Nilbar Güreş’in imgelemi, hem yaşamöyküsel hem de toplumsal hafızayı deşen anlatı odaklı göndermelerin bir toplamıdır. Kimlik, aidiyet, cinsiyet ayrımı, eşitsizlik ve göç gibi kavramlarla bağlantılı hikâyeler eşliğinde, simgesel nesne ve imgelerle biçimlenen son çalışmalarını Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nda A Kiss on the Eyes / Gözlerinizden Öperim adıyla sunuyor. (1)
Sergide, sanatçının bakış aralığında istiflenen imgeler, özgürleşmiş birer gösterge hâlinde, toplumsal hafızayla bağlantılı bir şekilde, yabancılaşmış bir anlam alanı olarak yeniden biçimlenmektedir. Burada gerçekleşen bağımsız imge akışının, sıradan ama sahici bir kültürel haleti ruhiyeye karşılık geldiği ortadadır. Nitekim Güreş’in ortaya koyduğu queer yapılanma, güvencesiz bir alanda kırılgan, duyarlı ve devingen söylemleri de içine alan bir düzenlemedir. Tıpkı, bulanık bir anlam yapılanmasına sırtını dayayan ve serginin merkezine konumlanan Land (Diyar-Toprak) adlı büyük enstalasyonda görüldüğü gibi… (2)
bilinçdışı, hafıza ve bir imge paradoksu olarak enstalasyon
Land’da bu bağlamda, simgesel bir ağacın gövdesinden sarkan renkli parçalardan oluşan yapı; beden, eril tahakküm ve benzeri kavramlar üzerinden girişilen muğlak bir mekân yaratma deneyimidir. Adeta ruhsal bir alan inşasına dönüşen bu tuhaf biçimleme, muhtelif giysiler, nesneler, aykırı yaratıklar ve doğal formlarla kurulu enstalatif bir dil örgütlenmesidir. Mantık dışı bir bağdaşmazlık söylemi uyarınca, bir araya getirilen queer varlıklarla, bu paradoksal imgelemin hafızayı temsil gücü ise oldukça yüksektir. Dahası Land’da, dağılmış anlam katmanlarının melez bir yapılanmadaki ilişkisel gücü, mizâh yüklü ve çoklu bir tahayyül ile zaten ortaya çıkmaktadır. Yine de Güreş’in sezgisi ve hafıza bağlantılarını sağlayan parodik temsil nesneleri, sanki sancılı bir bedenin ya da ruhun bükülmesine benzer bir dönüşüm içindedir. Dolayısıyla, hayatın olağan akışına ters bu ezoterik yapılanma, aynı oranda şimdiki zamanı sıkıştıran kavram ve sözcüklerden kurulu, sosyo-politik gerilimlerden türeyen uyumsuz önermelerin birbirine bağlandığı içsel bir mizansendir.
Nitekim tuhaf canlıların, bir takım ev içi nesnelerin ve/veya doğadan alınmış kimi formların yer aldığı bu aykırı düzenleme; ayrımcılık, iktidar, özne ve beden söylemleri üzerinden şeylerin çok boyutlu temsiline odaklanmıştır. Başka bir deyişle; kültürel bağlantılarla, sınıfsal farklılıkların ve güç ilişkilerinin sorgulandığı, tanımsız muğlak unsurların, sıkışmış bir ruhsal imgelemle alt üst edildiği deneysel bir temsilin mekânı hâline gelmiştir.
ara bölgelerde konumlanan çoklu bir düğümlenme olgusu
Land örneğinden hareketle, Gözlerinizden Öperim’de vurgulanan esas şey, şefkat ve samimiyet içeren bir söylem dahilinde beliren mesafe duygusudur bir bakıma…Nevrotik bir sapma ile ortaya çıkan biçim dışı bu tür betimlemelerle, psikolojik gerekçelere dayalı ruhsal bir alan-ada yaratma deneyimi ve hayali söz konudur ayrıca burada. Geçmişi de içine alan bu tasavvur, karmaşık bir ruhsal topoğrafya ile birlikte sunulmaktadır. Düşünsel çıkarımlara dayalı bir direncin de etkin olduğu bu süreçte, kırılgan dengelere yaslanarak yabancılaşmış anlam katmanlarının oluşturulduğu da kesindir.
Dolayısıyla Nilbar Güreş; ortak hafızaya ve duygulara hitap eden bu minör kosmosta, başkalaşan imge-nesne düzenekleri üzerinden bedenle örtüşen tekil alanları açık bir şekilde kuşatmaktadır. Özellikle ağaç gövdesi üzerine asılan kimi giysi parçalarının uzuv-beden uzantılarında gözlendiği gibi… Eril tahakküm, cinsiyetçi söylem, ayrımcılık gibi kavram ya da sorunların öne alındığı, melez hisler karmaşasının hüküm sürdüğü bu tartışmalı aralıkta, tüm sergi alanı düşünsel bir gösteriye dönüşmüştür adeta.
Bu nedenle, Gözlerinizden Öperim’de hiç kuşkusuz, toplumsal söylemlerle bireysellik arasında anlamı sarsan kimi rastlantısal boşlukları kapsayan ve nesneleri bu ara bölgelerde konumlayan çoklu bir düğümlenme olgusu yaratılmıştır. Tümüyle aykırı bir dil ve biçimleme hadisesi olarak öne çıkan Land örneği ise; bu bağlamda, örtük bir politik duruş düzenlemesi, bir ihlâl kurgusu ve etkili bir öteki alan tasavvuru olarak karşımızdadır.
Prof. Gülay Yaşayanlar Copyright © Haziran 2026, Tüm hakları saklıdır.
1 Nilbar Güreş, A Kiss on the Eyes / Gözlerinizden Öperim, Küratör: Başak Doğa Temür, 6 Mayıs – 22 Kasım 2026, Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi, Türkiye Pavyonu, Arsenale, Venedik.
2 Nilbar Güreş, Land / Diyar-Toprak, 2026, Karışık Teknik, Mixed media, 350x550x200 cm, Fotoğraf: Fatih Yılmaz)
SON İKİ SERGİ
Nilbar Güreş: Gözlerinizden Öperim, 2026, Venedik BİENALİ
Nilbar Güreş: GÖZLERİNİZDEN ÖPERİM / A KISS ON THE EYES (Katalog)
BİYOGRAFİ
Nilbar Güreş (d. 1977, İstanbul), Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde, yüksek lisansını ise Viyana Güzel Sanatlar Akademisi Resim ve Grafik Bölümünde tamamladı. Yüksek lisansının ardından, Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’nde Sanat ve Tekstil Pedagojisi eğitimi aldı. Güreş’in pratiği; fotoğraf, video, film, resim, kumaş üzerine karışık teknik kolaj, performans, heykel ve yerleştirme gibi farklı mecraları kapsar. Yapıtları çoğunlukla kendi hayat hikâyesinden yola çıksa da toplumsal adaletsizlik, toplumsal cinsiyet normları ve kültürel kimlik kodları gibi meselelere de odaklanır. Bu konular üzerine yerleşik kalıpları esprili ve şiirsel yollarla yıkmak için araştırmalarına devam eden Nilbar Güreş çalışmalarını Napoli, Viyana ve İstanbul’da sürdürüyor. (bkz. www.arter.org.tr)
saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.
