Anish Kapoor, Cloud Gate / Bulut Kapısı, Public Sculpture, (2004-2006). Stainless steel, 10×20×12.8 m, Millenium Park, Chicago, USA. Millennium Park, Chicago, USA. ( Weighing 110 tonnes and resembling an elliptical shape, this sculpture is made up of 168 stainless steel plates./ 110 ton ağırlığında, eliptik bir şekle benzeyen bu heykel 168 paslanmaz çelik plakadan oluşur.) Photo: Darren Green (https://www.domusweb.it/en/news/2024/06/19/lenorme-scultura-cloud-gate-di-anish-kapoor-sar-di-nuovo-accessibile-al-pubblico-.html)
Anish Kapoor, sanat kariyerinin tüm gelişim ve değişim evrelerini kavramsal bir derinleşme içinde ve Post-Minimalist bir bakışla yeniden tanzim ediyor. Hayward Gallery’de düzenlediği gösterişli sergiyle Pigment, Boşluk, Ayna, Karanlık ve Beden gibi çalışma evrelerini özetleyen sanatçı; yanılsama ve yansıtma meseleleri üzerinden ivme kazanan, büyük mekânsal ve kamusal alan düzenlemeleriyle taçlanan bir süreci, giderek grotesk bir hâl alan ve mistik bağlantılarla şekillenen yeni yapıtlarıyla bir arada değerlendirmemizi sağlıyor. (1)
Geriye doğru bakıldığında, Kapoor’un 1980’li yıllarla ilişkilendirilen erken dönem işlerinin, ağırlıklı olarak geometrik ya da organik formlara sahip heykel düzenlemelerinden oluştuğunu görmek mümkündür. Tamamen saf renkli toz pigmentlerle kaplanan bu heykeller, nesnenin sınırlarını belirsizleştiren ya da onu içten dışa tanımlayarak kendini oluşturmasını sağlayan bir düşünce üzerinde temellenir.
1990’lı yıllarla birlikte Kapoor, kütlesel bütünlükten ziyade, nesnenin içinde veya arkasında duyumsanan boşluk ve derinliğe odaklanır. Bu dönemde taş blokların içini oyarak oluşturduğu içi pigmentle kaplı yarıklarla izleyiciyi yeni bir algısal boyuta sevk eder. Bu heykeller; ayrıca manevi deneyimlerle ilişkilendirilebilecek mecazi bir anlam zenginliğine sahiptir. Ve burada, derinlik algısını bozan negatif ve varsayımsal bir karanlık alan tahayyülü de söz konusudur. Sanki sanatçı, görünenin ötesinde konumlanan metafizik bir boşlukla ilgilenmektedir.
2000’li yıllar, Anish Kapoor’un tanınırlığını pekiştiren farklı bir dönemdir. Krom kaplamalı paslanmaz çelikten oluşan ve mükemmellik içinde parlayan metalik heykellerinin sunulduğu bu süreçte, cilalanmış yüzeylerle oluşturduğu optik etkileşimle görsel temsilin çelişkilerine dair çarpıcı fenomenolojik sorgulamalar karşımıza çıkar. Rasyonel ve gösterişli tasarımları, irrasyonel yansımaların biçimsizliğiyle tamamlar. Dahası, sürekli dönüşümlerle şekillenen bu yüzeylerde beliren imgeler ya tersine döner, ya tahrip olur ya da dağılır.
Soyutlama ve benzerlik arasında gidip gelen bu zevkli deneyim, bedenlerimiz ve çevremizdeki dünya arasındaki parıltılara boğulmuş, esrarengiz bir diyalogla eşzamanlı olarak ilerler. Cilâlı paslanmaz çeliğin kullanıldığı bu evrede büyük ilgi toplayan Cloud Gate (Bulut Kapısı) ve Sky Mirror (Gökyüzü Aynası) gibi projeler, bir bakıma mekânı tersyüz etmek, gökyüzünü yere indirmek ve izleyiciye kendi varlığını çarpıtılmış bir gerçeklik içinde yeniden göstermek anlamına gelir.
Kapoor’un kütle ve boşluğun etkileşimini araştıran iç ve dışbükey aynalardan oluşan devasa heykelleri de aynı şekilde ilgi toplamasına rağmen ayrı bir huzursuzluğa neden olur. Belki de bu yüzden, istikrarsızlaştırıcı bir auraya sahip görünen bu işlerini, gizemli deliklere sahip kumtaşı ya da kaymaktaşı gibi doğal malzemelerden yapılmış heykeller izler.
