Georg Baselitz, Jumping Over My Shadow, Installation view, Sep 20 – Oct 29, 2016, Gagosian New York, © Georg Baselitz 2016 – Photo: Rob McKeever, © Gagosian Gallery. [https://dailyartfair.com/exhibition/5603/georg-baselitz-gagosian]

baselitz'in son sergileri:

tutkulu bir değişim ve yenilenme arayışı

GÜLAY YAŞAYANLAR & MÜMTAZ SAĞLAM

"

BaselItz’in, son sergilerinde sıklıkla kullanılan ve aslında 2020 yılında iyice belirginlik kazanan görüntü transferi işlemi, hiç kuşkusuz ki olanaklı bir resimsel buluşa dönüşür. Tuval yüzeyine oluşturduğu figürü, başka bir tuval yüzeyine çakıştırarak gerçekleştirilen bu aktarım, aslında basit bir monoprint uygulamasıdır. Üst üste getirilen iki yüzeyin birbirinden sıyrılarak ayrılmasıyla oluşan manipülatif, soyut, ters ve ham görüntü, yeni dönemin estetik çerçevesini belirler. 2019 tarihli Madame DemoIsIelle weIt weg von der KüNste; adlı kompozisyonda ilk kez denenen bu aktarım işlemi, farklı yüzeylere aktarılan çifte görüntünün işlevsel ve kullanışlı bir görsel niteliğe sahip bulunduğunu örnekler.

Georg Baselitz, That’s two Figures in the Old Style/Da Sind Zwei Figuren im Alten Stil, 2019, Oil on painter’s gold varnish on canvas, 300×212 cm. [Bu resimler 2020 tarihli Years Later sergisinde yer almıştır. Bknz. https://gagosian.com/exhibitions/2020/georg-baselitz-years-later/]

Georg Baselitz, That’s two Figures in the Old Style/Da Sind Zwei Figuren im Alten Stil, 2019, Oil on painter’s gold varnish on canvas, 300×212 cm. [Bu resimler 2020 tarihli Years Later sergisinde yer almıştır. Bknz.  https://gagosian.com/exhibitions/2020/georg-baselitz-years-later/]

Georg Baselitz’in son sergileri; aslında, geçen zaman ile değişen beden ve düşünce yapısınının izleri üzerine yapılanır. Yaşlanma ve ölüm gerçekliği, resim üretiminin neredeyse temel konusu hâline gelir. Giderek duygusallaşan ve trajik bağlama sürüklenen bu yaklaşım, bir yandan da sanat tavrının görsel niteliklerini ve üretim mantığını sanat tarihinden aldığı verilerle değerlendirme çabası içindedir. Daha önce geliştirmiş olduğu radikal muhalif söylemin yerini, hakikat ve tevazu arasında gidip gelen ve yeni bir ifade anlayışı almış gibidir. Ancak sanatçının aşırılaşan dil ve teknik araştırmalarına, deneysel ve aykırı biçimleme yaklaşımlarına gösterdiği ilginin ise devam ettiğini, güncellenen bir dil bütünlüğünün özenle korunduğunu da bu arada belirtmek gerekir. 

Baselitz, 2000’lini yıllarını karakterize eden ve negatif bağlamda gelişen figür algısının ve içerik değişiminin ilk belirtilerini görünür kıldığı çok sayıda kişisel sergi düzenlemiştir. Bunların arasında öne çıkan ve yaşanan değişimi görünür kılan bir panoramadan bahsetmek gerekirse, sözü 2016 tarihli Wir Fahren Aus / We’re off adlı sergiden başlatmak yerinde olur. [1] Sanatçı bu sergide, siyah zeminli büyük tuvallere oluşturduğu, portre değerleri vurgulu figür düzeneklerini, sisli ve dumanlı bir ortamda sunar. Bir biçimleme deneyi olarak benimsenecek olan yeni görüntü üretme teknikleriyle çalışma anlayışı, sonraki gelişmeler hakkında ipucu barındıran kapsayıcı bilgilere sahiptir. Merkeze alınmış çıplak durumdaki portre ve yatay figürlerin daha çok bedensel farklılığına vurgu yapan Baselitz; düz ama kısmen hacimli bir varlık katmanı oluşturarak, sisli bir ortam tahayyülü içinde ölüme yaklaşan bir gerilimi ve ürküntüyü hissettirir. Serginin ayrı bir bölümünü tahsis ettiği kâğıt üzerine çizilmiş desenler de yine burada, portre odaklı bir yaklaşım içinde çeşitlenir. Desenler; hiç kuşkusuz ki, onu bakış ve düşünce değişikliklerine sürükleyen, yeni olasılıklar üzerine yürüttüğü tartışmaları belgeleyen samimi bir üretimdir. Tuval resimlerine göre daha makul, sakin ve estetik açıdan daha zarif görünen bir deneyim olarak hep karşımızdadır.

