. Ayrıca documenta 12 (2007) ve documenta 13 (2012) küratör ekiplerinin bir üyesiydi. Kouoh, sanat, mimari, eleştiri ve sergi düzenleme alanlarındaki başarıları onurlandıran İsviçre’nin en önemli sanat ödülü olan 2020 Meret Oppenheim Büyük Ödülü’nün sahibidir. Body Talk: Feminism, Sexuality and the Body in the Works of Six African Women Artists (2015, Wiels, Brüksel) gibi güncel ve etkili sergiler düzenlemiştir. Zeitz MOCAA’daki görev süresi boyunca, Afrikalı ve Afrika kökenli sanatçılara odaklanan önemli kişisel sergiler düzenlemiştir. Bu bağlamda, Otobong Nkanga, Johannes Phokela, Senzeni Marasela, Abdoulaye Konaté, Tracey Rose ve Mary Evans gibi sanatçıların yer aldığı sergilerin küratörlüğünü yapmıştır. Zamanını ve çalışmalarını Cape Town, Dakar ve Basel arasında bölüştürmektedir.

LA BIENNALE DI VENEZIA / 10 Selected NatIonal PavIlIons

İZMİR - LONDON

saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.

Copyright ©
Can Sağlam - Gülay Yaşayanlar Mümtaz Sağlam, 2026.