anlatı, yer ve zaman: kat edilen zamanın izini sürmek

MÜMTAZ SAĞLAM

Anlatı, Yer ve Zaman; ayrıca, tarz ve üslûp geliştirmede zamana dair ortak estetik algısı netleşmiş bir üretim içinde olan, bir düşünce biçimini, anlayışını öneren, zamana direnen ve/fakat zamanı da en iyi niteleyen sanatçı ve yapıtlara eleştirel bir bakış geliştirme derdindedir. Dönemsel temsil bakımından özel yeterliliği olan ve önemli bir estetik değer birikimi olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sanat Koleksiyonunda bulunan yapıtları bir araya getirerek, bu birleşimden bir yakın tarih okuması yapmak niyetiyle kurulmuş bir sergileme ve metin üretme pratiğidir.

Anlatı Yer ve Zaman, Küratör: Mümtaz Sağlam, Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi, 3 Temmuz-30 Eylül 2019, Ankara. Sanatçılar: Fikret Muallâ, Sabri Berkel, Selim Turan, Bedri Rahmi Eyuboğlu, Nejad Melih Devrim, Mübin Orhon, Hakkı Anlı, Abidin Dino, Avni Arbaş, Burhan Doğançay, Erol Akyavaş, Ömer Uluç, Adnan Çoker, Mehmet Güleryüz, Alaettin Aksoy, Neşe Erdok, Komet, Ergin İnan, Adem Genç, Halil Akdeniz, Kemal Önsoy, Serdar Arat, Ahmet Oran, Ekrem Yalçındağ. (ayrıca bakınız: https://saglamartspace.com/tcmb-sanat-kol-kitaplari)

Anlatı sözcüğü ile yapıt üretme anlayışıyla biçimlenen bir ifade modelini, süreklilik arz eden ve özgün bir kurmacaya dönüşen yapısal bir bütünlük kastedilmektedir. Dönemsel temsile olanak verecek şekilde özgün dinamikler üzerinde yapılanan anlam katmanlarını çakıştıran bir yapıt ya da yapıt dizisini niteleyen bu tabir; başta edebî üretimler ve film yapımları olmak üzere diğer sanat alanları için de yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle de kurmaca ile ilişkilendirilen ve tasarımsal bir düzen olarak kurulan ve çözümlenen katmanlı yapıları doğrudan kastetmektedir. Bu nedenle, anlatı sözcüğünün, ayrımları görünür kılan, çok dilli ve
teknikli, atıflarla biçimlenen deneysel ve kavramsal üretimler için uygun bir tanımlama ve açıklama düzlemi oluşturduğu söylenebilir.

Çağdaş eleştiri yaklaşımları, yapıta dönük çözümleme yaklaşımlarının bir çalışma alanı olarak bu kavrama, tanıma ya da yapı-modele öncelik vermektedir. Yapıtın nesnel varlığını etüt ederken, özne tartışmalarını merkezde tutmak kaydıyla mevcut üretimin koşulları ile onu belirleyen kültürel ve tarihsel etkenleri de değerlendirme imkânı bu sayede yaratılmaktadır. Dolayısıyla, yapıt özelinden hareket ederek, bir üretim döneminde geçerli olan anlatım tercihleri üzerinde durmak; ağırlıklı olarak içerik üretimi meselesine genişlik ve derinlik kazandıran okumalara girişmekle eş anlamlı hâle gelmektedir. Hikâye edilen olay, zaman ve
mekâna ilişkin belirlenimler eşliğinde böylece, yeni ayrımlara ve yorumlara ulaşmak kolaylaşmaktadır.

Sanat alanında, üslûpların değişkenliği; özellikle üretilen döneme ilişkin sosyal, siyasal ve düşünsel bağlantılarla, yani tarihsel arka plana değinen okumalarla daha net anlaşılır. Anlatı çözümlemeleri bu yüzden, farklı disiplinlere ait referanslar üzerinden gelişen yorumsal değeriyle kolektif bellek ve kültür için gerekli belgelere dönüşür. Yapıtı okunur göstergelerin önerdiği kapsamın dışında okuma imkânı veren bir bütünlükten ve eleştirel bakıştan söz edilmektedir burada.

Örnekse bu tür bir bakış, bizim; biçimleme eyleminde gösterdikleri yeterlilik bakımından 1914 Kuşağı ressamlarının ayrıcalıklı yaratıcı kimliklerini ve geliştirdikleri özgüveni tam olan boya performansının dönemsel bağlamda taşıdığı önemi anlamamızı sağlayacaktır. Benzer şekilde, Ali Avni Çelebi’de yoğun ve sürekli üretimle elde edilmiş bir ifade modeli geliştirme çabası üzerinden resmin biçimsel bir boya organizasyonu olduğu gerçeğini anlamamızı kolaylaştıracaktır. Ya da; resim tarihimizde yaşanan algı değişimlerin ve zihniyet çelişkilerinin nelere yol açmış olduğunu; çekinilen bazı uygulamaların, risk teşkil eden deneysel girişimlerin
ne tür kazançlara dönüşmüş olabildiğini bu bakışla anlamak mümkün olacaktır. Bugün, neredeyse tarihsel sürece ilişkin koşulları göz ardı eden sanat tarihi bazlı okumaların, psişik gerekçeleri, toplumsal ve siyasal bağlantıları unutabildikleri görülmektedir. Söz gelimi, d Grubu etkinliğinin dönemsel popülaritesinin kaybolması, grup sanatçılarının biçimsel kuruluma verdikleri önceliğin ve kurmaca anlatı oluşturma çabalarının taşıdığı önemi gölgeleyemez. Bu bakımdan Anlatı, Yer ve Zaman başlığı altında araladığımız bakışla, statükoyla çelişen, algı kırılmalarına öncülük eden, zamanın peşine düşen, melez stratejiler geliştiren, geleneksel kültüre yeni anlamlar ve değerler atfeden anlatı modellerini peşine düşen sanatçı tavırlarına ve yapıt örneklerine yeniden dikkatleri çekmek istedik.

anlatı, yer ve zaman

Anlatı, Yer ve Zaman; ayrıca, tarz ve üslûp geliştirmede zamana dair ortak estetik algısı netleşmiş bir üretim içinde olan, bir düşünce biçimini, anlayışını öneren, zamana direnen ve/fakat zamanı da en iyi niteleyen sanatçı ve yapıtlara eleştirel bir bakış geliştirme derdindedir. Dönemsel temsil bakımından özel yeterliliği olan ve önemli bir estetik değer birikimi olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sanat Koleksiyonunda bulunan yapıtları bir araya getirerek, bu birleşimden bir yakın tarih okuması yapmak niyetiyle kurulmuş bir sergileme ve metin üretme pratiğidir. Bir konumlandırma ve değerlendirme girişimi olan bu etkinlik, Türkiye’de sanat tarihi yazımına ilişkin tartışılan kronik sorunları aşmaya yönelik çabalardan biridir. Bu tür etkinliklerin, ileri sürdükleri tespitler ev bağımsız gelişen yorumlarla
sağlayacağı katkı, sanat ve kültür hayatı için gerekli ve önemlidir.

Yazar ve küratör olarak görev aldığım Anlatı, Yer ve Zaman adlı bu etkinliğin gerçekleşmesi için emekleri geçen başta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yöneticileri ve çalışanları olmak üzere, değerli ve güzel mekânlarıyla bu etkinliğe ev sahipliği yapan Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nin yetkililerine ve çalışanlarına da ayrıca teşekkür ederim.


ayrıca bakınız: https://erimtanmuseum.org/tr/anlati-yer-ve-zaman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.