Benzer bir kapsamda düzenlenen 2019 tarihli Devotion adlı sergi; Baselitz’in hayranlık duyduğu sanatçılara yönelik hazırladığı portrelerden oluşan ve sanat yaklaşımın kaynak ve kökenleri üzerine yoğunlaştığı değerlendirme sürecinde önemli görünen bir etkinliktir. [2] Joan Mitchell, Tracey Emin, Edvard Munch, Paula Modersohn-Becker, Nicole Eisenman; Cecily Brown, Piet Mondrian, Alexander Calder ve Mark Rothko gibi sanatçıların otoportrelerinden hareketle kırık çizgi istifi ile oluşturulan ve baş aşağı duran, açık bir bağlılığı ifade eden bu resimler, karanlık ve dumanlı bir ortamda patlayan renklerle biçimlenir. Lekeci ve dışavurumcu hamleleri çizgi yoğunlukları ile kontrol eden bu özdeşleşme deneyimi, maniyerizmle alâkalı tasvir geleneğinin bir parçası gibidir. Absurd görünen üslûpçu ama kabul edilebilir aykırı bir bakışa yaslanmaktadır. Baselitz’in benzer bir uygulamaya 2022 yılında Venedik‘te düzenlenen Archinto adlı sergisinde de yer verdiğini burada anımsatmak gerekir. [3]

2020 yılında San Francisco’da düzenlenen What if… adlı sergi de yine, çok renkli bir yoruma yönelen, resmin temsili anlam ve işlevini radikal biçimsel yenilenmeler bağlamında belirleyen ya da öteleyen son değişim hamlelerinin birini oluşturması bakımından çok önemlidir. [4] Resim alanını dinamik ve parçalı bir ortam olarak tahayyül eden ve bir bakıma figürü içine gömen bu yaklaşımda; beyaz renkle vurgulu figürler, boşlukta hareket eden ya da salınan, transfer yöntemiyle sıyrılmış ve düzleştirilmiş hayaletlere dönüşür. Üzerine eklenen figür desenleri ile birleştirilen bu görsel düzen, dinamik mekânsal unsurlarla resim atmosferine müdahalede bulunan ilkel figür tipolojisi, düzleştirilmiş izlerle kurulan renkli çizgi ve leke eklentileriyle ölü beden düşüncesine yönelen tinsel bir boyut ve derinlik kazanır. Aynı yıl düzenlenen Years Later ise, What if… sergisinde örnekleri görünen baskıresim ve görüntü transferi tekniklerini kullanılarak üretilen, biri pembe ve yatay olmak üzere on üç büyük ve dikine kullanılan figüratif monokrom resimden oluşur. [5] Kalın, abartılı ve pürüzlü yüzeye sahip bu negatif silüetleri, melez bir sonuç olarak nitelemek gerekir. Years Later bütünü itibariyle, organik form ya da figür düşüncesiyle ulaşılan dokunsal sonuçları görünür kılar. Neredeyse tekdüzeleşen bir dizilimle karanlık, sıkıntılı ve gerilimli bir insanlık durumu anlatısına dönüşür.

