Rana Elnemr, The Sugarcane Choir, 2026, Multimedia installation:, depot camouflage, 2020, Collage with photographs, paper, and ink, 60 × 60 cm. 61st International Art Exhibition – La Biennale di Venezia, In Minor Keys, Photo by Luca Zambelli Bais, Courtesy: La Biennale di Venezia.
Carolina Caycedo, When You Take From Mother Earth You Can Give Back By Sprinkling Tobacco (Ella), 2023, Jacquard weaving, UV acrylic printed cotton twill, wood, loose tobacco,Tapestry: 127 × 91.4 cm; wood table: 10.2 × 116.8 × 116.8 cm, 61st International Art Exhibition – La Biennale di Venezia, In Minor Keys, Photo by Luca Zambelli Bais, Courtesy: La Biennale di Venezia
Biennale Arte 2026’nın ana teması olarak belirlenen In Minor Keys’in anlam olasılıkları kapsamında bireyselliği ve yerel bağlantıları öne çıkaran bir dil dönüşümüne uğrayarak, sentezci bir ruhla ifade kendini edebilir bir hâle gelmesi, psiko-coğrafik yeni arayışlarla şekillenen bir olguyla karşılaştırır bizi. Koyo Kouoh’un bilinçli olarak kadın ve siyahî kimlik üzerinden sağladığı kavramsal bütünlük, dil ve anlam ortaklıkları, kurgulanan düşünsel yapıya yeni bir estetik görünüm kazandırmakta ve yeni bir enerji akışı sağlamaktadır.
Özellikle son dönemde, politik bir eylem ve üretim biçimi olarak öne çıkan sanat pratiklerinin; kolektif bir direnişe dönüşen tutarlı deneyimler ve ilişkisel çabaların duyarlı sonuçları olarak konumlandırıldığı bir noktadayız. Tıpkı; kırılganlık ve güvencesizlik hâlini baz alan sanatsal pratiklerin Biennale Arte 2026’nin belirginleşen kavram haritasında bir duyumsama çabası ve bellek uyaranı olarak üretim hikâyelerine eklemlendiği pek çok örnekte görüldüğü gibi…
dallanıp budaklanan minör fantazmalar
Siyahî bir diasporik enerjinin, Arsenale’de tüm mekânlara yansıyan bir bienal ruhunu ve bir deneyim alanı olarak derinlikli bir kolektif düzenleme bütünlüğünü oluşturması gerçekten ilginçtir. Tamamen karmaşık bir düzen içinde yapılanan ve/ama birbirine bulaşan ayrıksı ama özel alanların “birer düşünceyi damıtma temsiline” dönüşmesi de yine bu bağlamda dikkat çekicidir. Burada, kültürel bağlantıları canlı tutan, ağırlıklı olarak emek ürünü dokuma ve tekstil ürünlerinden oluşan yerel aidiyet ögelerinin, görünürlük adına sembolik yüceltilmiş bir direnci yansıtması da iyi niyetli bir çabadır besbelli. Sergilenen işlerin gizini, hakikatle olan bağını, sahiciliğini ya da nedenselliğini barındıran bu tür ilksel şeyler, aidiyet temsiline dair bir derinliğinin parçalarına dönüşmektedir. Koya Kouoh, bu bağlamda siyahi bir enerjinin varlığından ve kutsallığından yola çıkarak metafizik bir sublimasyonu adeta örgütlemiş ve işlerde saklı olan psikotik niteliklerin bu yolla açığa çıkmasına belli ki özen göstermiştir. Böylelikle, küçük şeylerle girişilen bir mücadele sahasında, bağımsızlaşan ve çarpışan kavram/imgelerle potansiyel bir yoğunluk dağılımı gerçekleştirilmekte ve bir aradalık eğiliminin protestocu ve nihilist karakteri etkili şekilde ortaya koyulmaktadır. O yüzden Arsenale’de yankılanan minör fantazmalar, kendi içlerinde dallanıp budaklanarak derinlere itilen silinmiş ya da kaybolmuş imgeleri bu sayede dışarı yansıtmaktadır. Tabii bu süreçte, ortak bilinçdışına dadanan depresif imgelerin temsil nesnelerine dönüşürken; kökensel bir hafıza zincirine nasıl tutunacağına dair tahayyül olasılıklarının varlığı ve çeşitliliği de ayrıca önemlidir.