Bu arada Kapoor, görünür ışığı neredeyse tümüyle emen Vantablack adlı maddenin sanatsal kullanımıyla mutlak boşluk arayışının en uç noktasına ulaşmış gibidir. Non-Object Black (2019) adlı çalışmada görüldüğü gibi, önünde durulduğunda boyut ve derinlik algısını tamamen yok eden, dairesel bir boşluk gibi algılanan dümdüz siyahtan oluşan bu uygulama, üç boyutlu nesneleri iki boyutlu birer delik gibi göstermektedir. Ancak yandan bakıldığında dışarı doğru çıkıntı yapan nesneleri görebilmek mümkündür. Vantablack, ne tür bir zemin üzerine sürülürse sürülsün, sonsuzluk ve derinlik hissinin hiçbir boyut algısı oluşturmadığı bir görsellikle kendini sergiler. Boyanın yarattığı bu benzersiz derinlik yanılsaması, önceden sahip olduğumuz görsel algı kapasitemizi alt üst eden bir deneyimdir. (2)
Anish Kapoor’un son dönem düzenlemelerinde kumtaşı ve fiberglastan oluşan gizemli dağ tepesi betimlemeleri ile etrafa saçılan kirli balçık bloklarından oluşan kütle yoğunlukları ise, dinsel bağlantılarla ilişkili yeni bir seyrin başlangıcı gibidir. Aynaların steril görüntüsünden uzaklaşarak daha biyolojik ve ham temalara yönelen sanatçı, kırmızı rengi artık yalnızca bir pigment olarak değil; kanı, eti ve iç organları çağrıştıran, (Svayambhu ya da Shooting into the Corner adlı işlerde olduğu gibi) devasa atık kütleler hâlinde, hareket eden mekanizmalarla bir arada kullanır. Doğrudan bedensel varoluşun şiddetiyle ilgilenen bu yaklaşım, izleyiciyi de rahatsız eden deneyimlere maruz bırakan ve sarsan bir mahiyete sahiptir.
Bu bağlamda, Hayward Gallery girişine konumlanan ve kırmızı PVC membrandan üretilen All of Nothing (2026); tavandan sarkan, ikinci kez sergilenen ve ters bir dağı temsil eden Mount Moriah at the Gate of the Ghetto (2022) ile yine mitolojik bir dağ tepesini betimleyen Ha Makom (2026) adlı devasa üç yerleştirme, klostrofobik birer uygulama olarak gelinen yeni durumu göstermektedir.
Notlar
1- Anish Kapoor, Solo Exhibition, 16 June – 18 October 2026, Curated by: Ralph Rugoff, Hayward Gallery, Southbank Centre, Belvedere Road, London. SE1 8XX
2- Bkz. Anish Kapoor, Araf’a Düşüş / Descent into Limbo, 1992, beton ve dış cephe sıvası, 600 x 600 x 600 cm
Referanslar
1- Jonathan Jones, “Anish Kapoor review this gutsy, gore-splattered show is a divine bloodbath”, The Guardian, June 15, 2026, https://www.theguardian.com/artanddesign/2026/jun/15/anish-kapoor-review-hayward-gallery
2- Dale Berning Sawa, “I have a naughty schoolboy attitude: Anish Kapoor reveals his latest epic creations”, The Guardian, Sun 14 Jun 2026 https://www.theguardian.com/culture/2026/jun/14/anish-kapoor-hayward-gallery-interview
3- Raphy Sarkissian, “Anish Kapoor”, The Brooklyn Rail, Dec/Jan 2023–24, https://brooklynrail.org/2023/12/artseen/Anish-Kapoor/
4- Michael Brennan, “Tony Smith ve Anish Kapoor”, The Brooklyn Rail, July 2004. https://brooklynrail.org/2004/07/artseen/tony-smith/
5- Rebecca Mead, “Anish Kapoor’s Material Values”, The NewYorker, 15 August 2022. https://www.newyorker.com/magazine/2022/08/22/anish-kapoors-material-values
6- Adrian Searle, “Anish Kapoor: A Very Fine Mess”, The Guardian, September 21, 2009, https://www.theguardian.com/artanddesign/2009/sep/21/anish-kapoor-royal-academy
Derleyen ve Yazan: Mümtaz Sağlam Copyright © Ağustos 2026, Tüm Hakları Saklıdır.
CURRENT EXHIBITIONS 2025 – 2027
ANISH KAPOOR at Saglamart (ENGLISH)
gülay yaşayanlar: mount moriah at the gate of the ghetto
gülay yaşayanlar: all of nothing: elliptical fluid-blood pockets that contain the waste products of the soul
mümtaz saglam: anish kapoor: kütle, yanılsama ve boşluk
mümtaz saglam: anish kapoor 2
mümtaz saglam: anish kapoor 3
ANISH KAPOOR at Saglamart (TURKISH)
gülay yaşayanlar: mount moriah at the gate of the ghetto
gülay yaşayanlar: all of nothing: ruhun atıklarını barındıran eliptik sıvı-kan torbaları
mümtaz saglam: anish kapoor: kütle, yanılsama ve boşluk
mümtaz saglam: anish kapoor 2
mümtaz saglam: anish kapoor 3
NEW WORKS
HIGLIHGTS / ÖNE ÇIKANLAR
PALAZZO MANFRIN / ANISH KAPOOR VAKFI – VENEDİK
BIOGRAPHY
saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.