Baselitz’in, son sergilerinde sıklıkla kullanılan ve aslında 2020 yılında iyice belirginlik kazanan, görüntü transferi işlemi, hiç kuşkusuz ki olanaklı bir resimsel buluşa dönüşür. Tuval yüzeyine oluşturduğu figürü, başka bir tuval yüzeyine çakıştırarak gerçekleştirilen bu aktarma işlemi, aslında basit bir monoprint uygulamasıdır. Üst üste getirilen iki yüzeyin birbirinden sıyrılarak ayrılmasıyla oluşan manipülatif, soyut, ters ve ham görüntü, yeni dönemin estetik çerçevesini belirler. Bu sergide yer alan Madame Demoisielle weit weg von der Küste adlı kompozisyonda ilk kez denenen bu aktarım işlemi, farklı yüzeylere aktarılan çifte görüntünün işlevsel ve kullanışlı bir görsel niteliğe sahip bulunduğunu örnekler. [6] Son dönemde bu işlemin özellikle çıplak figür yorumlarında daha duyarlı ve kırılgan sonuçlara ulaştıran ayrıcalığı fark edilerek sık biçimde kullanıldığı görülür. Bu deneyim, aktarılan görüntü alanına yukarıdan yapılan el yazımı hâline dönüşen çizgisel müdahalelerle, baskıresimlere özgü izleri ve etkilerin resimsel duruma taşımasıyla tamamlanır. [7]

Önemli etkinliklerle dolu 2020 yılında düzenlenen bir diğer sergi olan Darkness Goldness, ulaşılan figür örüntüsünün çizgisel karakterinin ve sürekliliğinin boyutlandığı abartılı kabartmalar üzerine kurulmuş gibidir. [8] Baselitz, özellikle figürlerin sarkan ellerine odaklanan ve zeminini kaybederek altın sarısı pigmentle hacimlenen heykel ve rölyef aralığında biçimlendirilmiş dev boyutlu yabancılaştırılmış bir beden düşüncesini ve algısını yeniden yorumlar burada. Karanlıkta ışık saçan parlak ve metalik görünümlü bu çalışmalar, sanki altın suyuna bandırılarak kutsanmış unsurlar hâlinde yan yana dizilir. Altın rengi burada, boyanın hamurlaştığı bir kabartılı hâliyle, uhrevi bir görselliğe alan açarken, sanki ölüm gerçekliğine ilişkin takıntılı bir anlam ya da kehanet yüklemektedir. Böylece elde edilen dokunsal etkiyi, bir aşkınlık simgesi olarak geliştiren sanatçı, yine ölüm sonrası tahayyülün bir unsuru olarak elleri görünür kılmaktadır. Darkness Goldness resim dizisi bu bağlamda, altın rengi ile tuhaf görünümlü büyük parçalı el izi çarpıtmalarını, hayalet-figür ve cansız beden tasavvuruna eklemiş görünmektedir. Bu şekilde fantastik unsurlarla zenginleştirilen mevcut imgelem, soyutlanmış figür ile çok farklı malzeme tercihlerini buluşturacak olan radikal bir değişimin eşiğine sürüklenir. 

Nitekim, 2021 yılında New York’ta düzenlediği Springtime adlı sergide şaşırtıcı bir şekilde kolajlarını, değişim tutkusunun yeni boyutlarını oluşturacak şekilde takdim eder. Özellikle baş köşeye yerleştirilen Spaziergang am Meer adlı çalışmaserginin en dikkat çekici yapıtıdır. [9] Sergi neredeyse tümüyle Baselitz’in, Dada ve Hannah Höch sempatisini açık eden malzeme deneyleriyle biçimlenmiş gibidir. Sunulan pek çok çalışma, naylon kadın çorabı ve tül ya da kumaş gibi yüzeye eklenmiş ve boyanmış unsurlarla ilkelsi ve basit bir yönelim içinde tamamlanmıştır. Tekrarla ritim kazanan bu renksiz ve karmaşık yüzeylerde, baskıresim izleri ve yineleme ritmiyle elde edilmiş saydamlık ilişkisi öne çıkarılmıştır. [10] Sanatçı bu şekilde; simgesel bir bakış uyarınca, bir bakıma erotik ve fetişist bir unsur olarak kabul edilebilecek olan kadınlara ilişkin nesne-imge bağlantılarını resim yüzeyine ekleyen tuhaf bir tasavvurun peşinde görünür. 