Koyo Kouoh’un empati gücü esasında, ayrıntılarda ulaşılan paradoksal ve libidinal sapmanın konumlarını netleştiren kolektif bir tutunmayı önceler. Bu açıdan In Minor Keys’in çoklu bir imge yığınağına dönüşmesi, içten içe derinleşen ve ama kimi zaman da kendi menziline yabancılaşan bir nesne temsiline bürünmesi de kaçınılmazdır. Tam da bu noktada sanat nesnesini biçimlendirici unsurlar, ürettiği anlam bileşenleri yoluyla muğlak bir gösteren bulaşmakla ya da tutunmakla yükümlüdür belki de. Bu nedenle bienal kapsamında Kouoh’un kavramsal tonlarını aşan kimi nesne temsiliyetinin de sadece yüzeylerin örüntülendiği brutal bir emek yoğun biçime evrilmesi de şaşırtıcıdır.
eleştirel ve ironik bir tahayyül
Ve ayrıca politik bir eylem biçimi olarak sanat üretiminde, ruhsal gerekçelerle zenginleşen dramatik dans ve geçit töreni performanslarının, ortaklaşa oluşturulan ve hızla spekülatif bir dışavuruma sürüklenen bu deneyim alanının duygusal ve içe dönük boyutlarını ortaya çıkardığını belirtmek mümkün. Dolayısıyla burada, sosyo-kültürel ve kışkırtıcı etik değerlerin, Kouoh’un eleştirel ve bir ironik tahayyülü doğrultusunda hayata geçirildiği; yaygın temsil stratejilerini sorgulayan, farklı düşüncelerin görselleştiği ve yabancı bir hayal gücünün peşinde bçimlenen pek çok şeyin paylaşıldığı bir alan oluşturulmuştur.
Dışavurulan ve imlenen şeylerle kimlik ve aidiyet tartışmalarının alevlendiği bu post-travmatik ortamda, yaralanabilirlik olgusu ile güvencesiz zamanlara yapılan vurgular ayrıca önemlidir. Tereddütlü ve gergin yaşamın ürünü genel bir duygusallığın, kimi zaman katmanlı bir diasporik kırılganlığın varlığıyla yeni hegemonik anlattı biçimlerine evrildiği gerçeği de bu vesileyle apaçık ortadadır.
Koyo Kouoh, bu travmatik sürecin dip yüzeyde kalan görünmez yanlarını sorunsallaştırırken, parçalı dilsel unsurları bütünleştirmekte, sanatçıların eylem alanına çekerek bastırılmış olanı ortaya çıkaran karakteristik vurgularına yer açmaktadır. Dahası, bu denli karmaşık enstalatif süreçleri öngörerek, derinlerde sabitlenmiş yıkıcı içsellikleri harekete geçirmekte, zor zamanları temsil eden diasporik enerjinin gücüne dair beyanlarını ise büyülü bir şekilde görünür kılmaktadır.
Prof. Gülay Yaşayanlar / Copyright © Mayıs 2026, Tüm hakları saklıdır.
IN MINOR KEYS: kolektif hayal gücüyle kurulan büyük bir eser
Koyo Kouoh tarafından kaleme alınan küratörlük metni; karşılaştığınız anlık fiziksel, meteorolojik, çevresel koşullar içinde onlarla yüzleşmeye, daha yavaş bir tempoya geçmeye ve minör tonların frekanslarına uyum sağlamaya bir davettir. Çünkü, dünyayı kasıp kavuran mevcut kaosun gürültüsünde çoğu zaman kaybolsa da; trajik gelişmelere rağmen güzellik üretenlerin şarkıları, yıkıntılardan kurtulan kaçakların ezgileri, yaraları ve dünyaları onaranların armonileri devam ediyor. Müzikte minör ton, hem bir şarkının yapısına hem de duygusal etkilerine işaret eder. O kadar zengin bir fikirdir ki, teknik tanımını hızla aşar ve metaforlarla dolup taşar. Ruh hallerini, karşılıklı söylemeyi, ağıtı, alegoriyi, fısıltıyı çağrıştırır. Gösterişten uzak durarak, sessiz tınılarda, düşük frekanslarda, mırıltılarda, şiirin tesellilerinde, doğaçlamanın başka ve öteki dünyaya açılan kapılarında canlanır. Minör tonlar, duyguları harekete geçiren ve onları karşılıklı olarak destekleyen bir dinlemeyi ister.
61ST INTERNATIONAL ART EXHIBITION (CENTRAL PAVILION – ARSENALE)
1– Senzei Maresela, (South Africa), Wall Reefs 104, Detail, 1995-2025, Arsenale, Photo by Luca Zambelli Bais 2- Valid Raad, Far from quieting – Kuwait, Detail, Arsenale, Photo by Marco Zorzanello 3– Marcia Kure, Roadkill III, 2025-2026, Detail, Arsenale, Photo by Andrea Avezzù 4– Kenedy Yanko (USA), Disciples of joy in the material world, 2025, Detail, Arsenale, Photo by Luca Zambelli Bais 5- Sahrap Hura, (India), Things Felt But Not Quite Expressed and Timeless, 2026, Installation view, Arsenale-Giardini, Photo by Andrea Avezzù 6- Georgina Maxim, (Zimbabwe) Borrowed books and underlined statements, 2023-2026, Detail, Arsenale-Giardini, Photo by: Marco Zorzanello, © 61st International Art Exhibition, La Biennale di Venezia, In Minor Keys, Courtesy of La Biennale di Venezia
See Stop Run; is an exhibition by Christopher Wool held in New York in 2024, built upon powerful urban associations. Wool rented the 19th floor of a building constructed in 1908 at 101 Greenwich Street for this exhibition. The works exhibited in this 18,000-square-metre space, filled with abandoned, bare or roughly plastered walls, are presented as if integrated with plaster panels, signs, careless plastering, half-finished paint jobs, and vague water and construction puddles. Therefore, it is impossible to consider and evaluate the exhibited works independently of the context of this unusual space. Aware of the physical interaction taking place here, Wool has planned an experimental presentation that echoes New York’s punk aesthetic. By creating scenes that echo his admiration for renewal, he has boldly proposed an aesthetic that grasps urban life in its harsher, darker and more realistic aspects.
