Mustafa Horasan, Figüratif Kompozisyon, (Tarihsiz), Tuval üzerine yağlıboya, 70×85 cm./ Mustafa Horasan, Figurative Composition, (Undated), Oil on canvas, 70×85 cm.
Orhan Koçak; sadece bilinçli düşünce ve hayallerden; olumsuz, bastırılmış ya da silinmiş bilinç-dışı içerik ve mekanizmalardan oluşan iç-dünyayı, libidoyu andıran bir enerjiden beslenen temsil alanı olarak tanımlar. O yüzden; nesnel dünyayı betimlerken bile, kendi gerçekliği nedeniyle tuhaflaşan ve deformasyonla sonuçlanan fantazmatik yorumların karşımıza çıkması doğaldır. Dolayısıyla çatışmalı bir iç-dünya düşüncesinden kaynaklanan, gizemlemelere dayalı ve özü gereği kapalı olan kurguların, izleyicinin bilgi, beklenti ve düş gücüyle eşleşme olasılığı da her zaman tartışmalıdır. Fanteziyle sınırlarını çizilen uç bir noktada düşlerini resme dönüştüren Mustafa Horasan, tam da bu bağlamda, sonuçları muğlak sarsıcı bir deneyim içindedir.
Horasan, her şeyden önce, sezgilerinin ve düş dünyasının içinde devindiği tekinsiz bir alanda, doğaüstü olguları çağrıştıran bir kişileştirme, mekân oluşturma ve öyküleme anlayışı ile hareket etmektedir. Bir dil-eylem bütünlüğünü içinde tesis edilen bu görsel alanda, resim olabildiğince soğuk ve itici kalabilmektedir. Yine de burada, peşine düşülen imgelemi inandırıcı kılan ayrıcalıklı bir beceri ve biçimlendirme söz konusudur. Çirkin, ablak yüzlü, sakat, cinsiyeti belirsiz, hayvansı ya da cüce gibi normal dışı özellikleriyle öne çıkan fantastik unsurların ve gerçek dışılığı temsil eden diğer figür ve formların, bu tavrı ziyadesiyle pekiştirdiğini belirtmek gerekir. Böylece kaos, şiddet ve cinsellikle alâkalı hususların genel hatlarını belirlediği, şizofrenik bir parçalanmanın uzantısı gibi duran bir içkinlik düzeyinin, kendi bağımsız groteks alanını yarattığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
mizansen ile sarsılarak kişilik bulan görsel süreç
Fantazmatik kurguya dayalı bu tür anlatılarda zaman ve mekân boyutlarının, düşsel mekanizmanın boyunduruğunda gerçek anlamlarını yüklenemedikleri bilinir. Keza, kahramanların anormalleştirilerek bozulmalarının şimdiki zamana dair tespitleri mümkün kılmadığı da ortadadır. Bu bakımdan, kaotik çağrışımlara hitap eden ve çoğu kez figürle ilişkisi kopuk bir biçimde yapılanan Horasan’ın mekân kavrayışının çelişkili bir bütünlük içinde yapılandığını söyleyebiliriz. Nihayetinde figür; Horasan’ın resminde tek başına ya da öteki figür-nesne yığınıyla birlikte, ön yüzeyde gerçekleşen bir ilişkiye maruz kalmaktadır. Her şeye karşın, derinliksiz bir mekân yaklaşımında ve figür-mekân ilişkisizliğinde ilkeli bir çözümü örneklemektedir. Dahası, Horasan resminin tipik özelliklerini vurgulayan görsel sürecin, absurd mizansen ile sarsılarak kişilik bulduğu görülmektedir.
Bu tespiti, bir sahneleme mantığının yön verdiği ve Horasan’ın son dönemini teşkil eden cinsellik temalı resimlerin de doğruladığı görülecektir. Yer yer kimliksiz ve çarpıtılmış figürler, açık bir cinselliğin söz konusu edildiği uzamı paylaşır. Hatta yabansı etkilerin peşinde, ürkünç-kaba ve dolayısıyla antipatik karabasan kişilerini, adeta kendinden ötede konumlayarak gözlemlediği bu resimlerde; ulaşılan yorum kalitesine, resmin ifşa ölçülerini aşındıran brutal niteliğe ve dramatik yoğunluğa ise ayrıca bakılması gerekir.
Mustafa Horasan, Figüratif Kompozisyon, 1999, Tuval üzerine yağlıboya, 60×85 cm./ Mustafa Horasan, Figurative Composition, (Undated), Oil on canvas, 60×85 cm.