2022 yılında düzenleden Sofa Pictures ise bu kapsamda çok daha dramatik görünen bir seriden oluşur. Elke Baselitz’i model olarak kullanan ve aşırı deformasyona maruz bırakan sanatçı, açıkça yaşlanma gerçekliğine atıflarda bulunmaktadır. Bu sergi, aynı zamanda Baselitz’in transfer yöntemiyle ürettiği eserleri, yine bir dil aşırılığı içinde biçimlenen uyumsuz bedenler tipolojisi bağlamında bir araya getirir. Özellikle Elke Figürleri olarak çeşitlenen yatar durumdaki iskelet imgeler, kanepe şeklini çağrıştıran kurgusal mekânda ölü beden çağrışımı yapan figür örüntülerini ürkütücü bir düzeyde görünür kılar. Dört büyük tuvalle, kemik-iskeletten oluşan cinsiyetsiz ölü beden tasvirini, kanepe metaforuyla ilişkilendiren sanatçı, negatif imge kavrayışıyla, basit ve tartışmalı mekân duyumsamasıyla ölüm meselesini ve algısını tüm şiddetiyle göstermek ister. Zaten, benzer temayı işleyen çok sayıda desen olasılıklarının da, yine son dönemde Baselitz’in üretimini pekiştiren, sergilerini bütünleyen istikrarlı bir üretime ve katkıya dönüştüğü ortadadır. 

The Painter in His Bed, 2023 yılının son aylarında Baselitz’in New York’ta düzenlediği önemli bir sergidir. [11] Bu sergiye adını veren dev boyutlu resimdeki dört geyik formunun, bir yıl sonra düzenlenen ve büyük ses getiren A Confession of My Sins sergisindeki yorumdan çok daha farklı olduğu hemen fark edilir. [12] Dahası burada resmin adıyla teşhir ettiği görsellik arasındaki bağlantı net değildir. The Painter in His Bed adlı sergide ayrıca, yatak ve çarşaf çağrışımı yapan yapıştırma bezler, bir kolaj uygulaması ile yatan figürlere kurmaca bir mekân duyumu teşkil eder. Ve çorap uygulamalarıyla kırmızı çizgilerle oluşturulmuş çok sayıda geyik deseni buluşturulur. The Painter in His Bed , tuval yüzeyinin bir kısmını kapatan bezler yapıştırarak kumaş- bez ve yatak ilişkisini canlı tutar. Bu sergide ayrıca, geyik-insan veya geyik-kadın figürü arasında ilişkisel bir durum yaratılmaya çalışılır. Biçimsiz, ham ve basit figürasyonu, kolajlanan geyik imgesini yabancılaştıran Baselitz, figürlerin ayak-bacak kısımlarına eklediği naylon çorap, boyalı çoraplarla malzeme uygulamaları alanında ilginç negatif görüntüler elde eder. Geyik tasvirlerinin, bu şekilde çorap nesnesi ve imgesiyle buluşması ise Dadaist bir vurgudur hiç şüphesiz. Ayrıca yatan figürlerin çarşaf ve beyaz ya da siyah kumaşlarla bir araya getirildiği bu uygulama, ironik bir bağlama sürüklenen yatak, beden ve ölüm çağrışımlarıyla zenginleşir. Bu durum en basit haliyle (iki yıl önce 2021’de) Springtime adlı sergide duyumsanan değişim ve yenileşme arayışının son evresi olarak görünür. Ancak The Painter in His Bed sergisi için daha karamsar bir bakışın renksiz ürünlerinden oluşan bir seçki de diyebiliriz. Hatta etkili ve basit geyik desenleriyle bu açılım dengelenmiş gibidir. Belki de görsel etkinin açılımını kontrol ederek geleneksel resim fikrinden çok da uzaklaşmak istemez. [13]  