THIRD ESSAYS ON 61ST INTERNATIONAL ART EXHIBITION
Image: Ebony G. Patterson (USA), Installation view, Arsenale, Photo by Andrea Avezzu
Image: Guadalupe Rosale, Installation view, Arsenale, Photo by Marco Zorzanello
Image: Elmner Rana, Installation view, Arsenale, Photo by Andrea Avezzu
CATALOGUE
61. Venedik Bienali’nin resmi kataloğu, Koyo Kouoh’un küratörlüğünü yaptığı uluslararası sergi ile ulusal katılımlara ve yan etkinliklere ayrılmış iki ayrı bölümden oluşan önemli bir yayın durumunda. Sanatçılara ayrılan sayfalar, sergilenen eserlerin ardındaki fikirleri ve üretim sürecini aktaran eskiz ve üretim süreçlerine ilişkin görsellerinin yanı sıra, kapsamlı kısa bir denemeyi de barındırıyor. Sanatçı pratikleri üzerine kaleme alınan yazılar ise, farklılık gösteren bakışlarla bu yayını zenginleştiriyor. Tematik bağlam ile düzenlemelere ilişkin güncel sorunları ele alan sekiz özgün makale (Tandazani Dhlakama, Adrienne Edwards, Stefanie Hessler, Miguel A. López, Hélio Menezes, Wanda Nanibush, Oluremi C. Onabanjo ve Françoise Vergès tarafından yazılmış) imzalarını taşıyor. Bu arada sergilerin düşünsel bütünlüğü sağlayan Ken Bugul, Teju Cole, Natalie Diaz, Frieda Ekotto ve Abdaljawad Omar imzalı beş özgün makale de ayrıca dikkatleri çekiyor..
Biennale Arte 2026, In Minor Keys, Catalogue / English, 2 Volumes, 21 X 27 Cm, Pages: Vol. I 720 Ca. / Vol. Ii 254 Ca., Paperback, Graphic Design: Clarissa Herbst And Alex Sonderegger.
Biennale Arte 2026, In Minor Keys, Short Guide / English, 15 X 20 Cm, Pages: 552 pages, paperback, Graphic Design: Clarissa Herbst And Alex Sonderegger.
BIOGRAPHY
Koyo Kouoh, Photo by Mirjam Kluka
KOYO KOUOH
(24 Aralık 1967-Kamerun-10 Mayıs 2025, İsviçre)
Uzun yıllar boyunca Cape Town’daki Zeitz Çağdaş Afrika Sanatı Müzesi’nin (Zeitz MOCAA) direktörü ve baş küratörü olarak görev yaptı. Bu görevinden önce, Senegal’in Dakar kentinde sanat, bilgi ve toplum merkezi haline gelen RAW Material Company’nin kurucu sanat direktörlüğünü üstlendi. Ayrıca documenta 12 (2007) ve documenta 13 (2012) küratör ekiplerinin bir üyesiydi. Kouoh, sanat, mimari, eleştiri ve sergi düzenleme alanlarındaki başarıları onurlandıran İsviçre’nin en önemli sanat ödülü olan 2020 Meret Oppenheim Büyük Ödülü’nün sahibidir. Body Talk: Feminism, Sexuality and the Body in the Works of Six African Women Artists (2015, Wiels, Brüksel) gibi güncel ve etkili sergiler düzenlemiştir. Zeitz MOCAA’daki görev süresi boyunca, Afrikalı ve Afrika kökenli sanatçılara odaklanan önemli kişisel sergiler düzenlemiştir. Bu bağlamda, Otobong Nkanga, Johannes Phokela, Senzeni Marasela, Abdoulaye Konaté, Tracey Rose ve Mary Evans gibi sanatçıların yer aldığı sergilerin küratörlüğünü yapmıştır. Zamanını ve çalışmalarını Cape Town, Dakar ve Basel arasında bölüştürmektedir.
LA BIENNALE DI VENEZIA / yeni düşünme ve üretme biçimleri ya da kırılgan temas olasılıkları üzerine
saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.