Orhan Koçak defines the inner world as a representational space fed by libido-like energy, composed not only of conscious thoughts and fantasies, but also of negative, repressed, or erased unconscious content and mechanisms. It is therefore natural that even when depicting the objective world, we encounter phantasmatic interpretations that become strange and result in deformation due to their own inner reality. Consequently, the likelihood that fictions rooted in a conflicted inner world, fictions that are enigmatic by nature and inherently closed, will resonate with the viewer’s knowledge, expectations, and imagination remains perpetually open to debate. Mustafa Horasan, who transforms his dreams into paintings at an extreme point where fantasy defines the boundaries, finds himself in precisely this context: an unsettling experience whose outcomes remain ambiguous.
Above all, Horasan operates within an uncanny space animated by his intuitions and dream world, guided by a sensibility of personification, place-making, and storytelling that evokes supernatural phenomena. Within this visual space, established as a unity of language and action, the painting can remain as cold and repellent as possible. And yet, there exists here a privileged skill and a mode of formal construction that renders the imaginary being pursued utterly convincing. It must be noted that the fantastic elements foregrounded by their abnormal qualities, whether ugly, moon-faced, crippled, gender-ambiguous, animalistic, or dwarf-like, along with other figures and forms representing unreality, reinforce this stance considerably. Thus, we can readily say that a plane of immanence, seemingly an extension of schizophrenic fragmentation, shaped in broad strokes by matters relating to chaos, violence, and sexuality, creates its own autonomous grotesque space.
a visual process that finds its identity through the shock of mise-en-scène
In narratives of this kind, grounded in phantasmatic construction, it is well known that the dimensions of time and space cannot bear their true meanings under the yoke of the dreamlike mechanism. Likewise, it is evident that the distortion of characters through abnormalization does not permit observations pertaining to the present. In this regard, we can say that Horasan’s conception of space, addressing chaotic associations and often constructed in a manner disconnected from the figure, is structured within a contradictory wholeness. Ultimately, the figure in Horasan’s painting is subjected to a relationship unfolding on the foreground plane, either alone or alongside an accumulation of other figures and objects. Despite everything, it exemplifies a principled resolution within a depthless spatial approach and a figure-space disjunction. Moreover, it becomes apparent that the visual process, which underscores the defining characteristics of Horasan’s painting, finds its identity through the shock of an absurd mise-en-scène.
This observation will be confirmed by the sexuality-themed paintings that follow a logic of staging and constitute Horasan’s final period. Figures that are at times anonymous and distorted share a space in which explicit sexuality is at issue. In these paintings, where in pursuit of savage effects he seems to observe his terrifying, crude, and thus antipathetic nightmare figures as if positioning them just beyond himself, the quality of interpretation achieved, the brutal character that erodes the painting’s bounds of disclosure, and the dramatic intensity each deserve separate consideration.
NOT
Mustafa Horasan, 1965 yılında Aydın’ın Karacasu ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de tamamlayan sanatçı, 1986 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ana Sanat Dalı Özgün Baskıresim Bölümü’nden mezun oldu. Avrupa ülkeleri ve Amerika’da çeşitli sanatsal çalışmalar gerçekleştiren Horasan; uzun yıllar boyunca İstanbul’daki atölyesinde çalışmalarını sürdürdü. Aynı zamanda öğretim görevlisi olarak farklı üniversitelerde ders verdi. Sanatçı, 28 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti.
Mustafa Horasan was born in 1965 in the district of Karacasu, Aydın. Having completed his primary and secondary education in İzmir, the artist graduated in 1986 from the Department of Original Printmaking within the Graphic Arts Programme at the Faculty of Fine Arts, Marmara University. Horasan, who undertook various artistic projects in European countries and the United States, continued his work in his studio in Istanbul for many years. He also taught at various universities as a lecturer. The artist passed away in Istanbul on 28 May 2026.
saglamart; dinamik bir anlayış ile hareket eden, kültür-sanat ortamındaki olay ve olgulara, sanatçı tavırlarına, yapıtlara ve yayınlara odaklanan bağımsız bir yayın etkinliğidir. Tüm hakları saklıdır. Görüntü ve yazılar izinsiz kullanılamaz. / saglamart is an independent publishing initiative driven by a dynamic vision, focusing on events and developments in the cultural-artistic landscape, artist perspectives, works, and publications. All rights reserved. Images and texts cannot be used without permission.