Baselitz’in 2024 tarihli Londra’da düzenlenen son büyük sergisi A Confession of My Sins geriye dönüş hikâyeleri üzerine yapılanmış büyük bir etkinliktir. [14] Sanatçının çocukluk ve ilkgençlik dönemlerine ilişkin görsel referanslar üzerinden işleyen bir imgelem, aslında zaman içinde yaşanan değişiminin temel niteliğine odaklanır. Bu bağlamda resimlerinin konularına, dayanaklarına ve anlamlarına yönelik bir görsel alan açarak Baselitz ikonografisine yeni bir boyut kazandırır. Kendini merkezde tutan ve dokunaklı sonuçlar üreten bu bakış, kısmen renklenen bir arka planda yaşanan buruk coşkuyu mecazlarla yüklü hayvan imgeleriyle anlatmayı dener. Her durumda soyut ve düz niteliğiyle çerçeveye sokulan bu yaban hayat imgeleri, kırsal alana ve yaşama atıflı yeni anlatımı bütünler. Aynı zamanda duygusal, dokunaklı ve gergin olan bu imgelem, sanatçının görsel dil ve anlatım bağlamında içinde bulunduğu gelişme ve özgürleşme mücadelesinin simgesel unsurlarıyla zenginleşir. 

Bu sergiye ayrıca, radikal biçimleme ve kriz-şok estetiği ile ilişkili siyah-beyaz büyük tuval resimleri eşlik eder. The Machine Paint A. A. Twice adlı 2023 tarihli Antonin Artaud’a karşı duyulan bağlılıkla biçimlenen baş aşağı edilmemiş ikili figür düzenlemesiyle, Marie-Therese in Dinard adlı ayrı bir başka ikili düzenleme burada dikkatleri üzerine çeker. [15-16] Ayrıca Beyond the Rattan Sofa in Wave Form adlı büyük boyutlu çizgi akışıyla elde edilen tuval üzerine desen organizasyonuna Baselitz’in farklı bir yoruma yönelerek renksiz ve çizgisel figüratif bir yönelim içinde oluşturduğu dinamik karmaşa ile Jackson Pollock’a atıflı bir biçimleme olarak bakılabilir. Bu büyük boyutlu ve büyülü düzenek, Bazelitz’in resim pratiğindeki biçimleme özgürlüğünün ulaştığı trajik evreye işaret eder. [17]

Bazelitz‘in baştan bu yana resmin temsili niteliğini kıran biçimsel belirginliği ve dokunsal duyumsamayı canlı tutan bir plastisiteye yakın durduğu ileri sürülebilir. Ayrıca ters resimler stratejisinin de resmi maddiliğini ilk elden gösteren, onu nesne olarak takdim eden, grotesk biçimlemenin fark edildiği bir uygulamaya dönüştürdüğü kesindir. Ağırlık, denge ve düzen konusunda sergilenen bu tahripkâr tavır, resmin kendi fiziksel ayrımına, değişimine, salt biçimsel ve deneysel kurulumuna doğrudan hitap etmektedir. 

Georg Baselitz’in 2000’li yıllarda yoğunlaşan kişisel sergilerine; bir üretim sürekliliğinin doğal sonuçlarını gösteren, donanımlı bir dönüştürme gücüne dikkatimizi çeken, sanat tavrının ve düşünce dünyasının kaynak ve kökenlerine dair bilgiler içeren, mutlak tarihsel bir olay-olgu olarak bakmamız gerekir. Paylaşılan görsel dünyanın verdiği heyecanla bu ilişkisel düzlemi fazlasıyla arzuladığı da ortadadır. [18] Birçok vesileyle yüzleştiğimiz yapıtlar üzerinden, Baselitz’e özgü giderek trajik bir hâl alan tasavvuru kavramak ise, hiç kuşkusuz son derece heyecan vericidir.

Prof. Gülay Yaşayanlar & Prof. Mümtaz Sağlam, Copyright © 2024 / All Rights Reserved.

NOTLAR

1  Georg Baselitz, Wir Fahren Aus / We’re of, Kişisel Sergi, White Cube (Bermondsey – London), 27 Nisan -3 Temmuz 2016, Londra. https://www.whitecube.com/gallery-exhibitions/wir-fahren-aus-were-off

2 Georg Baselitz, Devotion, Kişisel Sergi, Gagosian New York, 24 Ocak – 23 Mart 2019, London. https://gagosian.com/exhibitions/2019/georg-baselitz-devotion/

3  Georg Baselitz, Archinto, Kişisel Sergi, Küratör: Mario Codognato, 19 Mayıs 2022- 4 Aralık 2022, Museo di Palazzo Grimani, Venedik. polomusealeveneto.beniculturali  Archinto, Grimani ailesinin portrelerinin on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar sergilendiği, sıva çerçeveli panellere asılan, özel olarak yapılmış oniki resmi içerir. Baselitz bu sergide Venedik’e ve zengin sanatsal geleneğine saygı duruşunda bulunarak sanat tarihi sürekliliğini kurarken aynı zamanda Rönesans portre geleneği ile çağdaş eşdeğerleri arasındaki kopuşu da işaret eder. https://gagosian.com/news/museum-exhibitions/georg-baselitz-archinto-museo-di-palazzo-grimani-venice/

4  Georg Baselitz, What if… Kişisel Sergi, 12 Mart-2 Mayıs 2020, Gagosian San Francisco. https://gagosian.com/exhibitions/2020/georg-baselitz-what-if/

5  Georg Baselitz, Years Later, Kişisel Sergi, Gagosian Hong Kong, 21 Mayıs -18 Haziran 2020. https://gagosian.com/exhibitions/2020/georg-baselitz-years-later/

6  Georg Baselitz, Madame Demoisielle weit weg von der Küste, 2019, Tuval Üzerine Yağlıboya, 302 x 427 cm.

7  Georg Baselitz, Scwarz mit Ölfleck, 2019, Tuval Üzerine Yağlıboya, 300 × 212 cm.

8  Georg Baselitz, Darkness Goldness, Kişisel Sergi, White Cube (Mason’s Yard), 4 Ekim-14 Kasım 2020, Londra. https://www.whitecube.com/gallery-exhibitions/darkness-goldness

9  Georg Baselitz, Spaziergang am Meer, 2021, Tuval Üzerine Akrilik, Dispersiyon Yapıştırıcı, Kumaş ve Naylon Çoraplar, 300 × 400 cm. https://gagosian.com/exhibitions/2021/georg-baselitz-springtime/

10  Springtime’ın dikkat çeken yapıtlardan bir diğeri için bakınız: Georg Baselitz, Displaced Persons, 2020, Tuval Üzerine Yağlıboya, Dispersiyon Yapıştırıcı ve Naylon Çoraplar, 195 × 310 cm. https://gagosian.com/exhibitions/2021/georg-baselitz-springtime/

11  Georg Baselitz, The Painter in His Bed, Kişisel Sergi, Gagosian Gallery, 9 Kasım – 22 Aralık 2023, New York. https://gagosian.com/exhibitions/2023/georg-baselitz-the-painter-in-his-bed/

12  Georg Baselitz, The Painter in His Bed, 2022, Tuval Üzerine Akrilik, Dispersiyon Yapıştırıcı ve Plastik, 300 × 500 cm. The Painter in His Bed, siyah üzerine beyaz gri renklerle çizilmiş dört adet geyik figürünü içerir. Çizgi yoğunluğu-lekesel alanlar ve dinamik hatlarla kurulu, baskıresim estetik bağlamı ve kontrast etkisiyle tamamlanmış büyük boyutlu bir çalışmadır. Baş ve boynuzlarıyla elde edilen adeta kazınarak dokunmuş bir dinamik desen bütünlüğü içindedir.

13  Georg Baselitz, Johannistriebhirsch, 2023, Tuval Üzerine Yağlıboya, Tebeşir ve Pastel boya, 305 × 240 cm.

14   Georg Baselitz, A Confession of My Sins,, Kişisel Sergi, White Cube Bermondsey, 10 Nisan – 16 Haziran 2024, Londra.

15  Georg Baselitz, Marie-Therese in Dinard, 2023, Oil on Canvas, 304×260 cm.

16  Georg Baselitz, The Machine Paints A.A. Twice, 2023, Oil on Canvas, 305×480 cm.

17  Georg Baselitz, Beyond the Rattan Sofa in Wave Form, 2023, Oil on Canvas, 300×510 cm. Açık bir şekilde Pollock etkilerini taşıyan bu büyük kompozisyon, 2024 yılında Londra’da düzenlenen A Confession of My Sins adlı sergide yer alır. Bknz. https://www.whitecube.com/artworks/jenseits-peddigrohrsofa-in-wellenform-artauds-schlafzimmer-beyond-the-rattan-sofa-in-wave-form

18  Georg Baselitz’in burada bahsedilen ve bir akış bütünlüğünü yansıtan sergilerinin dışında, aslında çok sayıda kişsel sergi etkinliğinin içinde olduğu görülür. Sözgelimi, Paris’te Centre Pompidou’da kapsamlı bir sergi olarak düzenlenen Baselitz: The Retrospective (2021) ile Münih’te düzenlenen ve bir saygı gösterisine dönüşen Malelade-Georg Baselitz zum 85. (2023) adlı etkinlik ile yine geçtiğimiz yıl Viyana’da Kunsthistorisches Museum Wien’de düzenlenen, kurgusu nedeniyle ses getiren ve çok tartışılan The Naked Masters adlı sergiden burada bahsedilebilir. 

SELECTED EXHIBITION CATALOGUES

Georg Baselitz: A Confession of My Sins, Metin: Martin Grayford, Editör: Honey Luard, 168 sayfa, İngilizce, White Cube Yayını, Londra, Nisan 2024.

Georg Baselitz: Adler Barfuß, Metin: Andreas Zimmermann, Thaddaeus Ropac Yayını, 127 Sayfa, Almanca ve İngilizce, 2024.

Georg BaselitzLa Boussole Indique le Nord, Metin: Philippe Dagen, Thaddaeus Ropac Yayını, 144 sayfa, Fransızca, İngilizce ve Almanca, 2023

Georg Baselitz: The Painter in His Bed, Metinler: Brook Adams, Catherine Lampert ve Andreas Zimmerman, İngilizce, 116 sayfa, Gagosian Gallery Yayını, Londra 2023.

Baselitz: Naked Masters, Metinler: Georg Baselitz, Eric Darragon, Rudi Fuchs, Frédérique  Goerig-Hergott-Hergott, Sabine Haag, Daniel Hammer-Tugendhat, Norman Rosenthal, Andreas Zimmermann, 252 sayfa, İngilizce, Hatem Cantz Verlag Yayını, Berlin 2023.

Georg Baselitz: Hotel garni, Metin: Kim Namin, Thaddaeus Ropac Gallery Yayını, 112 sayfa, Korece ve İngilizce, 2021

Georg Baselitz: Springtime, Metinler: Georg Baselitz, Eric Darragon, 106 sayfa, İngilizce, Gagosian Yayını, 2021.

Georg Baselitz: Freitag war es schön, Galerie Thaddaeus Ropac, 136 sayfa, İngilizce, Fransızca ve Almanca, 2021. 

Georg Baselitz: What if…, Metinler: James Lawrence ve Patti Smith, 96 sayfa, İngilizce, Gagosian Yayını, Londra 2020.

Georg Baselitz: Archinto, Metinler: Georg Baselitz, Toto Bergamo Rosso, Mario Codognato, Daniele Ferrara, 128 sayfa, İngilizce, Gagosian, 2021.

Georg Baselitz: Vedova accendi la luce, Metinler:  Philip Rylands, Alfredo Bianchini, Fabrizio Gazzarri, Galerie Thaddaeus Ropac Co-edited with Marsilio, 96 sayfa, İtalyanca ve İngilizce, 2021.

Georg Baselitz: Sofa Pictures, Metin: Lynette Roth, Editör: Honey Luard, 61 sayfa, İngilizce, White Cube Yayını, Londra, 2022.

Georg Baselitz: Darkness Goldness, Metinler: Jonathan Jones, Darian Leader’ Görüşme: Toby Kamps, Editör: Honey Luard, 120 sayfa, İngilizce, White Cube Yayını, Londra, Eylül 2020.

Georg Baselitz: Wir Fahren Aus, Metinler:Catherine Lempert ve Richard Shiff, Editör: Honey Luard, 112 sayfa, İngilizce, White Cube Yayını, Londra, 2016.

RELATED CONTENT / GEORG BASELITZ AT SAGLAMART.COM

georg baselitz: ters yüz edilmiş bir imgelem
georg baselitz: benzersiz ve tamamen bireysel
georg baselitz: ruhsal bir manifesto alanı yaratmak
georg baselitz'in son sergileri: tutkulu bir değişim ve yenilenme arayışı
georg baselitz: imgelemi sınır aşımına uğratmak
georg baselitz: bir ürküntü aralığı
georg baselitz: bir geç dönem romantisizmi
georg baselitz resminde yapıntı figür ve çıplak beden
georg baselitz 2000s

BIOGRAPHY

Georg Baselitz, 1938’de Alman Demokratik Cumhuriyeti’nde Saksonya Bölgesinde kırsal bir yerleşim olan Deutschbaselitz’de doğdu. 1957’de, Doğu Berlin Güzel Sanatlar ve Uygulamalı Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi aldı. Aynı yıl, Batı Berlin Sanat Akademisi’ne geçti ve çalışmalarını 1962’de orada tamamladı. Kariyerinin başlangıcında resme egemen olan iki akıma, Doğu Bloku Sosyalist Realizmi ve Batı soyutlamasına alternatifler arayan Baselitz, bu ana akımların dışındaki sanatla ilgilenmeye başladı. Art Brut, Dada ve Sürrealizm’in yanı sıra Varoluşçu edebiyattan esinlendi. 1969’da eserlerini baş aşağı oluşturmaya ve sergilemeye başladı. Bu yenilik, figüratif konularının psikolojik yükünü korurken kompozisyonlarının soyut niteliklerini vurgulamasını sağladı. 1980’li yıllardan bu yana uluslararası sanat dünyasında derin bir etkiye sahip olmuş olan Baselitz, 20. yüzyılın ikinci yarısında Alman sanatını şekillendiren, II. Dünya Savaşı’nın neden olduğu travma ve trajedilere tepki olarak, benzersiz ve tamamen bireysel kalan sanatsal bir üslûp geliştirdi. 2026 yılında 88 yaşında hayatını kaybetti.

Georg Baselitz was born in 1938 in Deutschbaselitz, a rural town in Saxony in the German Democratic Republic. In 1957, he studied painting at the Academy of Fine and Applied Arts in East Berlin. In the same year, he transferred to the West Berlin Academy of Art, where he completed his studies in 1962. Seeking alternatives to the two dominant movements in painting at the beginning of his career, Eastern Bloc Socialist Realism and Western abstraction, Baselitz became interested in art outside these main currents. He was inspired by Art Brut, Dada and Surrealism as well as Existentialist literature. In 1969, he began to create and exhibit his works upside down. This innovation enabled him to emphasise the abstract qualities of his compositions while retaining the psychological charge of his figurative subjects. Since the 1980s, Baselitz has had a profound influence on the international art world and has developed a unique and highly individual artistic style in response to the trauma and tragedy of World War II, which shaped German art in the second half of the 20th century. He died in 2026 at the age of 88.

İZMİR - LONDON

saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.

Copyright ©
Can Sağlam - Gülay Yaşayanlar Mümtaz Sağlam, 2026.